Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ASTROLOJİ VE ZAYIFLAMA

 YAZARI TAKİP ET X
Şenay Yangel’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

64 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Evrensel bir bilgi olan astrolojinin, son zamanlarda, deneme-yanılma yoluyla da sınanarak insan sağlığıyla ilgili ana ipuçlarını verebildiği dikkat çekiyor.

İnsan sağlığıyla ilgili güçlü ve zayıf bedensel özelliklerimiz, doğum esnasında, güneş ve yıldızların akıttığı enerji cinsiyle çok yakından ilişkilidir. Örneğin dış ve bedensel görünüşümüzü gösteren doğum haritamızın yükselen çizgisinin altındaki 1. evde her şeyi büyütme ve genişletme özelliği olan Jüpiter gezegenin bulunması, o kişiyi yaşamı boyunca kolay kilo almaya ve şişman olmaya yönlendirecektir.

Bunun tersi olarak, aynı 1. evde genelde kısıtlayıcı ve disiplin verici özellikleri olan Satürn gezegeni bulunuyorsa, o kişi hayatı boyunca ince bir yapıda olacaktır.

Öz burcu, yükseleni veya Ay burcunda kuvvetli Yengeç özellikleri taşıyan bir kişide hormonlar etkilenebilir ve buna bağlı olarak da kilo değişebilir.

Haritamızdaki Yay burcu veya Jüpiter özellikleri, doğaya açılmayla ilgili etkiler verirken, kuvvetli bir Mars etkisi kasları, adaleleri çalıştırır, hareket ve spor için gerekli enerjiyi verir. Neptün’ün ters etkisi alkol, ilaç-madde bağımlılarını ortaya çıkarıp; doğal dengemizi, metabolizmamızı bozmaya yol açabilir.

Doğum anındaki astrolojik burcumuz bize hayat boyunca genel sağlık etkilerinin nasıl olduğunu gösterir. Oysa aslında önemli olan sağlığımızı gösteren 6. evde hangi burcun olduğu ve gezegenlerin ne şekilde yerleştiğidir. Sağlık ve astroloji çok derin bir konu olup, şişmanlık konusunda ne kadar avantajlı veya dezavantajlı olduğumuzu bize gösterebilir. Elbette, astroloji bir uzmanlık konusu olduğu gibi, sağlık astrolojisi de ayrı bir uzmanlık konusudur.

Biz eğer astrolojik olarak kilo alma ve biriktirme dönemindeysek, ne kadar gayret edersek edelim yavaş kilo veririz veya kilo verme isteği içimizde belirmez. Enerjilerin büyüme, geliştirme şeklinde aktığı dönemlerde veya örneğin, güneşin Jüpiter’le olumlu açı yaptığı dönemlerde, evrensel mekanizmalar, bizim kendimizi daha tembel hissetmemizi, keyfe ve yemeğe daha düşkün olmamızı sağlar.

Bu şöyle olur: Her insanın beyni ve sinir sistemi, çok güçlü bir alıcı ve verici gibi çalışır. Evrensel ve kozmik enerjiler, bizim bu alıcı antenimize (beyin ve sinir sistemimize) öyle bir etki ederler ki, biz o şekilde hisseder ve düşünürüz. İçimizde bu enerjilere uygun olarak var olmaya başlayan düşünceler, bunu madde düzeyine dönüştürecek şekilde davranmamıza ve eyleme geçmemize yol açar.

Biz niye bu şekilde davrandığımızı tam olarak bilemeyiz. Örneğin spor yapmayız, kendimizi tutamayıp atıştırırız, yanlış besleniriz, dolayısıyla kilo alırız. Bunun tersi durumlarda ise, örneğin doğum haritasında ince olmak için avantajlı açıları olan veya transit geçen gezegenlerin bu yönde bir olumlu enerji akıttığı dönemlerde, doğayla olan enerji uyumumuz çok daha kolay ve akıcı olur. Ve kendimizi iradeli, spor ve egzersiz yapan, sağlık­lı beslenen ve tüm bu kuralları zevkle yapan bir kişi olarak buluruz.

Bu nedenle kişinin, doğum astrolojik haritası ile transit ve progresler dediğimiz hayatının o dönemindeki astrolojik özelliklerini de bilmesi önemlidir. Hatta zayıflamak isteyen kişi ile başvurduğu doktor ve diyetisyenin astrolojik uyumu da önemlidir. Halk arasında “Yıldızlarımız barıştı” veya “Yıldızlarımız tutmadı” deyimlerinin altında aslında çok derin bir bilgi ve bilim yatmaktadır.

Astrolojik yöntemlerle insan sağlığını araştırmanın temelinde eski çağ bilimlerine göre her şeyin dört elementten ( Ateş- Su - Hava - Toprak ) türediği ve her birinin dört değişkenliğe ( Sıcak - Soğuk - Kuru - Islak ) sahip olduğu temel inancı vardır.

Vücudun sağlık oluşumu dört mizacın dengeşik yapısına bağlıdır.

Hava karakterli: Nemli ve sıcak soğukkanlı

Su karakterli: Nemli ve soğuk

Toprak karakterli: Kuru ve soğuk, pasif huysuz

Ateş karakterli: Sıcak ve kuru

Sağlığın bozulması karakterlerden birinin ötekiler üzerinde baskı sağlaması ve dengenin değişmesinden ortaya çıkar.

Hastalıklar karakterlerin çeşitli kombinasyonları altında sınıflandırılmıştır. Bunlara ilave olarak ortaçağda kabul edildiği gibi her Zodyak burcunun vücudun belirli yerini temsil ettiğini belirtmeliyim.

Avrupa’da Tıp eğitimi alan tüm öğrenciler astroloji dersi de almaktadırlar. Örneğin kafa hastalıkları koç burcuna, boyun ve omuzlardaki rahatsızlıklar boğa burcuna, göğüs ve kollardaki rahatsızlıklar ikizler burcuna bağlanır.

Geçmiş yüzyıllarda kabul edildiğine göre her hastalık bir gezegenin etkisi altındadır. Tedavi yöntemleri ve ilaçlar, astrolojik ilişkisi bilinen gezegenin yönettiği gruba dayanılarak seçilir.

Mars ile bağlantılı hastalıklar; yüksek ateş, yüksek tansiyon, iltihaplar, şişmeler ve yaralar gibi Satürn etkisindeki ilaçlarla tedavi edilmelidir. İlaçların tertiplerindeki özellik Mars karşıtı olarak ateş düşürücü, yatıştırıcı, kan durdurucu gibi özellikleriyle kurtboğan, arpa, kendir, keten tohumu, devedikeni, çay gibi doğal maddelerdir. Bu sınıflandırmalar eski çağların nebat biliminin birer parçasıdır.

Hastalıklara karşılık maddelerin bazıları çeşitli gezegen yönetiminin şemsiyesi altındadır.

Devedikeninin, Satürn özelikleri taşıdığı ve Mars hastalıklarına iyi geldiği bilinen bir gerçektir.

Nane, Jüpiter alanına girer ve Mars’ta da yararlıdır.

Meşe hem Satürn hem de Jüpiter kontrolündedir.

Hastalık alametleri de yıldızlarla bağdaştırılır. Örneğin, Ay Zodyak burçlarından Oğlakta iken kişinin direncini kırar ve duygusal çöküş nedeni olur.

Güneş 8. evde iken bir hastalık olasılığı beklenmelidir. Bu evin alanı ölüm ve yeniden doğuştur. Eski çağ Astrolojisinde ölüm şekli bu evde bulunan gezegenlere göre belirlerlerdi. Örneğin, Neptün gelecek bir zamanda boğularak ölüm demekti, Mars şiddet sonucu öldürülmekti. Uranüs, şiddetli bir yaşamı sonuydu. Bunların tersine 8. evde bulunan Jüpiter uzun ve sağlıklı bir yaşam anlamına geliyordu. 

Vücudun hastalılara karşı direnç ve zayıflıkları kişinin yükselen burcuna göre değişir.

Yükselen KOÇ:

Baş bölgesini yönetir ve baş ağrılarına neden olur. Salgı bezlerinin adrenalin salgılaması ile bedene enerji ve coşku yüklenir. Fiziksel yapıları sağlam olur. Hastalıkları kolay atlatabilirler.

Yükselen BOĞA:

Ense ve boğaz bölgesi hassas olur; soğuk algınlıkları ve anjine kolay yakalanırlar; çabuk kilo alırlar; genellikler sağlıklı bir yapıya sahiptirler. Acıya diğer burçlardan daha dayanıklı olurlar. 

Yükselen İKİZLER:

İkizler, sinir sistemini omuz ve kolları yönetir. Bu kişiler huzursuz ve sinirli olurlar. Soğuk algınlığı ve bronşit ile kemik kırılmalarına karşı dikkatli olmaları gerekir.  Özellikle zatürreye karşı duyarlıdırlar. Dikkatlerini dağıtmamaları ve kuruntuya kapılmamaları gerekir.

Yükselen YENGEÇ:

Yengeç burcu, mide ve bağırsakları yönetir. Kuruntulu ve huzursuz olduklarından mide ve bağırsak sorunları çekerler. Hastalıklarını abartırlar ve kendileri ile ilgilenenleri bezdirirler. Beslenmelerine çok dikkat etmeleri gerekir.

Yükselen ASLAN:

Aslan burcu, kalbi omurgayı ve sırtı yönetir. Orta yaşlarda kendilerine dikkat etmezlerse kalp sorunları görünebilir. Fiziksel yapıları sağlamdır ve hastalıkları yenerler. Gözü karalıklarından dolayı kazaya uğrayabilirler.

Yükselen BAŞAK:

Başak burcu, sinir sistemini ve bağırsakları yönetir. Yengeçlere benzer şekilde mide hastalıklarına açıktırlar. Dengeli bir beslenme gerekir. Bazıları hastalık hastası olurlar. Hastalandıklarında herkesin kendileri ile ilgilenmesini isterler.

Yükselen TERAZİ:

Terazi burcu, böbrekleri yönetir. Sağlıklı görünüşlerine karşı kolay hastalanırlar. Romatizma ve sırt ağrısına neden olacak davranışlardan kaçınmaları gerekir. Teraziler kötü birer hasta olurlar ve herkesin kendileri ile ilgilenmesini isterler.

Yükselen AKREP:

Akrep burcu, cinsel organları yönetir. Aynı zamanda mideyi de yönettiği için sindirim sistemleri bozulabilir. Cinsel dürtülerin aşırı olmasında da zorlanabilirler. Yine de acıya dayanıklı ve iyi huylu hastadırlar.

Yükselen YAY:

Yay burcu, karaciğeri, uylukları ve dişleri yönetir. Ayrıca sinir sistemleri de hassastır. Enerjilerinin yüksek ve sabırsız olmaları kazaya uğramalarına neden olur. Genellikle romatizma ağrıları olur ve fiziklerini korumaya özen gösterirler.

Yükselen OĞLAK:

Oğlak burcu, dişleri ve kemikleri yönetir. Romatizma ve diş sorunları ile karşılaşırlar. Mantıklı birer hasta olarak tedavinin tüm kurallarına uyarlar. Sinirsel gerginlikleri de bu insanları rahatsız edebilir.

Yükselen KOVA:

Kova burcu, dolaşım sistemini yönetir. Bu kişiler için varis olasıdır. Bunların genellikle bir sağlık sorunları olmaz. Zihinsel korunma yardımıyla hastalıklardan zarar görmezler. Yaşlanmaya karşı kendilerine bakmasını bilerler. Uysal hastalar olup tedavi yöntemlerine uyarlar.

Yükselen BALIK:

Balık burcu ayakları yönetir. Rahat bir ayakkabı giymeye özen gösterirler. Alkole ve ilaçlara karşı hassas bir bünyeleri vardır. Orta yaşlardan sonra şişmanlamaya yatkın olurlar. Çift kişilikte olduklarından hastalandıklarında bazen huysuz bazen uysal olurlar.

Göklerin kutsal ışıkları daima yaşamınızı aydınlatsın. Yıldızınız ve şansınız bol olsun…

Yayın tarihi: 12.08.2011
64 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (4)

Balık burcuyum,ayaklarım ve eklemlerim hassas,ilaçlar yüzünden kolay zehirleniyorum.Yükselenim koç ve çok sık boynum tutuluyor.Şenay hanımın yorumlarıdoğru :)

13.08.2011 14:27:06 ceyda çakır

yükselenim ve ay burcumu bilmediğim için okuyamıyorum.

12.08.2011 17:50:15 İ Handan teke

şenay hanım inşallah beni unutmaz 15 ocak 1948 saat 12 00

12.08.2011 18:07:44 İ Handan teke

sati düzeltiyorum 24.00

13.08.2011 01:34:52 İ. Handan Teke
4 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER