Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ÖNYARGILAR VE SORUMLULUK

 YAZARI TAKİP ET X
Sibel Deniz Toledo’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Hepimiz hayata belirli bir çerçeveden bakıyoruz. Yaşadıklarımız, öğrendiklerimiz, içinde bulunduğumuz toplum, karakter yapımız ve benzeri öğeler bakış açımızın sınırlarını belirliyor. Bilgi ve yeni fikirlere açık olmak sınırları genişletirken önyargı, körü körüne inanmak, araştırmamak, yeniliğe kapalı olmak daraltıyor.

Önyargılar kişinin farklı olanı kabul etme, empati ve dinleyip anlama yetisini tüketir. İnsan bilmediğinden, yabancı olandan korkar. Korku adrenalin hormonunu aktive edecektir. Adrenalin hormonu 3 türlü davranışsal tepkiye yol açar; don, kaç , savaş. Bu da her türlü o anda veya sonrasında kişinin öfke duymasına yol açacaktır.

En belirgin örnek olarak trafik de yaşadığımız durumun önyargı, gerilim, birbirimizden korkmak ve bunun sonucu olarak yaşadığımız öfke patlaması olduğunu düşünüyorum. İstanbul trafiğindeki kuralsızlığın ve nerdeyse her an tehlike ile burun buruna araba kullanmanın kişiye bol miktarda adrenalin yüklemesi kulağa oldukça anlamlı geliyor.

İnsan olarak bu önyargılarla baş etmek ve hayata daha geniş bir pencereden bakıp insanlara karşı daha toleranslı olmak kişisel bir sorumluluk. Yetişkin olmak demek sorumluluklarımızı fark edip yerine getirmeye çalışmak anlamına geliyor. Özellikle anne baba olunduğunda bu sorumluluk daha da artıyor. Çünkü daha bebek anne rahminde oluşmaya başladığı andan itibaren ebeveynlerinin kararlarından ve davranışlarından direkt olarak etkileniyor.

Önyargı bebeği de doğrudan etkiliyor

En başta hamilelikten itibaren seçilen müzikler, annenin doktoruna ve kararlarına olan bakış açısı, bazen körü körüne doktoruna inanıp tıp dışından herkesin söylediğine ön yargı ile bakması ve buna göre davranması gibi pek çok şey bebeği de içeride doğrudan etkiliyor.

Doğuma ve doğal doğumu destekleyen uygulamalara, eğitimlere ve fikirlere karşı olan ön yargı bebeğin dünyaya geliş şeklini belirliyor. Bu noktada kimleri ölümüne doğal doğumcu olmak ile etiketlenirken kimi doktora zaten sezaryen yapar diye yafta yapıştırılabiliyor.

Gebeler doktora, doktorda gebelere güvenmiyor

Doktorun söylediği şeylere şüphe ile yaklaşıyor. Doktorlar ise gebelerden gelebilecek suçlamalardan ve bir sıkıntı yaşandığında hataları olmasa bile dava edilmekten çekiniyorlar. İki tarafta sorumluluğu birbirinin üzerine atmaya çalışıyor. Doktorlar kendi şablonlarından bir adım ötesine çıkmıyor ve hep emin sularda yüzüyor. Diğer tarafa da tek yüzülecek yerin bu emin sular olduğunu empoze etmeye çalışıyor. Aslında çoğu zaman gerçek anlamda iletişim kurulamıyor. Taraflar birbirini anlamıyor.

Doktorunuzla karşılıklı güveni sağlayın

Doğumda ve hayatta olması gereken herkesin kendi sorumluluğunu alması aslında. Gebenin sorumluluğu doğum için hazırlanmak ve bilgilenmek. Doğum tercihlerini belirlemek. Doktoru ile bu tercihlerini açık ve net bir şekilde konuşmak.

Bunun yanında doğumda çıkabilecek bir sıkıntıda doktorun yapacağı müdahaleleri güven ve saygı içinde kabul etmek. Doktorun ya da çevresinde kendisine destek olmaya çalışan kişilerin her dediğine önyargısız bakmak. Doktorunda sorumluluğu bu tercihlere saygı duymak, bir gereklilik doğduğunda bilgilendirmek, bir müdahale yapacağı zaman bunu nedeni ve sonucu ile objektif olarak riskleri abartmadan açıklamak. Mesele iki tarafın ön yargısız, saygı ve güven temelli bir ilişki kurabilmesi ve herkesin kendi sorumluluğunu almasında yatıyor.

Doğum hayatın başlangıcıdır. Hayat daima bir karar verme sürecidir. Bir insanı hedeflerine ulaştıracak en önemli şey karar vermek ve bunun arkasında durabilmektir. Aynı zamanda insan adaptasyon yeteneği en yüksek canlıdır. Şartlar değiştiğinde yeni şartlara uygun yeni kararlar verebilir.

Doğum yapmadan önce de doğum tercihlerini belirlemek yani nasıl doğuracağınıza dair bir karar vermek ve doğum esnasında gerekirse bu kararları yine hedefinize uygun şekilde revize etmek yani bütün süreçte aktif olup sorumluluk almak doğumunuzu mutlulukla hatırlamanızı sağlayacaktır. Bu şekilde hem kendiniz hem de bebeğiniz travmatize değil coşku dolu bir deneyim yaşamış olursunuz.
 

Yayın tarihi: 04.12.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.