Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

VULVA (VAJİNAL) KAŞINTI, BELİRTİ VE TEDAVİSİ

 YAZARI TAKİP ET X
Yasemin Fatih Amato’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Havaların sıcak gitmesi bizlerin hem psikolojik hem de sağlıksal problemlerini olumsuz şekilde tetikliyor. Sizlere bu yazıyı yazdığım süre zarfında havanın daha da ısınacağını duydum. Bu tarz havalarda hijyenik faktörlere uymak çok daha zor ve önemli hale geliyor. Bazı bölgelerin aşırı terlemesi ve hava almaması şikayetlerin artmasına neden oluyor. Özellikle biz kadınlarda vulva (vajinal) kaşıntı inanılmaz sıkça rastlanılan, rahatsız edici ve kronikleşen bir rahatsızlıktır.

Vulva (vajinal) kaşıntı

Kadın dış üreme organlarından vulva; büyük ve küçük dudaklar, klitoris ve vagen girişini içeren bölgedir. Kadınlardaki kanserlerin %3'ü vulva kanseridir. Sıklıkla menopoz sonrası yıllarda ortaya çıkar. Vulvanın kaşınmasının muhtemel nedenleri arasında seboreik dermatitis, alerji, enfeksiyon ve daha ender olarak bazı sistem hastalıkları vardır. Ergenlikten önce ve menepozdan sonra vulva bazen hiçbir anlaşılabilir sebep olmaksızın kaşınır ve tahriş olur. Vulva ciltte eskisine nazaran sertleşme, kabarma şeklinde ortaya çıkar, çoğu kadın bu farklılaşmayı hisseder. Vulva cildindeki renk değişikliğinin de kanser olabileceği bilinmelidir. Vulva kanserlerinin ilk bulgusu tedaviye cevap vermeyen vulva kaşıntısıdır. Uzun süreden bu yana devam etmekte olan kaşıntı için çeşitli ilaç tedavileri denenmiş ancak kaşıntı şikayeti giderilememiş kadınlarda vulva kanseri olasılığı akla getirilmelidir.

Hastalığın teşhisi

Enfeksiyonlar genellikle vajinal akıntı veya vajinal doku örneklerinin laboratuvarda incelenmesi veya kolposkopi ile teşhis edilir. Alerjinin kaynağı belli olabilir, değilse testlerle anlaşılır. Pruritis vulvae tehlikeli değildir. Ancak vulva derisinden parça parça beyazlaşmalar oluyorsa doktorunuza görünün. Gözle izlenmesi çok zor olan, özellikle başlangıç aşamasındaki vulva kanserlerinin tanınması ve doğru yerden biyopsi alınmasını kolaylaştırmak amacı ile kolposkop denen bir alet kullanılır. Kolposkop, vulva bölgesini 10-40 defa büyüterek daha iyi bir inceleme olanağı sağlar.

Vulva kanseri

Vulva kanserlerinin büyük bir kısmı cildi de döşeyen çok katlı dokunun kanserleridir. Bunun dışında özel kanser tiplerinden olan Paget hastalığı, bazal hücreli kanser, ve malign melanom da vulvada görülebilir. Vulva kanserleri lokal olarak büyüyerek çevre doku ve organlara da hasara neden olurlar. İlk önce vulvada ülser şeklinde veya tümör şeklinde ortaya çıkar. Zaman ilerledikçe vulva bölgesindeki organlara idrar yollarına, anüse, ve vaginaya ilerler. En son aşamada lenf damarlarına ulaşarak vücuda yayılır.

Alınacak önlemler ve tedavi

- Her gün çamaşır değiştirin.

- Pamuklu iç çamaşırları kullanın.

- Enfeksiyonu geçirmiş kişilerle cinsel ilişkiden kaçının.

- Uzun süre sıkı giysiler giymeyin.

- Yüzme ya da ağır çalışmalar sonrası nemli iç çamaşırlarınızı çıkarın ve banyodan sonra genital bölgenizi iyi kurulayın.

- Köpük banyosu, sert sabun, sprey deodorantlı tamponlar gibi tahrişe yol açabilecek şeylerden kaçının.

Cerrahi olarak vulvanın çıkartılması temel tedavidir. Bu işleme kasık lenf bezlerinin çıkartılması da eklenebilir. Vulvanın çıkartılması seksüel fonksiyon bozukluğuna yol açmasa da lokalize hastalıklarda vulvanın hastalıklı bölgesinin çıkartılması da yapılabilir. Cerrahi sonrası radyoterapi ( ışın tedavisi) ilerlemiş hastalıklarda kullanılmaktadır.

Aslında tüm mantar ve enfeksiyonel hastalıklarda karşılaştığımız tabloyu görüyoruz. Hem tedavi şekli hem de korunma yöntemleri birbirleriyle örtüşüyor. Tedavinin kısa ve çözüm odaklı olabilmesi tüm rahatsızlıklarda olduğu gibi erken teşhisten geçiyor. Sizin de benzer belirtiler ve şüpheleriniz varsa zaman kaybetmeden bir doktora danışmalısınız.

Yayın tarihi: 27.08.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.