Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ÇOCUKLARDA CİNSEL İSTİSMAR VE TRAVMA

 YAZARI TAKİP ET X
Sibel Deniz Toledo’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Çocuk olmak kurulan oyunlarda yaşamaktır bazen. Hayatı keşfetmektir. Yetişkinler birer Güliver’dir çoğu zaman, dev gibi görülür. Hem çok keyifli hem de zordur çocuk olmak. Karanlıkta korkutucu hayaletler vardır bir yandan, diğer tarafta ise onu seven, sarmalayan aile, büyükler. Başına kötü bir şey geldiği zaman çocuk bunun sebebini anlamayabilir. Kendini suçlayabilir. Saklamak ister. Çocuk bütün bunlara rağmen cinsel istismara uğradığını ima eden, anlatan şeyler söylüyor ise dikkatle dinlemek gerekir. Yoksa bunlar yetişkin olduklarında sırtlarında yük olarak kalmaya devam eder.

Ülkemizde son zamanlarda artan sayıda çocuk kaçırma, taciz, cinsel ve fiziksel istismar ve sonucunda öldürülme vakaları ile karşılaşmaktayız. Gerçi sayısı mı arttı, yoksa daha fazla mı duyulmaya başladı bu da başlı başına ayrı bir soru.

Pek çok yazıda çocuklarımıza neler öğretmeliyiz, onları nasıl koruyabiliriz sorularına cevap verilmeye çalışıldı. Bu konuda bilgilenmek gerçekten çok önemli. Bunun bir de biz yetişkinler boyutu var.

  • Yetişkin olarak konuya nasıl bakıyoruz?
  • Ne kadar kaygı taşıyoruz?
  • Çocuklarımıza kaygılarımızı ne kadar yansıtıyoruz?
  • Tetiklediği travmalar mı var yoksa?
  • Kadınlığa-erkekliğe bakış açımız nasıl?
  • Kendi cinsiyet rolümüz ile ne kadar barışığız?
  • Çocuğumuza yüklediğimiz cinsiyet rolünün farkında mıyız?

Bu sorulara önce kendi içimizde dürüst cevaplar vermemiz gerekiyor. İyileşmenin bizden başlayacağını unutmamak gerekiyor! Sonuçları belirleyen davranışlarımızdır. İyileşirseniz, çevrenizi iyileştirirsiniz!


         

Peki nasıl iyileşeceğiz? İyileştireceğiz? Çocuklarımızı nasıl koruyacağız? Nasıl yetiştireceğiz çocuklarımızı?

• İyileşmek için önce yaralarınızı reddetmek yerine kabul edeceksiniz.
• Kendinize yapıştırdığınız etiketleri bulacaksınız! Bunlar suçluluk, değersizlik, sevilmezlik, kötüyüm ben, önemsizlik olabilir.
• Sonra bu etiketleri tek tek objektif olarak değerlendirip, bir bir söküp atacaksınız.
• Kendinizi yargılamak yerine anlamaya çalışacaksınız.
• Kendinizi yaşadıklarınızın kurbanı olarak görmek yerine, güçlendirmek üzere öğretiler çıkarmaya çalışacaksınız.
• Baş edemediğiniz, içinden çıkamadığınız durumlarda destek almaktan çekinmeyeceksiniz.

Çocuklarımıza;

• Kendilerini rahatça ifade etmeyi öğreteceğiz.
• Mahremiyetin önemini anlatacağız.
• Sevgi, merhamet ve saygı değerleri ile büyüteceğiz. Saygı beklerken biz de çocuklarımıza saygı göstereceğiz.
• Çocuklarımızı dinleyeceğiz ve aktif olarak gözlemleyeceğiz.
• İyi bir rol model olmaya çalışacağız. Çevremize davranışlarımız, söylemlerimiz, farkında olmadan yaptığımız yargılamalar öyle önemli ki…
• Her zaman açık bir iletişim kurmaya çalışacağız.
• Kaygılarımızı çocuklarımıza korkutarak aktarmak yerine, sakince bilgilendirmeye çalışacağız ki kendi dünyalarında büyük korkular yaşamasınlar.
• En önemlisi, koşulsuz olumlu kabul dediğimiz çocuğumuzu her ne olursa olsun seveceğimiz ve kabul edeceğimiz algısını yaratabilmeliyiz.

CİNSEL TACİZ, TECAVÜZ, İSTİSMAR…

Bunlar bir çocuğun ruhunda çok derin yaralar açabilecek ve yetişkinlikte de etkileri devam edebilen önemli travmalardır. Profesyonel meslek hayatımda yetişkinlerde etkilerini çok net olarak gözlemleme şansım oldu. Genelde o ana kadar kimseye söylenmemiş oluyor. İçinde bir yük olarak taşınmış ve çoğu zaman suçluluk duygusu ile eşleşmiş oluyor. Bunun önemli sebepleri de toplumsal yargılar, aile baskısı, korku ve geriye dönük keşkeler oluyor.

Şunu hiç unutmamak gerekiyor ki cinsel taciz, tecavüz ve istismar suçtur. Burda suçlanması gereken tek taraf suçu işleyen taraftır. Diğer tarafın yaptığı herhangi bir şey bu suç için hafifletici, mazur gösterici bir sebep olamaz. Hele söz konusu bir çocuk ise çocuğun uğradığı böyle bir durum var ise yapılması gereken tek şey çocuğu ruhen ve fiziken korumaya ve iyileşmeye almaktır. Çocuğun doğruluğu sorgulanmamalı ve çocuk asla suçlanmamalıdır. Çocuğa inanmak ve çocuğun size güven duymasını sağlamak esastır. Çocuğun korkuları mutlaka dikkate alınmalı ve tekrar kendini emniyette hissetmesine yardımcı olunmalıdır.

Suçlunun gücü kurbanın susmasından beslenir. Susmamak, utanmamak ve ses olmak yapılacak en iyi baş etme stratejisidir. Travma noktasında mutlaka profesyonel destek alınmalıdır.
 

Yayın tarihi: 24.07.2018
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.