Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

SAĞLIKLI YAZ İÇECEĞİ "KEFİR" İLE TANIŞIN

 YAZARI TAKİP ET X
Yasemin Fatih Amato’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Yazın insanlar sıcağın da etkisiyle bol bol terlerler. Bu durumda dünyanın en saf ve sağlıklı içeceği suyun yerini hiçbir şey tutamaz tabii ki de... Yine de bizler daha hızlı ferahlamak için farklı içeceklere yöneliyoruz. Özellikle plajlarda daha fit görünmek için yemeden içmeye her şeye dikkat ediyoruz. İşte bu yaz için size hem faydalı hem de sizi serinletecek bir içecek olan "kefir"i önereceğim. Hadi bu mucize içeceği tanıyalım.

Gençlik ikisiri kefir

Kefir Kafkas’larda gençlik iksiri olarak bilinen geleneksel bir gıda ürünüdür. Son yıllarda Avrupa ve Amerika'da hızla yayılmaya başladı. Çünkü beslenmenin sağlık ve anti aging üzerindeki muazzam etkileri, her geçen gün daha fazla önemseniyor.

Kafkasya’da insan ömrü 110-130 seneye yaklaşıyor. Yalnız uzun değil, kaliteli bir yaşamları da var. Bu coğrafi bölgede; kanser, tüberküloz, hazım bozuklukları, dolaşım sorunları en alt seviyede. Tıp alemi durur mu, bunun sırrını keşfetmek için bu ülke insanlarını ve yaşam tarzını incelemeye başlıyor. Ve buldukları en önemli özellik, bol miktardaki kefir tüketimi oluyor.

Kefirin içinde ne var?

Kefir nedir diye soracak olursanız, tamamen sütle yapılır ama bileşiminde genel olarak %0.6-0.9 süt asidi, %0.6-0.8 alkol ve hacimsel olarak %50 karbondioksit bulunur. Süt kefire dönüşürken, içindeki şeker (laktoz) fermentasyon sonucunda %75 oranında azalır. Öte yandan başta B12 olmak üzere B grubu vitaminler ve Folik asit bakımından zenginleşir. Mikroorganizmaların etkisi ile laktoz ve proteinlerdeki değişimler, kefirin sindirimini son derece kolay bir hale getirir.

Kefirde oluşan asetik asit, antibakteriyel maddeler ile antibiyotikler, vücutta bakterilerin gelişmesine engel olurlar ve tüm sindirim sistemini arındırırlar. Kefir mide, pankreas gibi bazı organların salgılarını da arttırır. Yapılan çalışmalar bu süt ürününün sinirsel rahatsızlıklar, iştahsızlık ve uykusuzluğa karşı son derece yararlı olduğunu gösteriyor. Ayrıca halk arasında kefirin yüksek tansiyon, bronşit, sarılık, ishal, kabızlık, ekzema ve safra rahatsızlıklarını iyileştirdiği de biliniyor.

Mükemmel bir detoks ürünü

Düzenli olarak, 6 ay süre ile günde 500 ml kefir tüketildiği zaman kefirin organizma üzerinde stabilize edici, gençleştirici bir etki gösterdiği, bağışıklık sistemini geliştirdiği belirtiliyor. Ayrıca karaciğer, safra, böbrek, kan dolaşımı, kalp metabolizmasını düzelttiği, kireçlenmeyi önlediğini öne süren bilgiler de inceleniyor. Muhtemelen doğru. Çünkü kefir mükemmel bir detoks sağlıyor.

Evinizde kefir yapabileceğinizi biliyor musunuz?

Kefir içilecek kıvamda, hafif ekşimsi, alkollü ve köpüklü bir içecek. Ekşimsi ve ferahlatıcı tadı ile ayrana benziyor. Kefir ismi Türkçe “keyf” kelimesinden türemiştir. Ülkemizdeki ziraat fakültelerinin süt teknoloji bölümlerinde üretiliyor. Bir kere gidip alırsanız, uzun süre kullanabilirsiniz. İnek, keçi, koyun, hindistancevizi soya veya pirinç sütü ile kefir yapabilirsiniz. Pastörize süt kullanmanızda da bir sakınca yoktur. Hatta daha güzel olur.

Evde kefir yapmak için, istediğiniz sütü kısa süre kaynatarak daha sonra oda sıcaklığına kadar soğutmak gerekiyor. Sonra ağzı sıkıca kapanabilen bir cam kavanoza aktarıyorsunuz. 1 litre süt için yaklaşık 20-40 gram kadar kefir tanesini süte ilave edip, temiz bir kaşıkla karıştırıyorsunuz. Sonra da kavanozun ağzını iyice kapatıyorsunuz. Yaklaşık 20 derecelik oda ısısında ve ışık almayan karanlık bir yerde 24-48 saat fermantasyona bırakıyorsunuz. Süresi dolunca, sütü süzüp kefirleri ayırmanız gerekiyor. Hazırladığınız içeceği buz dolabında saklarsanız birkaç gün kullanabilirsiniz. Hepsi bu kadar!

EV YAPIMI ÇİLEKLİ KEFİR TARİFİ İÇİN TIKLAYIN!

Yayın tarihi: 28.07.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.