Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

GENÇLİK SIRRINIZ KULAĞINIZIN ARKASINDA SAKLI!

 YAZARI TAKİP ET X
Yasemin Fatih Amato’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Ünlü sanatçı Sertab Erener'in Almanya'da yaptırdığı kök hücre tedavisi ile ismini duyduğumuz "Fibrocell" artık Türkiye'de de gerçekleştiriliyor. Kulak arkasından alınan doku, 3 haftada 10 milyon kök hücreye dönüştürülüyor. Bilkent Üniversitesi Cyberg Teknoparkı'nda Türkiye'nin ilk özel biyoteknoloji laboratuarı tarafından çoğaltılan bu hücreler güzelliğimizin yeni kaynağı olma yolunda ilerliyor.

Fibrocell nedir?

Fibrocell olarak adlandırılan bu yöntemde, kulak arkasından alınan dokunun içinden elde edilen fibrosit adı verilen hücrelerin, laboratuvar ortamında saflaştırılıp çoğaltılarak fibroblast adlı aktif hallerine dönüştürülmesi ile ortaya çıkan kolajen sentezin yüze nakledilmesi olayıdır. Uygulamanın kulak arkasından olması, gözle görünmeyecek bir bölge olduğu için tercih edilmektedir.

İlerleyen yaşla birlikte insanların yüzünde oluşan kırışıklar pek çok kişi için rahatsız edici bir durum. Tıp bilimi artık bu kırışıkları gidermede insanın kendi hücresini kullanabiliyor ve tamamen doğal tedavi yöntemi uygulayabiliyor.

Neden kulak arkası ve kol içi hücreler kullanılıyor?

Kulak arkası veya kol içi bölgelerinin kullanılmasının nedeni; güneşin bu bölgelere daha az temas etmesinden kaynaklıdır. Böylece bu hücreler daha genç kalırlar. Kulak arkasından alınan doku sayesinde gençleştirme yapmak daha kolaydır. Bu doku Ankara'da bulunan özel bir laboratuvara gönderilerek, fibroblastlar 10 milyon adet olana kadar çoğaltılıyor. Bu işlem de yaklaşık 4 haftalık süreye denk geliyor.

Botoks ve dolgudan farkları nelerdir?

Fibrocell tedavisi ‘botoks’ ve dolgunun sonuçlarına göre çok farklıdır. Botoks yapıldığında, kimi zaman ortaya çıkabilen şişkinlikler bu tedavi şeklinde meydana gelmez. Çünkü hastanın kendisinden alınan hücreler vücuda tekrar verildiği için, vücut yabancı madde gibi algılamıyor. Hastalara uygulanan tedavide amaç her türlü uygulamada en doğal sonucu elde etmek. İşte burada bize fibrocell çok iyi bir yol gösterici oluyor. Çünkü hepimizin bağ dokusunda ‘firbroblast’ dediğimiz hücreler var ve bu hücreler yara iyileşmesinde etkin olan ‘kalojen’ dediğimiz bir protein üretiyor. Tedavide biz hekimler bu fibroblastların bu özelliğinden maksimum olarak faydalanmaya çalışıyoruz.
Ayrıca diğer maddelerle yapılan operasyonlardaki olası riskler tamamen yok oluyor. Kişinin kendi dokusundan alınan hücrelerin reaksiyon veya enfeksiyon gibi komplikasyonlar oluşturma olasılığı olmuyor. Enjekte edilen yerin karakteristiğini alan bu hücreler örneğin; dudak kenarı çizgilerini yok etmek için kullanılıyorsa ağız kenarındaki doku gibi davranmaya başlıyor. Bu yöntem, hem kırışıkların giderilmesinde hem de cildin daha gergin ve parlak hale getirilmesinde rahatlıkla kullanılabiliyor.

İşlem ne kadar sürüyor?

İşlem uygulanacak alanın boyutu, istenilen etkinin elde edilip edilmemesine bağlı olarak 2-3 seansa kadar yapılabilir. İşlem gerekli olduğu kadar tekrarlanabilir. Uygulama etap etaptır, parça alımı 3-5 dk, laboratuvarda çoğaltma süresi 4-5 hafta uygulama 10-15 dk olmaktadır. Maliyet, işlem sırasında ne yapılacağına bağlıdır.

PRP ile farkı nedir?

PRP de bir çeşit kök hücre tedavisidir. PRP’de fibroblastları etkin hale getiren maddeler, Fibrocell’de ise doğrudan hücreler cilde verilir. Fibrocell’de laboratuvar ortamında fibroblast sayısı artırıldığından etkisi daha yoğun ve daha uzun sürelidir.

Uygulama ardından dikkat edilmesi gereken konular nelerdir?

Sigaranın olumsuz etkisi olduğundan mutlaka kaçınmak gerekir. Uygulama sonrası birkaç gün sauna, solaryum ve güneş ışınları önerilmez.

Cilt tedavilerinde vücut dışında yapay olarak üretilen maddelerin hastanın vücuduna tekrar verilmesi son 3-5 yıldır fazla kullanılmamaya çalışılıyor. Kendi kanımızdan ve hücrelerimizden yararlanılarak yapılan tedaviler hem daha kalıcı hem de daha az yan etkisi olması nedeniyle tercih ediliyor. Son yıllara kadar bu tedavilerin önündeki en büyük engel büyük masrafların olmasıydı. Ama giderek kullanımının artması bu maliyetlerinde hastalar tarafından daha kolay karşılanabilir duruma gelmesini sağlıyor.

Yayın tarihi: 24.06.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.