Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

HATUNLARDA ASOSYALLİK BELİRTİLERİ

 YAZARI TAKİP ET X
Umutsuz İş Kadını’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Ben gitgide öyle olduğumu düşünüyorum; asosyal yani. Peki, insan sosyal bir hayvansa bu aykırılığı nasıl farkettim?

Üzerine düşündüm ve hiç de işim yoktu, "Bununla ilgili birkaç satır yazayım" bari dedim. Neden asosyalim? Ya da siz neden asosyalsiniz, merak ettiniz mi hiç? Etmediyseniz hatta pek de sosyalseniz bu yazıyı okumaya hemen şimdi son verebilirsiniz. Devem etmek isteyen beni takip etsin lütfen.

Siz, neden asosyal olduğunu merak edenler, işte kimilerine göre acınası olan durumumuza dair bulduğum birkaç sebep:

Muhtemelen satın alıp giymeye fırsat bile bulamadığınız ayakkabınız yok ama henüz okuyamadığınız kitabınız çok. Ve ayakkabı değil, kitap almaya devam ediyorsunuz.

Yalnızlığınızı kuru kalabalıklardan daha çok seviyor, ona pek değer veriyorsunuz.

Kendinizi sevdirme, beğendirme, önemli hissetme hastalıklarından hiçbirine daha önce yakalanmadınız.

Becerikli, zeki, güzel, -o kadar ki çuval giyseniz bile yakışıyor- olma ihtimaliniz yüksek, ki insanlar sizden uzak durup nefret etsin.

Çok çirkinsiniz ve muhtemelen pis kokuyorsunuz. (Bir önceki maddeyi memnuniyetle kabul edenlerin suratları niye düştü ööle? Bu da bir ihtimal...)

Değil dost, ayaküstü üç-beş kelimelik muhabbet edecek “arkadaşçık” edinme hususunda bile çok seçicisiniz. Bir tane can dostunuz, sayıları toplasan üçü geçmeyecek pek değerli arkadaşınız var. Yetiyor, artıyor bile.

Kız arkadaşlarınıza “Aşkıııım, kuzuuuum, bebeğiiim” diye seslenmiyor, seslenenlere nefretle bakıyorsunuz.

Genel olarak erkeklerle daha iyi anlaşıyorsunuz.

Aklınıza geleni “Daan!” diye söylüyorsunuz. Pek kimseden çekindiğiniz söylenemez.

İtici bir kılık kıyafet seçiminiz var. Diğer hatunlara göre kıyafetleriniz ya aşiftelere ya da hacı ninelere uygun. Sizi yanlarında dolaştırmak -sizinle dolaşmak bile demiyorum dikkat ettiyseniz- dahi istemiyorlar.

Silik bir tipsiniz.

Başkalarının işine maydanoz olmaktan hoşlanmıyorsunuz. Etrafınızda her olan biteni merak edip milletin ensesine yapışarak “N’olmuş? N’olmuş?” diye ağızlarından laf alana kadar canlarını çıkarmak size göre değil.

Dedikoduya bayılmıyorsunuz. Tersine ağzınızdan laf almaya çalışanlara, akıl verenlere, çok bildiğini sanan bilgisizlere tahammül edemiyorsunuz, ki etrafınız bunlarla çevrili.

Sıkıcı bir tipsiniz.

İnsanlar sizden -evlilik programı ağzıyla- “elektrik alamıyorlar”, iticiliğiniz kalıtsal. Poponuzu yırtsanız kar etmiyor.

İneğin tekisiniz (çalışkansınız anlamında)

Tembelin, miskinin önde gidenisiniz. “Şunu yapalım, buraya gelsene” diye sizi arayanlar artık onlarla herhangi bir aktiviteye katılmayacağınızı çoktan kabul etmiş durumda. Çoğu zaman poponuzu kaldırmaya bile haliniz yok.

Millet sigara molalarında lak lak yaparken siz tek başınıza takılıyorsunuz, ki insanlar size daha da sinir oluyor.

Pek arkadaş canlısı olduğunuz söylenemez.

Kaliteli zaman geçirmek için başkalarına ihtiyacınız yok. Kendinize yetiyorsunuz.

İnsanların saçmalamalarına katlanamıyorsunuz.

Tikitoş tikitoş -süslenip püslenip- sokaklarda gezinmek yerine evde bilgisayar başında olmayı tercih ediyorsunuz. Hatta o bilgisayarın başında, üzerinizde pijamalarınızla bile sanal arkadaşlarınızla sanal sohbet etme imkanınız varken dışarı çıkmak niye?

Duygusal değil, mantıklısınız.

Sinemaya gitmek için sevmediğiniz birini kolunuza takmaya gerek yok. Hatta filmine göre, tek başınıza daha çok zevk aldığınız bile söylenebilir.

Dikkafalının önde gidenisiniz.

Kendinizi ifade etme sıkıntısına girmiyorsunuz.

Eskiden dostlarınız vardı. Tonla kazık yediniz. “Tek tabanca olmak daha iyi” mantığını benimsediniz zamanla.

İnsanları fazla umursadığınız söylenemez.

Sevgiliniz yok; olması için tırım tırım tırmalamıyorsunuz. “Olursa ne alacı”lardansınız.

Twitter’da yüzünü bile görmeden sohbet ettiğiniz sanal insanları, Facebook’da yıllardır tanıdığınız çoğu “arkadaş”ınıza tercih edersiniz.

Peki, soruların çoğuna verdiğiniz cevap “Evet” mi ?

Öyleyse, iyi mi kötü bilmem ama sizde de bir asosyal olma durumu söz konusu olabilir. Öyle yani.

Eh, ne diyelim… Kulübe hoş geldiniz!

Yayın tarihi: 20.02.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (4)

valla super olmus tebrik ederim

çok teşekkürler :o)

02.10.2012 10:50:25 Umutsuz İş Kadını

evet bu konu da bende sizin değerlendirdiğiniz gibi asosyalim

05.04.2012 21:25:26 nuray gökdemir
4 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER