Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ÇALIŞ ÇALIŞ NEREYE KADAR?

 YAZARI TAKİP ET X
Umutsuz İş Kadını’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Günümüzün uyuşturucusu : İş hayatı.

Herkes deliler gibi çalışıyor.

Gün ışımadan sıcacık yataklardan kalkarak düşülen yollar...

Bilgisayar başında açma/poğaça/simit ile edilen kahvaltılar...

Yan masadakine duyurmadan yapılması asla mümkün olmayan, hiçbir özelliği kalmayan sözde “özel” konuşmalar...

Şeffaflık adına cam ofislerde çalışıyor, akvaryumdaki balıklara benziyoruz.

Hamile kaldığımızı önce kocamız, sonra amirimizle paylaşıyoruz.

Kime sorsan o toplantı senin bu toplantı benim koşturuyor. Herkes çok meşgul.

Az uyku, yoğun mesai saatleri bile yeterli değil işleri bitirebilmek için.

Tatillerde bile kulaklardan telefon, ellerden klavye düşmüyor...

Kimi patronundan dem vuruyor, kimi yapılan performans değerlendirmesinde hakkının nasıl “yenildiğinden”.

Sabah-akşam sıkış tepiş otobüslerde, ilerlemeyen trafikte boşa geçirilen sinir bozucu, bir o kadar da kayıp zamanlar...

Ayaküstü sigara molalarında, tuvaletlerde yapılan çekiştirmeler, çemkirmeler...

Nefret ettiklerimizin yüzüne gülümsemeler...

Okunmamış, cevaplanmayı bekleyen onlarca e-posta... Hazırlanması gereken sunum, aranması gereken insanlar...

Birbirinin aynı günler...

Duvardaki saate takılı gözler...

Buluşmak için zaman ayır(a)madığımız arkadaşlar...

Gelmesi istenmeyen pazartesiler, dört gözle beklenen cumalar...

Öğlene/akşama ama mutlaka gün sonuna kadar yetiştirilmesi gereken raporlar...

...

Peki farkında mısınız bilerek ya da bilmeyerek kendimizi tüm bu koşturmacayla uyuşturduğumuzun...

Kimi boş olduğu için işten eve dönmek istemiyor, kimi dolu olduğu için.

Kimi en yakınını toprağa gömmüş oluyor, kimi en sevdiğini kalbine.

Kimi çocuğun okul taksitini ödeyebilmek adına deli gibi çalışıyor, kimi ev taksiti için.

Kimine sorsan gözü yüksek mevkide, kimine sorsan parada...

Tüm bunlar bir kenara, belki en çok da kendi iç sesimizi duymamak için bunca yüklenmişizdir işe. Durup bir saniye bile soluklanmamak, kendimizi sorgulamamak hatta tabiri yerindeyse kendimizi unutmak içindir bunca koşturma; kim bilir...

Ve biliyor musunuz ki günümüzde çiftler, artık en çok tatilde boşanmaya karar veriyormuş.

Başbaşa kaldıkları, başlarını kuma (işe) gömüp birbirlerini görmezden gelemeyecekleri zaman.

Haydi kaldırın kafanızı işten güçten!

Çünkü geçen her gün, ömürden...

Ve biz, havuz/bahçe manzaralı birkaç metrekare daha büyük bir evde sevdiklerimizle oturabilmek için iş yerinde, birkaç metrekarelik duvar manzaralı masalarımızda sevmediklerimizle dirsek çürütüyoruz.

Yayın tarihi: 07.11.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (11)

Çok güzel bir yazı duygularımı ancak böyle anlatabilirdim herhalde...

16.05.2014 11:30:00 nalan öztürk

ben de evde oturmaktan, issiz gecen gunlerden yakinmaktayim....

24.03.2013 01:07:26 murvet aslan
11 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER