Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ANNELİK EŞİTTİR HİÇBİR ŞEY BİLMEDİĞİNİ KABULLENMEK DEMEK

 YAZARI TAKİP ET X
Yasemin Candemir’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Oğlum doğduğu günden bu yana sessiz gölgesi ile yanımda duran, gece yarısı bile telefonumu açmaktan geri durmayan Pedagog Yıldız Çakar’dan destek alıyorum. Banyoya kapanıp, kimse duymasın diye fısır fısır telefon açtığımı da bilirim, bir oyun salonunda canhıraş çocuk seslerinin ortasında da.

EBEVEYNLİK DOĞUŞTAN GELMİYOR

Ebeveynlik doğuştan filan gelmiyor, sonradan öğreniliyor. Anneliğin verdiği müthiş sevgi hissi ile karıştırmamak gerek. Halbuki en büyük yanılgımız bu bizim her şeyi çok bilir hallerimiz. Bir keresinde oğlum özel bir soru sormuştu. Gözünün içine baka baka, “Sana şimdi yanıt veremem. Bana bu konuyu düşünmem için sure ver!” dedim. “Tamam” deyip oyununa döndüğünde telefonumun ucunda Yıldız Hanım vardı. Durumu paylaşınca ilk sorusu “Ona herhangi bir cevap vermeye çalıştın mı?” olmuştu. “Hayır” dedim hiçbir şey söylemedim. O zaman rahat bir nefes almış ve neler söylemem gerektiğini sıralamıştı.

İLK CEVABIN DÖNÜŞÜ YOK

Çocuğunuz bir şey sorduğunda o düşünmeden verdiğiniz ilk cevap var ya, işte onun hiç geri dönüşü yok. O yüzden lütfen kabul edin çoğunlukla sıfır noktasında olduğunuzu ve bir pedagog ile konuşun ya da Hürriyet Aile gibi sorularınızın pek çocuğunun cevabını bulabileceğiniz makaleleri okuyun art arda.

Son bir yıldır canımın sıkkın olduğu konulardan biri konsol oyunları. Oğlum her gün bir saat diye direttikçe daha aza indirmek hatta hayatından çıkarmak için çalışıp didiniyorum ama nafile. Geçen gün internet üzerinden bağlanıp sanal olarak birlikte oynadıkları bir oyunu videoya çekip pedagog ile paylaştım. Çin’den, İngiltere’ye, Fas’tan ABD’ye pek çok ülkeden çocuğun ortak dil olarak İngilizce’yi kullandığı bir oyunun içindelerdi. Pedagog “Eee ne güzel işte” deyince “Nasıl yani?” dedim. Kısaca diyordu ki, “Bak oğlanın kardeşi olmadı diye üzülüyordun. Halbuki onlar dünyanın her yanından kendilerine arkadaş bulmakta hiç zorlanmıyorlar. Ana dili gibi İngilizce konuşuyor, kötü söz etmiyor, kimseye zarar vermiyor. TV’nin yaydığı ışığa maruz kalıyor ki, onun için de süre sınırlaman var. Bence kontrollü olduğun sürece karışmayı bırak.”

ELİNE TABLETİ İLK KEZ ALDIĞINDA...

Aynı şeyi 4 yaşına gelip eline tableti ilk aldığında da yaşamıştım. Girdiğim krizlerin her birinde konuştuğum pedagoglardan dil birliği etmişçesine aynı yorumlar geliyordu. “Sizin yaşadığınız zaman dilimiyle onlarınki farklı. Yasak koyduğun, teknolojiyi öğrenemediği, uzak kaldığı zaman yaşayacak esas problemi.”

Ebeveynlik de aynı çocukluk çağı gibi öğrenme sürecinin hiç bitmediği bir zaman dilimi. Bize her kural yıkılıyormuş, kurmaya çalıştığımız gelecek ellerimizden kayıyormuş gibi görünse de, bilmiyoruz aslında dünyanın altının üstünden daha iyi olup, olmadığını.
 

Yayın tarihi: 02.01.2019
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.