Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KEMİK İLİĞİ İLACI SAÇKIRANA (ALOPESİ AREATA) ÇARE OLACAK MI?

 YAZARI TAKİP ET X
Yasemin Fatih Amato’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

9 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

ABD'de bilim insanları, kemik iliği hastalıklarının tedavisinde kullanılan bir ilaçla saçkıran hastası (alopesi areata) üç kişide saç dökülmesini durdurdu. Bu ilacı beş ay kullandıktan sonra hastaların saçları yeniden çıktı. Columbia Üniversitesi'de yapılan araştırmanın sonuçları tıp dergisi Nature'de yayımlandı.

Saçkıran (Alopesi areata) nedir?

Başınızda küçük kel olmuş alanlar şeklinde görülür. Büyüklükleri metal bozuk paralar kadardır. Saç döküldükten sonra o alan tamamen deri halinde kalır. Saçkıran çocuklar ve yetişkinlerde de görülür. Saçkıranın tam olarak sebebi bilinmemekle birlikte bir travma sonucu vücudun kendisini koruması sırasında yanlışlıkla saçların döküldüğü düşünülmektedir. Saç kökleri ve çevresinin iltihaplanması sonucunda saç telleri derinin derin tabakaları arasında kalır. İltihaplanma saç köklerinin besin kaynaklarını kurutur ve böylece saç dökülmeye başlar.
Saçkıran saç dökülmesine yavaş yavaş bazen de hızlı bir şekilde sebep olabilir. İnsanların yaklaşık %25'nde bir saçkıran öyküsü görülür. Endüstriyel kimyasallara maruz kalma ve stres tetikler. Alopesi total’de başın üzerindeki tüm saçlar dökülür. Alopesi universalis evresinde ise vücuttaki tüm kıl, saç ve tüyler dökülür.

Araştırma nasıl test edildi?

Amerikalı araştırmacılar saçın dökülmesine neden olan bazı bağışıklık hücreleri tespit etti ve fareler üzerinde yaptıkları deneyler üzerinde olumlu sonuçlar aldı. Bu deneylerin ardından orta ve ileri derecedeki üç saçkıran hastasına günde iki kez bu ilaç verildi. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği'nde kemik iliği hastalarında kullanım için bu ilaca onay verilmiş durumda. Tedavi sonunda saçlarının en az üçte biri dökülmüş olan hastaların saçları büyük oranda yeniden çıktı.

Araştırmaya öncülük eden Dr. Raphael Clynes, "İlacı hastalarda yeni denemeye başladık. Eğer başarılı olmaya devam ederse, saçkıran hastalarının hayatı önemli oranda değişecek" dedi.

Hastalığın ilerleyip ilerlemediğini nasıl anlıyoruz?

Dökülen bölgenin etrafındaki kılları çekeriz . Eğer kolaylıkla saçlar elimize geliyorsa, hastalık ilerleme eğilimi gösteriyor demektir.

Bugün saçkıran tedavisi nasıl yapılıyor?

Saçkıran için net söylenebilecek bir tedavi şekli yoktur. Ama çokça etkili tedavi şekilleri vardır. Bu tedavi şekilleri tüm saç dökülmelerinin sebepleri ile ilgili olsun ya da olmasın kendi başına tedavi için yeterlidir. Eğer saç dökülmesi genetik değilse tedavi ile saçlar geri gelecektir. Ama 5 yılı aşan saç dökülmelerinde saç folikülleri tekrar geri getirmek çok zordur.

Genellikle yapılan tedavilerde hedef, saç dökülmesi ve hastalığın yayılması arasındaki zaman aralıklarını azaltmak.
Alopesi tedavisi için iki temel değişken önemlidir. Yaş ve genetik olmayan saç dökülmeleri.
Hasta 10 yaşından büyükse agresif bir tedavi uygulanmalıdır. Hasta dermatoloğa gittiğinde, dermatoloğun ilk bakacağı şey saçın ne kadarının kaybedildiğidir.

Eğer saçın yüzde 50’sinden daha azı kaybedildiyse aşağıdaki tedavi şekilleri uygulanacaktır:

  • İntralezyonel kortikosteroid enjeksiyonları ya da bir-iki günlük uygulama ile yüzde 5 minoksidil çözümleri.
  • Kortikosteroid kremler veya solusyonlar.
  • Yüzde 5'lik minoksidil ile günde iki kez uygulama yalnız topikal kortikosteroidlerin etki gücü yüksektir.
  • Bölgesel tedavilere cevap vermeyen hastalara ultraviyole ışık tedavisi veya PUVA uygulanır.

Ciddi bir saçkıran sizde ruhsal bir yıkıma neden olabilir bu durumda psikolojik destek almak size iyi gelecektir. Dermatoloji uzmanı bu ürünlerin büyük olasılıkla tedavi bitene kadar devam edeceğini söyleyecektir. Unutmayın yarım kalan tedavi tüm süreci en başa alacaktır.
 

Yayın tarihi: 08.09.2014
9 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.