Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

GÜVENİYORUM, GÜVENİYORSUN, GÜVENİYORLAR…

 YAZARI TAKİP ET X
Yıldız Dilek Ertürk’ün YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Bir zamanlar sadece kaplumbağaların yaşadığı bir köy varmış. Bir gün köy halkı hep birlikte kahvaltı yapalım demişler. Ancak kahvaltıyı köye yirmi yıllık uzaklıkta bulunan bir göl kenarında yapmaya karar vermişler ve hazırlıklarını yapıp yola çıkmışlar.

Yirmi yıl sonra göl kenarına ulaşmışlar. Tam kahvaltıya başlayacaklarmış ki çatalları almayı unuttuklarını farketmişler. Aralarından üç tanesi köye dönüp çatalları almak için gönüllü olmuş. Ancak bir şartları varmış. Onlar dönene kadar kimse yiyeceklere dokunmayacakmış. Köylü bu üç gönüllünün şartını kabul etmiş. Gönüllüler yola çıkmış.

Aradan on yıl geçmiş, köy halkı sabırsızlanmaya başlamış. Hatta içlerinden bazıları 'Beklemeyelim, biz yapalım kahvaltımızı' diye söylenmeye başlamış. 'Olmaz' demiş köyün ileri gelenleri. Aradan bir on yıl daha geçmiş köylü yine söylenmeye devam ediyormuş. Bir on yıl daha geçmiş, köylü açlıktan ölecek duruma gelmiş. Ama ileri gelenler izin vermemiş kahvaltıya.

Otuz dokuz yıl geçmiş, artık köylünün daha fazla dayanacak gücü kalmamış. İleri gelenler de dayanamamış ve çatallar olmadan kahvaltı yapmayı kabul etmişler. Tam her şeyi hazırlamışlar yemeye başlayacaklarmış ki kayaların arkasından o gönüllü olan üç kaplumbağa fırlamış.  "Hani bizi bekleyecektiniz".

***
Bir kaplumbağa kadar yol alamamak…

“Birileri verdiği sözleri tutmaz, birileri de görevini yapmazsa, kaplumbağa gibi upuzun ömürlerimiz de olsa bir kaplumbağa kadar yol alamayız.” diye çıkarılmış kıssadan hissesi bu hikayenin.

Verilen sözü tutacak, üstlendiğin görevi yapacaksın. Bu kadar basit aslında güvenilir olabilmek. İlkeli olacaksın. Tutarlı ve kararlı duracaksın. Dönmeyeceksin yolundan, herkesin oluruna hayır demeyi, onayladığı duruma da kendi görüşünü koyabilmeyi bileceksin.

Güvenmeyi bilmenin temeli kendine güvenmek. Çoğu kez yaşanan olumsuz deneyimler güvensizliği öğretir bize. Oysa, her deneyim başka bir öğretidir, yaşam adına.

"Ben sana güvenmiyorum" diyorsak, belki de kendimize güvenmiyoruzdur.  “Bizi beklemeden yemekleri ya yerlerse diye bekleyen kaplumbağlar” sonunda kendi kehanetlerini gerçekleştirmiş olurlar.

"Güvenmemekte ne kadar haklıyız" düşencimizi ispat etmek için kırk yıl beklersek tabii ki güvenimizi sarsacak bir olayla karşılaşırız, hani bizi bekleyecektiniz diyen kaplumbağlar gibi.

Korkularımızın yeni korkuları beslemesi gibi, güvensizlik duygumuz da güven zedelenmelerimizi artırır.

Güvensizlik; bir tehdit oluşturduğunda, gerginlik artar, iletişim zayıflar, ilişkiler kopar. Oysa güven, insanı dengeler. İletişimi arttırır. İlişkileri sürdürülebilir kılar.

Güvensizlik olumsuz düşünce ve duyguları beslerken, güven ise huzuru, olumlu duyguları, sağlıklı iletişim becerilerini taşır yan cebinde.

Özümüz sözümüz bir, davranışlarımız tutarlı olacak .

Eğer beklersek aldatılmayı, yıkılmışsa güvenimiz bir kez insanlara karşı, tekrar tekrar inşa etmeliyiz yıkılan güven duvarını, herkesi aynı kefeye koymadan, yeni bir pencere açmayı öğrenmeliyiz güvenli bir yaşam için…

Ee kıssadan hisse çıkarmak lazım bir kaplumbağa kadar yol alamıyorsak. Durup bakmalıyız kendimize bizi tutan ne diye… Şüphe en büyük tuzak, en büyük engel yaşamımızda… Artı onla başlayıp belki de sonsuz şans tanımak gerek diğerlerine, hatalarıyla büyümeyi öğrensinler diye..

***
Güvene dayalı ilişkiler kurmak için, öncelikle güvenilir bir insan olmayı becerebilmek gerekli…Güvenmek kadar, güvenilir olmayı öğrenmekte zor. En önemlisi de vicdanen rahat olmak ötekine karşı… Kendine güvenmek başkalarına güvenmeyi, başkaları için güvenilir olmak da vicdanen rahat olmayı getirmekte beraberinde
Kendimize güven duymayı öğrendiğimizde başkalarının güvensiz davranışlarından sorumlu olmadığımızı da anlarız aslında. Çünkü hepimiz ilk önce kendi davranışlarınızdan sorumluyuz.

Böylece her güven çabası yeni bir sorumluluk koyar omuzlarımıza…

Freud der ki; “Güç ve güveni hep dışımda aradım Ama bunlar insanın içinden gelir ve her zaman oradadırlar.”

Hadi gelin güçlü bir güven duygusu için, bir olumlu bir çekim zinciri oluşturalım:

GüveniYORUM…, GüveniYORSUN…, GüveniYORLAR…

Yayın tarihi: 23.05.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (6)

Kişi kendinden başlamalı yanlışlıkları düzeltmeye bu yazınızdan sonrada anladım ki güven ilk önce bizde başlar ve gelişir ben güvenilir olursam bireyden oluşmuş toplumlar da güvenilir olur GÜZEL YAZINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER ....

26.05.2012 00:10:21 gülay güngör

Güvenilir olmak için önce güven de duymak gerekir. Günümüzde insan ilişkilerinin uzaklığına bakarsak bir güvensizlik ortamı hakim. Bireysel olarak bakarsak eğer, evet verilen söz ve o sözün arkasında durabilmek gerekir. Bir de eğer iyi bir gözlemciysek güven duyabileceğimiz insanları anlayabiliyoruz. Her ne kadar zaman zaman bazı insanlar tarafından güvenimiz zedelense de yaşamda tek başımıza değiliz ve birilerine güven duyma ihtiyacı içindeyiz. Emeğinize sağlık...

24.05.2012 23:50:38 Aynur Güven
6 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER