Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

EL ALEM NE DER?

 YAZARI TAKİP ET X
Yıldız Dilek Ertürk’ün YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Aylardır kayıp olan genç kız cinayete kurban gitmiştir. Yirmi ay sonra genç kızı ağabeyinin öldürdüğü, cesedinin babasıyla birlikte toprağa gömdükleri tespit edilir. Anne ise ifadesinde kızının öldürüldüğünü bildiğini, eğer bildiğini söylerse öldürüleceği korkusuyla sustuğunu belirtir. Ağabeyinin 20 yaşındaki kız kardeşini öldürme nedeni telefonda çok konuşması ve bu nedenle ailesinin rezil olduğudur. Bacısının dedikodusu yüzünden ‘elalemin yüzüne bakamadıklarını’ bu yüzden, av tüfeğiyle öldürdükleri kız kardeşini, bir eşeğin sırtına yükleyerek ormana gömdüklerini itiraf eder.

***

Eşi ile ‘el alem ne der’ diye kavga eden koca, keserle karısını öldürür. Karısı ile tartışmanın büyümesi üzerine öfkeli koca, eline aldığı keserle karısının kafasına vurmaya başlar. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, olay yerinde kadının hayatını kaybettiğini tespit eder.

***

17 yaşında görücü usulü evlenir. Önce babasının, ardından kocasının şiddetine uğrar. Polise giderek. şikayet edince, yakalanan kocası, eve dönünce, polise gittiği için çok kızar ve ‘el alem ne der’ diye daha çok öfkelenir. Bir türlü kurtulamayan kadının, adam peşini bırakmaz.

kadına yönelik şiddet

Kadın olmak doğuştan gelen statüdür ve içinde yaşadığımız kültürün etkisiyle, toplum kadının rolünü belirler. Kadın, savcı, doktor, öğretmen, müzisyen, yönetici, milletvekili olabilir. Anne olur, kutsal bir toplumsal rol üstlenir. Bu toplumsal rollerine uygun davranır. Toplum da bunu kabul eder.

Ancak kadına bakış doğuştan cinsiyetçi bir rol algısına aitse, kadının toplumsal rolleri ne olursa olsun, kadına ‘e lalem’, ‘bir şey’ der…

Amacı toplumsal düzenin iyi işlemesi, yok olmaması ve varlığını sürdürmesi olan toplumsal kontrol mekanizmaları, hepimizin topluma uyumu için ve toplumsal yaşamın devamı için temel şartıdır.

Toplumsal kontrol mekanizmaları, yaşamımızda neyin doğru, neyin yanlış olduğunu kendi çıkarı doğrultusunda değerlendirdiğinde, bu mekanizma, hukuğun dışına çıkarak, bireysel yaşam haklarımıza zarar verir ve ‘el alem ne der’ zihniyetine dönüşmüş olur. Sadece bir baskı ve ceza odaklı uyumla işlemeye başlar.

Bu mekanizma ile nasıl hareket edeceğimizi tahmin ederek, yaşadığımız toplumda geçerli olan belirli temel normlara uyar ve toplumsal işlerin istenen sonuçlarla gerçekleşmesini sağlamış oluruz. Böylece toplumun kültürel yapısı, değerleri; norm, rol ve statü tanımlarının içerikleri de şekillenir. Bu davranışlar öğrenilerek statülerin belirlenmesine ve bunlara uygun rollerimizi benimsemize neden olur.

Eğer bu karar mekanizması cinsiyetçi bir bakışa sahipse kadının nasıl davranacağına bir toplumsal kontrol mekanizması olan ‘el alem’ karar vermeye başlar ve toplumsal yaşam adına yararlı bir mekanizma, tamamen zarar veren, baskı yaratan bir unsura dönüşür.

***

Toplumsal kontrol, ayıplamadan dalga geçmeye, dedikodu, yalnızlaşma ve tehdit etmeden fiziksel şiddete kadar yayılan, bireyler üzerinde uygulanan psikolojik ve fiziksel baskı şeklinde şiddetle karşımıza çıkar. Artık kadına yönelik şiddet bir toplumsal kontrol ürünüdür.

Toplum içindeki birey, bu şiddete göz yumduğunu bir türlü farkedemez. Kendisi dışında birileri bu şiddeti yaratmaktadır diye düşünür.

Bir gün şiddetin büyüklüğü infiale neden olur, insanlar şok olur, tedirginlik yaşar. Benzer olayların yaşanmaması için güvenlik önlemleri tartışılır, kınamalar yapılır.

Aradan çok geçmeden yeni bir toplumsal feryat duyulur, yine bir kadın şiddete kurban gider, söylenen söylenir, toplumsal hareketler gerçekleşir...

Namus söz konusu olursa kadın şiddeti yine hak eder, şiddet gören kadın suçlu bulunur... Giyiminden , sesinden, kahkahasından dolayı kadın yine şiddet görür,

Çünkü toplum kadını hala, erkekten sonra gelen, erkeği doğurup, besleyince ana, onu eyleyince karı, gözünü okşayınca günah olan obje olarak görmeye devam eder.

El alem kadına ‘çok şey’ der…

Kadınsa artık sadece ‘yeter’ der…
 

Yayın tarihi: 10.03.2016
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (1)

kadının bu kadar yeter diyeceği şey varken biz varolan haklarımızı bile koruyamıyoruz ne yazık ne güzel yazmışsın sevgili hocam yüreğine sağlık

10.03.2016 11:44:42 ayşegül özberk