Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

ÜMİT HEP VAR OLACAK

 YAZARI TAKİP ET X
Yıldız Dilek Ertürk’ün YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Sanki tüm yollar kapalı. Çözüm yok. Etrafımızı "Pandora’nın Kutusu"ndan çıkan kötülükler sarmış gibi.

Açlık, kıskançlık, ahlaksızlık…

Felaketler, acılar, dertler, sıkıntılar, hastalıklar, savaşlar, cinayetler…

Bitmiş sözler, virgülle yarım kalmış cümleler, birikmiş ve henüz bakılmamış fotoğraflar, dökülen yaşlar, sarılan yaralar. Geri kalan yaşanamamış yaşamlar. Yaslar…

Başlangıçta sorun yoktu. Mutluluk vardı dünyada. Eğer "Pandora’nın Kutusu" açılmasaydı, tüm kötülükler dünyaya dağılmayacaktı. 

***

Yunan mitolojisinde “Pandora’nın Kutusu" diye adlandırılan bir öykü vardır. “Bütün tanrıların armağanı” anlamına gelen Pandora, Zeus’un yarattığı mükemmel kadının adıdır.

Epimetheus kardeşlerinin öğütlerini dinlemez ve Pandora’nın çekiciliğine karşı koyamayarak onunla evlenir. Düğün hediyesi olarak onlara bir kutu (testi) hediye edilir. Bu hediyeye “Pandora’nın Kutusu” adı verilir. Bu kutu aslında insanlığın tüm günahlarını içinde barındıran büyük bir testidir. (Öykünün zamanla dilden dile dolaşması sırasında testi kelimesi kutuya dönüşmüş, “Pandora’nın Kutusu” diye anılır olmuştur.)

Eğer biri bu kutuyu açacak olursa, büyük bir hata yapmış olacaktır. Yeryüzüne bütün kötülükler bu kutunun içinden dağılacaktır.
Derken bir gün açılmaması gereken bu kutu, güzel Pandora’nın merakına yenik düşmesi ile açılır ve içindeki kötülükler dünyaya yayılır. Son anda Pandora’nın eşi, Epimetheus sandığı kapatır.

Sandığın içinden gelen cılız bir ses “Lütfen beni de dışarı çıkarın” diye yalvarır. “Dışarıdaki kötülüklerle ancak ben baş edebilirim” der.

Bu sefer Pandora ve eşi birlikte açarlar kutuyu. Kutunun dibinde tek bir kelebek vardır, bu kelebek tek ümittir. Kutunun içinde kalan tek “ümit kelebeği”ni kaybetmeden saklarlar.

***

Geriye bir tek ümit kalmıştı. Bir tek ümit etmek, insanlara kötülüklere karşı durma, acılarını hafifletme cesaretini veriyordu.

Temel duygularımızdan birisi “KORKU”, diğeri ise “ÜMİT”tir.

Ümit ve Korku birbirine zıt iki durumdur. İkisi de geleceğe yönelik ve davranışlarımız üzerinde belirleyicilik rolü olan unsurlardır.

Genel anlamda korku, insanın başına gelmesini istemediği, bir şeye karşı duyduğu endişe; ümit ise, elde edilmek istenilen şeye karşı kalbin ilgisi olarak açıklanmakta. Ne var ki korkunun bizi umutsuzluğa, ümidin de kötülükleri önemsiz görmemizi sağlayacak ölçüye ulaşmaması gerekir.

Yaşamda her şey bizim suçumuz değil ki... Kontrol edebildiklerimiz de var, edemediklerimiz de. Eğer hala ayaktaysak, başarmamız gerek yaşamayı.

İçimizde kalan, geleceğe yönelik ümittir. Bize yaşama cesareti veren kötülüğün yayılmamış olması ümidi…

Kötülük, iyilikle baş edemezmiş; eğer iyi kalpler bir araya gelip, ümit kelebeğini salmayı başarırsa…

Bırakalım içimizdeki ümit dışarı çıksın. Hayat bize geri dönsün. Acılarımız geride kalsın.

…ÜMİT HEP VAR OLSUN…

Yayın tarihi: 02.11.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (9)

Ümit Var olmak ve Umutlu yarınlar düşlemek Hayatı anlamlı kılacağına inanıyorum. ve bencede hayat Ümit ile Acılarımızı geride bırakır.. Bir kelebeğin ömrü bir gün derler ama görüyoruz ki kelebek İnsanlara büyük birşeyhatırlatmış.. ( ümitli yarınlar sizlerle olsun )

14.11.2011 21:47:01 Karanlıktan Işığa Blaow Harcos

Dilekciğim,bu makale sanki benim için yazılmış.Hem seni,hem de hepinizin bayramını kutlarım.

09.11.2011 17:24:34 Ömür Altay
9 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER