Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU NEDİR?

 YAZARI TAKİP ET X
Serap Melek Kılıç’ın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) bireyin sosyal yaşama ayak uydurmasını zorlaştıracak düzeyde odaklanma ve dürtü kontrolü yetersizliği yaşaması durumudur. Genellikle 5-12 yaş aralığında tanısı konulan bu problem, dikkat eksikliğinin baskın olduğu, dürtü kontrolünün yetersiz olduğu veya her ikisinin kombine bir şekilde görüldüğü 3 farklı grupta değerlendirmeye alınır. İleri yaş gruplarında görülme sıklığı azalsa da yetişkinlik döneminde de karşılaşılma ihtimali olan bir rahatsızlıktır.

Bu rahatsızlığın tanısı konusunda yapılan araştırmalar hala devam etmekte ve nedeninin kısmen beynin odaklanma ve dürtü kontrolünü sağlayan ön lob bölgesindeki sinir uçlarının birbiriyle olan bağlantısına yönelik bir problemle ilgili olduğu düşünülmektedir. Çocukta DEHB tanısı koyabilmek için problemin özgül bir ortamda değil, birden fazla ortamda kendini göstermesi, süreklilik arz etmesi ve 7 yaşından evvel başlamış olması gerekmektedir.

DEHB’NİN BELİRTİLERİ VE AYIRICI TANILAR

DEHB bozukluğu

DEHB yaşayan çocuğun genellikle bu hiperaktif ve tepkisel davranışları, sınırlandırıcı okul yaşantısıyla birlikte kendini daha belirgin bir şekilde gösterebilmektedir. Belirtilerin gerek ebeveynler gerekse çocuğun devam ettiği eğitim kurumundaki eğitmenler tarafından sağlıklı bir biçimde gözlemlenmesi ve yardım almak konusunda vakitlice yönlendirilmesi problemin kontrol altına alınması konusunda büyük fayda sağlamaktadır. Bu nedenle DEHB’nin belirtileri dikkatli bir şekilde gözlenmelidir.

DİKKAT EKSİKLİĞİNE YÖNELİK BELİRTİLERDEN BAZILARI;

Dikkat eksikliği

  • kendisine verilen sorumlulukları yerine getirirken odaklanmakta güçlük çekme,
  • basit hatalar yapma eğilimi,
  • ayrıntıların gözden kaçması,
  • dikkatin kolayca dağılması,
  • başlanan işin yarım bırakılması,
  • ev ödevi,
  • sınıf içi etkinlikler ve verilen diğer görevlerin düzenlenmesi ve sorumluluğunun alınması konusunda zorlanma ve kaçınma davranışları,
  • özel eşyalarını sıkça kaybetme,
  • unutkanlık,
  • karşısındakini dinlemiyormuş gibi görünmedir. 

HİPERAKTİVİTE VE DÜRTÜSELLİK İLE İLGİLİ BELİRTİLER İSE;

Hiperaktivite

  • yerinde duramama,
  • sürekli hareket etme,
  • oturduğu yerde kıpırdanma,
  • kendini etrafa savururcasına bir yerlere koşturma ve tırmanma,
  • yüksek sesle, aşırı heyecanlı ve çok fazla konuşma,
  • sırasını beklemekte güçlük çekme,
  • oyunlarda araya girme ve başkalarının sözünü kesmedir.

Bunun yanı sıra, bunca problemin içerisinde sosyal yaşama ayak uydurmaya çalışan bu çocuklar pozitif bir biçimde algılandıklarını hissettikleri ortamda coşkulu, sorumluluk almak konusunda istekli, duygusal, yaratıcı ve içten olabilmektedirler.

DEHB ÇOCUĞUN HAYATINI NASIL ETKİLER?

Dikkat eksikliği

DEHB problemi yaşayan çocukların sıklıkla okula uyum problemi, davranış problemi, yaramazlık, okul korkusu, inatçılık, agresiflik, uyumsuzluk gibi birçok problem davranışla etiketlenerek gerek sosyal çevresinde gerekse okul yaşamında başarısızlığa itilmesi riski sıklıkla söz konusu olmaktadır. Çocuğumuza dair hem kendi yaptığımız gözlemler, hem de sosyal çevreden ve eğitimini üstlenen kişilerden aldığımız dönütlerin bu ve benzeri davranışsal problemlere yönelik olduğunu hissettiğimizde bir uzmana başvurarak problemin bir davranış problemi mi, yoksa DEHB mi olduğunu tespit etmek ve erken müdahaleyle çocuğun sosyal yaşama uyumunu sağlamak mümkündür.

TEDAVİ VE ÖNERİLER

Hiperaktivite bozukluğu

DEHB’de ilaç tedavisi ve davranışsal terapi ile çocuğun problemle başa çıkma becerisinin geliştirilmesi mümkün olabilmektedir. Bu süreçte en fazla göz ardı edilen fakat en ciddi öneme sahip şey, problemle bir bütün olarak yaşamak zorunda kalan, sosyal çevresi tarafından sağlıklı veya sağlıksız biçimlerde eleştirilen ve sıklıkla suçlayıcı ifadelere maruz kalan çocukların psikolojisidir.

Ebeveynler olarak bize düşen görev, bu problemle başa çıkmaya çalışırken yeterince yıpranan ve sosyal çevresi tarafından incitilen çocuğumuza hem gereken tedavi desteğini, hem de onun kendisini daha pozitif algılayabilmesi için uygun ortamı sağlamaktır. Bunu yaparken ona karşı daha yapıcı, motive edici ve sevgi dolu yaklaşmaya, özgüvenini güçlendirmeye, olumlu özelliklerini ön plana çıkarmaya, sosyalleşmesi konusunda desteklemeye ve başarılarından çok gösterdiği çabalara odaklanmalı ve ona karşı incitici olmamak konusunda çaba sarf etmeliyiz. Sert, keskin ve alaycı şekillerde iletişim kurmamaya, sakin ama kararlı bir tavırla onu ciddiye aldığımızı ona hissettirmeye çalışmalıyız. Kısa vadeli, az enerji ve az odaklanma gerektiren küçük sorumluluklar vererek, kolaylıkla kendi zaferlerini kazanmasını ve kendine olan inancının gelişmesini sağlayabiliriz. Bunun yanı sıra, özellikle hiperaktivite problemi yaşayan çocukları bedensel aktivitelerin yoğun olduğu, efor gerektiren etkinliklere veya spor alanlarına yönlendirmek faydalı sonuçlar doğurabilmektedir. Sevgiyle kalın..

Yayın tarihi: 17.06.2017
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.