Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

YAZ İÇİN GERİ SAYIM YAPARKEN "KARBOKSİTERAPİ'Yİ ÖĞRENELİM!

 YAZARI TAKİP ET X
Yasemin Fatih Amato’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Dolu dizgin soğuk geçen günlerden sıcak geçen günlere hızlı bir giriş yaptık. Mayıs ayı ile birlikte yazlık kıyafetlerimiz kışlıkların yerini almaya başlayacak. Havalar soğuduğundan beri dikkatinizi fazla çekmeyen bazı çıkıntıları ve fazlalıkları yeniden fark ettiğinize eminim! Onları gizlemek için kimbilir nasıl özen gösteriyorsunuz. Dikkat ederseniz, en başarılı insanlar, işlerini biriktirmeden, anında çözen kişilerdir. Bu iş yaşamında da böyle, evimizi idare ederken de böyle, kendimize bakarken de farklı değil. Bazıları sorunları görünce paniğe kapılırlar, sorunlar birikmeye devam eder ve sonunda altından kalkılamayacak hale gelir!

İnanın bu durum sağlığımız, vücudumuz ve cildimiz için de aynıdır. Üç-beş kilo fazlamız, birkaç çizgimiz, çatlağımız, varisimiz, hafif selülitimiz varken hemen tedbir alsak, yaşam boyu çok hoş kalabiliriz. Yine de zararın neresinden dönülse kardır. Şimdi, bugün kendimize bakmaya başlayabiliriz. Hem yarın belki de başka sorunlarımız olabilir…

Karboksiterapi çözüm olabilir mi?

Çok fazla kilonuz olmasa bile, bazı yerlerinizde sevimsiz yağ birikimleri oluşabilir. Bazı kadınların bacakları, kalçaları, karnı, midesi, özellikle erkeklerin bel çevresi oransız bir şekilde genişlemeye eğilimlidir. Selülit zaten kadınların çoğunda var. Bu şekil değişiklikleri hormonal faaliyetin yavaşlamasından kaynaklanır. Ama bu duruma teslim olmamız gerekmez. Bölgesel yağlanmaya çözüm arayışı içinde, son yıllarda bulunan en etkili metod, “Karboksiterapi”dir. Bazı doktorlar buna Karbondioksit Tedavisi de diyorlar. Hiçbir yan etkisi , ağrısı, sızısı olmayan, son derece güvenli bir yöntem. Genel sağlık durumunu da düzeltiyor. Bu yöntemin temel fikri kaplıcalarda oluşmuştur. Karbondioksit gazı püskürten kaplıcalara giden hastaların genel olarak iyileştikleri, kilo kaybettikleri, ciltlerinin canlandığı, düzgünleştiği, sıkılaştığı ve hücre yenilenmesinin hızlandığı biliniyor.

Nasıl uygulanıyor?

Karboksiterapi, kaplıcaların uzun sürede yaptığı işi, cilt altına son derece ince bir iğne ile karbondioksit gazı enjekte ederek yapıyor. Karbondioksit injeksiyonundan sonra, hücrelere bol miktarda oksijen ulaşıyor. Kan dolaşımı canlanırken, yağ hücreleri yok oluyor. Böylece dokular düzene giriyor, hücrelerde sıkışan sıvı birikimleri dağılıyor, sonuçta cilt bütünüyle toparlanıyor.

Karboksiterapi hangi bölgelerimize çare oluyor?

- Karın, kalça, bel, bacak içleri, kollar, diz arkaları gibi bölgesel yağlanma ve sarkmaların giderilmesi

- Selülitlerin eritilmesi

- Cildin sıkılaştırılması

- Çatlakların tedavisi

- Plastik cerrahi ile yağları alınan vücutların toparlanması

- Yüz cildinin canlanması, gençleştirilmesi

- Çene altı (gıdı) ve boyundaki deformasyonlar.

Karbondioksit zararlı mıdır?

Karboksiterapi estetik amaçlar dışında, sedef hastalığı ve hatta iktidarsızlığa karşı da yararlı olabiliyor. Geç kapanan yaraların tedavisinde çok etkili. Bu yöntemin tıptaki ilk kullanımı, kan dolaşımı bozukluklarının giderilmesi amacı ile başladı. Karbondioksit zararlı değildir. Çoğunlukla zehirli olan karbonmonoksit gazı ile karıştırılır. Vücudumuz normal olarak karbondioksit üretir. Sodada, kolada, içtiğimiz birçok meşrubatta karbondioksit bulunur. Cilt altına karbondioksit verilmesi, kan dolaşımındaki oksijenin artmasıyla sonuçlanır.

Tedavi süresi ne kadardır?

Seans sayısı duruma göre belirlenir. İdeal tedavi 1 gün ara ile tekrarlanır. Birçok kişi için haftada 2, hatta tek seans bile yeterli olabilir. 5'nci seanstan itibaren değişimler başlar. Genellikle 15-20 seansta büyük bir fark meydana gelir. Tedaviyi sporla veya yürüyüşle desteklerseniz sonuçlar çok daha etkileyici olur.

Bu yazıyı okuduktan sonra harekete geçmelisiniz. Erteledikçe kendinize olan güveniniz azalacaktır. Şimdi bunalıma girmemek için pozitif düşünce ve eylem zamanı...

Yayın tarihi: 15.04.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.