Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

BAZEN BIRAKMAK GEREK

 YAZARI TAKİP ET X
Serap Duygulu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

KONFÜÇYÜS, kimi insanlara bir şey öğretmenin en iyi yolunun bunu örneklerle göstermek olduğunu biliyordu.

Bu yüzden sınıfın tam karşısına geçti. Eline bir vazo aldı, tüm öğrencilerin görebileceği şekilde vazoyu havada tuttu. Diğer elinde elma vardı. 

Öğrencilerin meraklı bakışları arasında, elmayı vazonun içine bıraktıktan sonra, vazoyu yere koydu ve şöyle dedi: "Elmayı vazodan çıkarmayı başaran öğrenci, elmayı yiyebilir."

Çocuklardan biri acıkmıştı, ilk o davrandı ve elini vazonun Dar ağzından içeri soktu. Elmayı yakaladı, çıkarmaya çalışıyor ama başaramıyordu.

"Elimi çıkaramıyorum!"

Konfüçyüs "Elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmediğin sürece, elini çıkartman mümkün olmayacaktır" dedi.

Çocuk elmayı elinden bırakmak istemiyordu; Ama sonunda zorunlu olarak bıraktı.

Elini vazodan çıkardığında, yüzünde şaşkınlık okunuyordu.

"Elmanın vazodan nasıl çıkarılabileceği konusunda sizin bir fikriniz var mı?"

Konfüçyüs vazoyu yerden alıp ters çevirdi. Elma vazonun içinden yuvarlanıp avucunun içine düştü. Çocukların hepsi gülmeye başladı. Aslında o kadar basit bir şeydi ki bu.

Konfüçyüs "Fakat bu, göründüğü kadar basit değil" dedi.

Elmayı havada tutuyordu konuşurken.

"Bazen bir şeyi gerektiğinde bırakabilmek zor bir iştir. Onu bırakabilmek de bir beceridir. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız. Eğer yanlış bir şey yapıyorsanız, o zaman buna son vermelisiniz. Eğer kendinize ve başkalarına karşı dürüst davranmıyorsanız, bu hilekarlığı hemen durdurmalısınız. İşte ancak o zaman hedefinize ulaşabilirsiniz." 

Biz de hayatımızda zaman zaman bu tür şeylerle karşılaşırız. Bir şeyi çok isteriz ama bir türlü elde edemeyiz. Birisini çok severiz ama o bir türlü sevgimize karşılık vermez.Yapmak istediklerimiz bazen istediğimiz gibi sonuçlanmaz.

Bu elde edemediklerimiz, bizim başarısız olduğumuz anlamına da gelmez. Hayat bize meydan okumaz asla. Bize karşı değildir evrendeki düzen. Sadece gittiğimiz yol, bizi amacımıza götürecek yol değildir belki. Belki sevdiğimiz insan bizim sevgimizi taşıyacak kadar büyük yürekli değildir. Belki hayat, bize küçük yap bozlar hazırlamıştır ve eksik parçayı bulmak biraz zaman alabilir. Kolay elde ettiğimiz şeyler asla istediğimiz kadar mutlu etmez. Hep yeni heyecanlar ararız. Yaşam bunun üzerine kurulmuştur aslında: Savaşmak ve kazanmak üzerine. Savaşlar bazen uzun sürer, bazen çok yorucudur, bazen çok yıpratır. Ne kadar yorucu olursa o kadar keyif verir kazançlarımız.

Hayat, müthiş bir oyundur ve oyun bizim kurallarımızdan oluşmaz. Hayatın ve yaratıcının kendi kuralları vardır. Kuralı öğrenen kazanır. Kazanmak her zaman istediğini elde etmek demek değildir.

Bazen elde edemediğimizden vazgeçebilmek gerekir. Vazgeçtiğimiz her şeyden gereken dersleri alabilmek demektir.

'SEÇMEK, SEÇMEDİĞİNİ KAYBETMEYİ GÖZE ALMAK DEMEKTİR!' demiş Andre Gide.

Kaybettiklerinizin ve vazgeçtiklerinizin kazançlar olarak dönmesi dileğiyle, mutlu ve sağlıklı bir hafta diliyorum.  

Yayın tarihi: 20.09.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (8)

Hayatı vizyona giren müthiş heyecanlı bir film olarak da görebiliriz, böylesi filmlerde sonunda ne olacağı değil içinde hangi heyecanları yaşayıp yüreğimizin hangi korkuları ve zevklerin yarına taşıyacağını merak etmemizdir böyle filmlere gitmeye bizleri teşvik eden öyle değil mi? e zaten hayat ta bir süreçtir, bir sonuçtan ziyade öyle değil mi? titaniğin battığını bile bile gider miydik akın akın... kısacası, bazen bırakmak gerekir hayatı ki gitsin isteklerimizden daha fazlasını getirsin diye..

22.09.2011 02:55:04 ÜMİT YAKUP DURAL

* * * BELKİ * * * Hayat bir puzzle gibi...sürprizlerle dopdolu...ama iyi/ama kötü. Sevmek de öyle.

8 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER