Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

HER EVDE BİR BUHAR MAKİNESİ

 YAZARI TAKİP ET X
Yonca Tabak’ın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

550 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Her 5 çocuktan birisinin alerjik, her 10 çocuktan birisinin astım olduğu ülkemizde yeni bir “trend” var. “Çocuk öksürük krizine mi tutuldu, nefes darlığı, hırıltı mı duyuluyor, eve al bir buhar makinesi (nebulizatör), sıkıştıkça kullan. İki tane nefes açıcı ilacı karıştır sıkıştıkça acile gitme boşuna, evde ver ilacını. Sonra da kes ve bekle bir sonraki atağı. Yine mi sıkıştı, bir daha ver buharı. Bekle, nasılsa ergenlikte geçecek”

Her eve buhar makinesi

buhar makinesi

Eminim birçoğunuza tanıdık geldi bu uygulama. Maalesef çocuk doktorlarımızın da teşvik ettiği bu yöntem artık daha ilk bronşit atağını geçiren çocuklara bile önerilir oldu. Hatta çoğu zaman hastalığın doğru adı telaffuz edilmekten bile kaçınılıyor. Astım birçok anne babanın duymak istemediği bir kelime. “Benim çocuğum astım mı şimdi?” bu tanımı kullandığımızda birçok anne babadan gelen doğal bir tepki. Bu yüzden de çoğu zaman doktorlar bu teşhisi değil, tam olarak ne olduğu belli olmayan ancak ailelere daha kabul edilebilir ve yumuşak gelen, “Zatürre başlangıcı” ya da “Alerjik bronşit” tanımını kullanıyor. Toplumda alerji, astımdan daha masum bir hastalıkmış gibi algılanıyor. “Alerji bu canım, nasılsa büyüdükçe geçer” cümlesi kurtarıcı cümle niteliğinde birçoğunuzun gözlerini gerçeklere kapatmasına neden oluyor. Peki, alerji büyüdükçe geçer mi? Emin misiniz?

buhar makinesi

BUHAR VER VER, NEREYE KADAR?

Her ne kadar aileler gözünü kapatıp, bu tedaviyi yapmaya devam etse de, bir tarafları durumun işlevsizliğinin farkında oluyor. “Buhar ver, ver nereye kadar ?” sorusu her atakta kafalarında çınlıyor. İçin için bir arayış, bir çare umudu, tüm anne baların gözlerinden okunuyor. İşte bu yazı bu arayışa cevap olarak geliyor. 

HASTALIĞIN ADI İLE YÜZLEŞİN

Öncelikle, bu durumdan kurtulmanın ilk adımı hoşunuza gitmese de durumla yüzleşmekten geçiyor. Eğer evde verdiğiniz nefes açıcı buhar tedavisi çocuğunuza iyi geliyor, öksürük krizini hafifletiyorsa, hırıltıyı geçiriyorsa, anlayın ki çocuğunuzun bronşları spazm haline gelmiş ve ilaç bunu gevşettiği için rahatlatıyor. Eğer göğse inme ya da bu tip bronşit atakları, yani bronşların belli aralarla tıkanması hali, ilaçlı buhara ihtiyaç duyulan öksürük, hırıltı atakları yılda 1-2 den fazla yaşanıyorsa, anlayın ki çocuğunuz astım. Astım teşhisinin başka bir yolu yok. Biz çocuk alerji uzmanları da astımı böyle öyküden hareketle teşhis ediyoruz. Tüm dünyada da teşhis aynı şekilde konuyor. Eğer bir öksürük, hırıltı, nefes açıcı buhara olumlu yanıt veriyorsa bu bir astım atağıdır. Nefes açıcı buharın iyi geldiği başka hastalık yok.

HER İKİ ÇOCUKTAN BİRİ ERGENLİKTE ASTIMI ATLATAMIYOR

Çocuk henüz olgunlaşmamış yapısı gereği, bronş düzeyinde de gelişmekte olan bir varlıktır. Dolayısıyla çocuk ne kadar küçükse bronşların tıkanmaya meyli o kadar fazla olmaktadır. Bu yüzden de ergenliğe doğru bronş yapısı geliştikçe, kıkırdaklar olgunlaştıkça astım ataklarına bağlı daralma daha az olur. Ergenlikte astımın geçeceği bilgisi buradan çıkmıştır. Ancak bilinmesi gereken, ergenlikte her iki çocuktan birinin astımı atlatamadığıdır. Diğer bir deyişle astımın ergenlikte geçme olasılığı yüzde 50. Ergenlikte hastalığı atlattığı düşünülen bir grup çocuğun ise 30’lu 40’lı yaşlarda yeniden astım atakları geçirmeye başladığı görülmektedir.

buhar makinesi

ALERJİ ZAMANLA KARTOPU GİBİ BÜYÜYOR

Neden bazı çocuklar astımı atlatıyor da bazıları atlatamıyor. İşte bu noktada cevap astımın alerjik olup olmadığında yatıyor. Eğer altta bir alerji varsa, örneğin bir gıda alerjisi, bir ev tozu alerjisi veya polen alerjisi, alerji büyüdükçe geçmiyor. Tam tersine kartopu gibi zamanla büyüyor. Bir yaşında sadece inek sütü alerjisi varken, çocuk dört beş yaşlarına geldiğinde ev tozu alerjisi ekleniyor, bir bakılıyor ki, ergenlik geldiğinde ev tozu alerjisinin yanına bir de polen alerjisi de eklenmiş. Cevaba geri dönersek, astım ergenlikte geçer gibi yapsa da, alerji kökten tedavi edilmediğinde, astım ileride nüks ediyor.

ALERJİNİN ÇARESİ VAR MI?

Alerjinin kökten çözümü var mı ki, diye pek çoğunuzun aklından geçtiğine eminim. Alerjinin tedavisi olmadığına dair köklü bir inanç, pek çoğunuzun evde sıkıştıkça buhar tedavisi verip, çaresizce ergenlikte atlatacağına dair kör bir inançla beklemesine neden oluyor. Güzel haber ise, evet alerjinin tedavisi var. Hem de yüz yıllık geçmişi olan en eski alerji tedavisi; Aşı tedavisi. Aşı tedavisi çocuğun astım ataklarına neden olan, alerjik maddeye alıştırılması işlemidir. Günümüzde iğne aşının ani alerjik yan etkilerinden endişe edildiği için ve çocuklarda haftada bir iğne olmak tercih edilmeyen bir uygulama olduğu için, çok daha güvenli ve etkili Dilaltı damla aşılar geliştirildi. Şu an için tüm dünyada en çok tercih edilen alerji tedavisi olan dilaltı aşılar, 20 yıldır ülkemizde de başarı ile uyguladığımız bir tedavi.

ÇOCUKLUK YAŞLARINI BOŞA HARCAMAYIN

Alerjinin en gelişmiş, tek kökten tedavisi kabul edilen Dilaltı damla aşılar, ne kadar gençken uygulanırsa o kadar başarılı oluyor. Yani çocuk henüz daha tek bir alerjisi varken, örneğin sadece ev tozu alerjisi ile mücadele ederken dilaltı aşı tedavisi uygulanırsa ileride polen alerjisinin gelişmesi ve astımın kalıcı olması engelleniyor. Hem ev tozu, hem polen gibi birden fazla alerji söz konusu olduğunda, aşı tedavisinin başarısı azalıyor. Diğer bir deyişle iş işten geçmiş oluyor.

KİMSE SÖYLEMEDİ DEMEYİN

İşte bu yüzden çocuklarınızın bu en değerli zamanlarını evde buhar tedavileriyle, büyüdükçe geçecek diye bekleyerek harcamamalısınız. En kısa sürede, tıbbın geldiği noktada bilinen en etkin tedavi yöntemlerini değerlendirip, işi kökten çözme yolunda kalıcı bir tedaviye başlamalısınız.

Evde çocuğuna ayda bir nefes açıcı buhar vermek zorunda kalan aileler, bugün hepinizin gerçeklere gözünüzü açacağınız, kurtuluşa dair umudun yeniden yeşereceği bir gün olsun. Bana kimse bu tedaviden bahsetmedi demeyin, işte şimdi bahsedildi. Araştırın, öğrenin ve gidin hakkınızı arayın. Kendi çözümünüzü kendiniz yaratın. Böylece ileride elimden gelenin en iyisini yaptım demenin huzurunu yaşarsınız.

SEVGİ BİLGİDİR

Bilmek çok şeyi değiştirebilir. İşte bu yüzden toplumda alerji ve sağlıklı beslenme farkındalığı oluşturmak için, Beylikdüzü Belediyesi ve Beylikdüzü Sağlık İşleri Müdürlüğü öncülüğünde, bilmek isteyen ailelere yönelik bir eğitim programı başlattık. Sorumluluğunu benim üstlendiğim bu projede, ilki 17 Şubat Çarşamba günü saat 14:00’te Beylikdüzü Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek, toplam dört ücretsiz seminer düzenlenecek.

Bu eğitimlerde alerji ile ilgili doğru bildiğiniz yanlışları, en yeni alerji tedavilerini, çocuk beslenmesinde yapılan yanlışları, çocuklarınızı sağlıklı besleyerek alerjiden ve astımdan nasıl uzak tutabileceğinizi, alerjik çocuk psikolojisini konuşacağız. Çocuklarınız için bilmek, öğrenmek onları sevmenin en etkili yolu. Toplumsal sağlıklı beslenme ve alerji farkındalık hareketine hepiniz davetlisiniz.

seminer



 

Yayın tarihi: 12.02.2016
550 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.