Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

GERÇEKLER, ANLAMLAR, YORUMLAR…

 YAZARI TAKİP ET X
Yıldız Dilek Ertürk’ün YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Bir gün New York'ta bir grup iş arkadaşı yemek molasında dışarıya çıkarlar. Gruptan biri Kızılderili'dir. Yolda yürürken insan kalabalığı, siren sesleri, yolda çalışma yapan işçilerin, araçlarının çıkardığı gürültü ve araçların korna sesleri arasında ilerlerken, Kızılderili kulağına cırcır böceği sesinin geldiğini söyler ve aranmaya başlar.

Arkadaşları bu gürültü arasında bu sesi duyamayacağını, kendisinin öyle zannettiğini söyleyip yollarına devam ederler. Aralarından bir tanesi inanmasa da onunla birlikte aramaya devam eder.

Kızılderili caddenin karşısına doğru yürür, arkadaşı da arkasından takip eder ve o binaların arasında birkaç tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir cırcır böceği bulurlar.

Arkadaşı Kızılderili’ye "Senin insanüstü güçlerin var! Bu sesi nasıl duydun?" diye sorar. Kızılderili ise bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmaya gerek olmadığını söyleyerek, arkadaşına kendisini izlemesini söyler. Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlayarak atar. Birçok insan bozuk para sesinin ceplerinden düşen bir paramı diye sesin geldiği yöne doğru bakar.

Kızılderili arkadaşına dönerek "GÖRDÜN MÜ? ÖNEMLİ OLAN NELERE DEĞER VERDİĞİN VE NELERİ ÖNEMSEDİĞİNE BAĞLIDIR. HER ŞEYİ ONA GÖRE DUYAR, GÖRÜR VE HİSSEDERSİN" der.

Her ne kadar sebepleri çeşitlilik gösterse de, diğer insanlar ve olaylar hakkındaki yorumlarımız, kendi içinde bulunduğumuz durumu değerlendirme biçimimize, önemsediğimiz öğrenilmiş yaşantılarımıza, beklentilerimize bağlı olarak şekillenmekte.

Dünyayı algılamamızı belirleyen, birbirinden farklı zihinsel süreçlerimiz var. Duyu organlarımız tarafından kaydedilen uyarıcılar, bu uyarıcılara verdiğimiz tepkiler ve yapmış olduğumuz yorumlar, dünyamızı anlamlandırmakta.

Kişisel ve çevresel bilgiyi nasıl düzenleyeceğimizi belirleyen, dış dünya ve kendimizle ilgili temel varsayımları içeren, geçmiş yaşantı ve deneyimlerimiz sonucunda oluşmuş algılarımız.

Algısal süreçlerimizden süzülerek gelen anlamlar, gerçek dünyayı yansıtmaktan ziyade, bizim ona atfettiğimiz anlamı ve görüntüleri taşımakta. İşte bu durum bizi diğerlerinden ayırmakta farklı ve tek kılmakta.

Bizi yönlendiren seçici algılarımız, çevremizdeki uyaranlara ve iletilere karşı açık hale gelmemizi sağlamakta.  Çevremizde neyi algılayacağımızı, uyaranların ve iletilerin tanıdık olup olmaması, nesnelerin özellikleri, dikkat çekicilikleri belirlemekte. Dikkatimizi neyin çekeceğine ise, gereksinimlerimiz, çıkarlarımız, tutumlarımız ve kişilik özelliklerimiz yön vermekte.

Bir kızılderilinin duyduğu cırcır böceği sesi ile, şehir insanının duyduğu para sesi, aynı anda, aynı ortamda var. Hangisini seçeceğimiz bize bağlı.

Anlamlandırma ve yorumlama sürecimiz, gerçeklerimizi oluşturmakta.

İlgilerimize yönlenirsek, seçimlerimiz bizi doğru yere götürecektir. Herkesin koştuğu yere koşmak ise, belki de duymamız, görmemiz ve hissetmemiz gerekenden bizi uzaklaştıracaktır.

Değer verdiğimiz ve önemsediğimiz her şeyi duyabilir, görebilir ve hissedebiliriz… Çünkü onlar bizim gerçeklerimizdir.

Yayın tarihi: 10.05.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (6)

bir kere daha vay be diyip etkilendim söze gerek bırakmamışınız yazınızda yine hocam saolun hayatımıza kattıklarınızla yolumuza devam ediyoruz...

16.05.2012 20:39:38 AYGÜN ÇAĞLIKÖSE

yine yoruma gerek bırakmadan çok güzel bir şekilde bize aktardınız o güzel yazılarınızı

16.05.2012 17:12:00 nesrin brz
6 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER