Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KELİMELERİN İÇİ BOŞTUR

 YAZARI TAKİP ET X
Serap Duygulu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Bir psikoloji profesörü, bir test sorusu olarak öğrencilerinden bir karıncanın çevresindeki hayvanları nasıl ayırt edebildiğini ve sınıflandırdığını düşünmelerini istemiş.

İşte sonuç: Karınca, hayvanları iki sınıfa ayırmaktadır.

a) Aslan, kaplan ve çıngıraklı yılan gibi, karıncaya zarar vermeyen, şefkatli ve iyi huylu hayvanlar.
b) Piliçler, ördek ve kazlar gibi karıncaları yiyen, yırtıcı hayvanlar.

‘’Her şey sizin görüşünüze bağımlıdır’’ diyor Jimm Powers.

Bu demek oluyor ki; her şey siz nasıl adlandırıyorsanız öyledir, siz nasıl görmek istiyorsanız öyle görünür.

Eski Tibet bilgelerinin ilginç bir söylemleri vardır. Derler ki, her kelimenin ve her kavramın boşluğu vardır. Örneğin; siz hasta olduysanız bu sizin için kötü bir olaydır. İlaçlar ve doktor için para harcamanız gerekir, iyileşmeniz zaman alabilir, kendinizi mutsuz hissedersiniz ama bu olay bir başkası için kötü bir olay değildir. Mesela doktorunuz ve eczacılar siz hasta olduğunuz için para kazanmaktadır. Doktor için çok hasta olması sevindirici bir durumdur çünkü para kazanacaktır. Eczacı da ilaç satacağı için para kazanacaktır. Oysa sizin için çevrenizde çok hasta olması demek salgın hastalıklar demek ve dikkatli olmanız gerekiyor demektir. Sadece hasta olmak bu anlamda iki yönlü bir kavramdır ve sizi mutsuz ederken bir başkasını mutlu etmektedir. İşte kelimenin boşluğu yani gizli potansiyeli budur. Siz o boşluğu hangi anlamla doldurursanız o anlama gelir. Hasta olmak kötü bir olay mıdır ya da iyi bir olay mıdır diye sormak yerine hasta olmak kendi başına bir anlam ifade etmiyor ama ben durumu nasıl görüyorsam o anlama geliyor demek daha doğru olur.

Stres dediğimiz duygu durumu, tamamen olaylara bakış açımızla ilgilidir. Hayatımız boyunca karşılaştığımız her olayın ve durumun kişiliğimizde bir ifadesi vardır. Nasıl baktığınız yani düşünce biçiminiz ve tutumlarınız olayların gidişatını ve sonucunu da değiştirir. Her şeyin olumsuz tarafından görüyor ve her şeyi kötü olarak değerlendiriyorsanız gerçekten kötü olaylarla karşılaşabilirsiniz. Günümüzde özellikle tıp doktorlarının ısrarla vurguladıkları nokta budur. Olaylara bakış açınız sizi hasta edebilir, sizi son derece olumsuz sonuçlarla karşı karşıya bırakabilir. Kelimelerin altındaki boşluğu unutmadan ve o boşluğa arzu ettiğiniz her şeyi sizin dolduracağınızı bilerek bakmak lazım hayata. Elbette olumsuz ve çözümü zor olaylarla da karşılaşacağız. Ancak bu o olayların sonucunun da kötü ya da zor olacağı anlamına gelmez. Davranışlarınızın, yaşadıklarınıza yön verdiğini göz önünde bulundurun.

Hayatın kendisi de kocaman bir boşluktur ve belki de yaşı büyük olanların söylediği 'aslında her şey boş' sözünü bir de bu anlamda düşünmek gerek. Evet, her şey boş!

Öyleyse siz arzu ettiğiniz şekilde doldurun.

Unutmayın, başınıza gelenlerin %10’u gerçekten başınıza gelenler, %90’ı da başınıza gelenlere verdiğiniz tepkilerden oluşur.
 

Yayın tarihi: 04.12.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.