Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

YİNE AŞİRET TİKİSİ GENCİN TEY TEYLERİ!

 YAZARI TAKİP ET X
Şenay Tanrıvermiş’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

TVkolog Yrd. Doç. Dr.
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Aşktan kaçılmaz, aşk yakalar, aşk bitince başlar, aşk başlarken hayat biter ama illa ki doğudaysa sonuna kadar en baştan imkansız aşk! Bölgeyle ilgili klişeler yetmezmiş gibi yavan, yaban, yalan ve yanlış ön yargıyla yapılan işler hep birbirine benziyor maalesef. Her cümlenin başına sonuna davul zurna, duruma göre uzun hava aneeeyy aneyyyy, eğlenceli ya da komik bir durum olursa tey tey tey ve Mardin’den İstanbul’a dönülünce de türkü değil, şarkılarla fon döşenince ve zamanında Sıla’nın çekildiği konağa benzer bir konak bulununca oldu zannediliyor. Bolca peyzaj, konak, arazi ve birkaç basit, sırıtkan ve güya derin replik eşliğinde ses efektlerini, ezgiler ve silah patlamalarıyla vererek yüksek sesli bir uyumsuzluk sağlanıyor ve yörenin ruhunu yakaladıkları bilgisinden emin hareket edince de böyle Aşktan Kaçılmaz oluyor galiba. Kısacası sadece radyo oyunu olarak yayınlansa güzel ve şık avlulu evler ve poster tadında birkaç manzaradan başka bir şey kaçırılmaz.

Çünkü efendim yine bir güneydoğu dizisi; güya ağa ve feodal düzen eleştirisi, sözde aşk tohumlarının iyileştirici etkisi ve baba düzeninde dağılan, çarpışan, çırpınan bir aile… Ley ley ley ley ley… Yasemin, Ali, Nazlı ve Barzo daha doğrusu Berzan arasında geçecek olan aşk trafiğine; ülkenin ve bölgelerin toplumsal analizi, sentezi, diyalektik yani cümle sorun ve çözümleri de ilave edilmiş. Ayrıca Savcı Yasemin ‘devleti’, Barzo uyuşturucu baronu ve toprak ağasının oğlu olarak güya ‘yasa dışı şebekeleri’, narkotik komiseri Ali ‘sistemi’ ve Barzo’nun kardeşi de babasına kızıp dağa çıkarak ‘teröristi’ temsil ediyor. Malzemeden kaçılmamış ve herkesten bir kuple koyuvermişler. İnsan bir diziden daha fazla ne isteyebilir ki? Leleleleleleey, tey tey tey, aney aney de bonusu. Yani içerikten esirgememişler, kimse elini korkak alıştırmamış ve dizinin içine mesaj tıktıkça kıvamı yoğun amacını şaşırmış absürt bir sonuçla sinir bozucu, haddini aşan bir iş çıkarmışlar. Birbirinden kopuk konu ve karakterler bir amaç arar gibi ortalıkta dolanıyorlar. Örneğin konakta hediyelik eşya niyetine yaşayan Nazlı, çocukluğundan beri aşık olduğu Barzo’ya konunun ortasında kahve soruyor, arabanın önünde yolunu atla kesiyor, hiçbir şey yapamadığında ise çok güzel olduğu için uzun uzun derinlere, uzaklara ve sonsuz boşluklara dalıyor. Tabii müzik o biçim ahey, ahey, leyleyley…

Sanki yine tey teyleri üzerinde bir grup hem bölge gerçekleriyle dalgasını geçiyor hem de sanat sepet takılıyor gibi. Resmen Yalan Dünya’nın içinde çekilen diziyi cidden bir daha çekmişler ve üstelik abartı da komedi yapan Gülse Birsel’i sollamışlar. Ne yazık ki şaka ya da ciddi hiç fark etmez ülkemizde güneydoğu dizileri aşiret olmadan, uyuşturucu yaftalaması kolaycacık yapıştırılmadan ve ahey ahey demeden çekilemiyor. Aşktan Kaçılmaz dizisi ise tüm bu klişelerle yetinmiyor ve çok önemli bir saptamada bulunuyor bol kepçeden. Şöyle ki; ağanın oğlu, babasının dayatmacı ve baskıcı yapısından sıkılıyor ve kalkıp dağa çıkıyor. Ahey aheyy leyyy aneyyy! Durun daha bitmiyor ve çocukcağız dağda elebaşlarına ‘bugün teröre çıkmasak mı’ deyip de terslenince üzülüyor, bozuluyor. Yani Mardinli ağa oğlumuz örgüte değil de sanki partiye gitmiş gibi şaşırıyor. Artık neresinde büyüdüyse Mardin’in vahey voşş vışş çüşşş.

Tabii ki aşiret tikisi Barzo, Avrupalarda okuyup geldiği için hem babasına ‘beni öldür Allah uyuşturucu işi yapmam’ diye tutturuyor hem de dağa bile çıkmıyor. Öylesine tutarlı, öylesine hem doğulu hem batılı, öylesine hem modern hem geleneksel, öylesine zengin ve yakışıklı yani. Böylesine öyle ki ley ley ley hanımey dedirtiyor. Caney caney Barzom hey!

Özetle artık lütfen haksız suçlamaların senaryo niyetine yazıldığı doğu dizilerinden vazgeçin ya da Gülse Birsel gibi konunun komedisini yapın. İlla ki uyuşturucuyla ilişkilendirecekseniz şebekelerin hangi ellerde ve nasıl bağlantılarla çalıştığını gösterin mesela. Yoksa yani Allah’ın ağası tek başına nasıl beceriyor bu işleri, çok azıcık düşünün.

Ya da evden biri babasına kızıp meditasyona çıkar gibi dağa çıkmaz, çıkarsa öyle salak salak örgüt içinde huzur, barış, sükunet aramaz çünkü dağda ne olduğunu herkesten iyi onlar bilir muhtemelen. Bir ara araştırmasanız sadece göz atsanız bile bu meseleye böyle bulaşmazdınız zaten.

Veya ne yazık ki Nazlı gibi hipodrom güzelleri beğendiği erkeği atıyla takip edemez, yarışa da çağıramaz çünkü orası Teksas filan değil, Mardin’dir. Kızlara country tarzıyla Mardin sürmesi çekerek modern eğitimli süsü veremiyorsunuz ve ayrıca daha yaşlı anne, teyze rolündekilere de Allah rızası için folklor giysileri giydirmeyin. Yöreselin de ayarı var yahu!

Neyse uzatmayalım ama olmuyorsa yapmasanız mı acaba, inanın çok ayıp oluyor. Çünkü bölgenin bugünü, dünü koskoca acılarla, tedavisi güç travmalarla doluyken başka reyting malzemesi aramak daha insan vicdanına yakışır.  

Yayın tarihi: 24.09.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (3)

Eleştirilen dizinin her şeyini anlatmışlar da adını yazmamışlar? ben mi göremedim?

25.09.2014 09:50:03 duygu köymez

Takipçiniziz Şenay hanım

24.09.2014 10:30:39 Gulbaharmete mete
3 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER