Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

DAHA CANLI GÖRÜNMEYE HERKESİN HAKKI VAR!

 YAZARI TAKİP ET X
Yasemin Fatih Amato’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Gençleşmek, güzelleşmek, şık giyinmek sanki hep kadınların meselesiymiş gibi algılanır. Dergi ve gazetelerdeki tüm sağlık ve güzellik yayınları da “kadın sayfalarında” yer alır. Havası da baştan sona, kadınsı bir tavır sergiler.  Şüphesiz bu, erkeklere yapılan bir haksızlık sayılmasa bile, en azından yanılsamadır. Bir kısım erkekler, kadınların bu konudaki karşı konulmaz ilgisine bir masraf kapısı olarak bakıyor olabilirler. Ancak, kendileri için benzer özlemleri olmadığını söylemek mümkün değildir. Ancak ne yazık ki toplum içindeki rol dağılımı biraz önyargılıdır. Küçük kızlara bebekler, oyuncak makyaj setleri; oğlan çocuklarına arabalar, tamir takımları alınır.   Oysa gerçek yaşam böyle değildir. Bebeklere artık babalar da bakarken, kadınlar yaman bir şekilde araba kullandıkları gibi pekala tamir işleri de yaparlar!

Erkeklerde büyük değişim

Bir zamanlar erkeklerin ter kokması makbul sayılırdı. Oysa şimdi en fazla deodorantı, ayak spreylerini onlar kullanıyorlar. Yalnız deodorant mı, parfüm ve losyon çeşitlerinde erkek kokuları kadın kokularıyla başa baş gitmekte ve bunların tümü de oldukça yüksek miktarda tüketilmektedir. After shave’ler, nemlendiriciler, vücut losyonları, şampuan seçimleri, en ünlü kozmetik markaların erkek ürünleri dizileri, çağdaş erkeklerin bakımlı olmaktaki heves ve gayretini göstermektedir. Ya erkek kuaförlerindeki manikürcülere, tıraştan sonra ortaya çıkan cımbızlara ne demeli? Çeşit çeşit jöleler, saç spreyleri de traş takımlarının yanında boşuna durmazlar. Artık erkekler de, önemli günlerde saçlarına fön çektiriyorlar. Tabii ki onlar bu konudaki gayretlerini kadınlar kadar ilan etmezler!

Erkeklerin yaşadığı sorunlar

Kadın ve erkek cildinin yapısı farklıdır. Vücut yapısı da farklıdır. Onları selülit tedavisiyle uğraşırken görmemiz mümkün değildir ama kalınlaşan belleri için rejim de yaparlar, liposuction da yaptırırlar. Akneler, akne izleri, kadınlar kadar erkekleri de rahatsız eder. Bu nedenle “gören var mı” diye arkalarına bakarken, estetik merkezlerinin kapısını onlar da çalarlar. Ayrıca erkeksi saç dökülmesi, tamamen erkeklik hormonlarının sonucu olduğu için, beylerin en fazla ilgisini çeken konu budur. İnsanoğlu kendini bildi bileli, erkeksi saç dökülmesine bir çare aramaktadır. Ama bu erkeksidir ya, onun için yeri ayrı tutulur!

Erkekler için bu uygulamalar "sır" olarak kabul ediliyor

İnsanın kendine bakması, daha güzel, daha genç ve daha “fit” olmaya çalışması takdir edilecek bir şeydir. Bakımlılık, hayata bağlılığın, özsaygının ve yaşam kalitesinin bir ölçüsü haline gelmiştir. Bu nedenle, kadınsı bir sorun olmaktan çıkmıştır ama bu hakkın erkeklere açıkça tanınması, bir bakıma meşrulaştırılması gerekir. Nedense kadınlar bile yüzlerine; botoks, dolgu, çeşitli anti aging tedavileri yaptırdıklarında, bunun başkaları tarafından bilinmemesini tercih ederler. Biz estetisyenler de bu isteğe mutlak saygı gösteririz. Ama erkekler söz konusu olduğunda, bu sır adeta bir “tabu” haline dönüşür. Bir erkeğin kısmen epilasyon yaptırması, botoksla gözkapaklarını biraz kaldırması veya yağlarını aldırması sanki utanılacak bir sır gibi saklanır. Oysa özellikle Amerika ve Avrupa’da ister politikada, ister diğer alanlarda toplum önüne çıkan erkeklerin büyük çoğunluğu bu rötuşlara ihtiyaç hissederler. Ülkemizde de durumun çok farklı olduğu sanılmamalıdır. Ancak bunlar “sır” olarak saklanır!

Bence bu tutum erkeklere haksızlıktır. Genç meclis, genç işadamları, şık erkek, her yaşta genç olmak, yükselen değerler içinde yer alırken; insanın hissettiği yaşta görünmesine olanak sağlayan tekniklerden mahrum edilmesi moral bir kayıp sayılır. Daha genç, daha canlı görünmeye herkesin hakkı olduğunu düşünüyorum. Bu hakkı gönül huzuru ile paylaşmaya ne dersiniz?
 

Yayın tarihi: 27.01.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.