Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

YENİ TÜRKİYE’NİN YENİ KÜÇÜK AĞA’SI

 YAZARI TAKİP ET X
Şenay Tanrıvermiş’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

TVkolog Yrd. Doç. Dr.
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Küçük Ağa denilince eskiler bilir zamanında TRT’de bambaşka bir Küçük Ağa oynamıştı. Eskisinin derdi bir milyon, mücadelesi zor bir kahramanı vardı. Ne de olsa bir tarafta baskı içindeki İstanbul Hükümeti öbür tarafta işgaller ve ihanetçi çetelerle mücadele eden Kuva-yi Milliye, dahası lehte aleyhte fetvalar veren küçük gruplar sıkıştırıyordu. Tarık Buğra’nın ortaokul, lise müfredatlarında okutulan romanından uyarlanmış ve kaçacak başka kanal olmadığı için herkes tarafından izlenmişti. 80’lerin dar imkanlarına karşın dizinin bugün seyredilebilir titizlikte çekildiğini, hatta ilgililer için DVD’sinin de olduğunu söylemekte fayda var. Özellikle muhteşem oyuncu kadrosu sayesinde dizinin düzenli orduya geçişi anlattığı ve kurtuluş savaşının sadece düşmana değil, halkın içinde psikolojik ve dramatik pek çok kavgaya sebep olduğu öyle güzel anlatılmış ki epeyi düşündürüyor. Gerçi düşünmenin her türlüsünün demode olduğu, başa bela açtığı ve sadece kaygılanma dışında bir işe yaramadığı günlerdeyiz, değil mi?

Bugünün televizyonundaki Küçük Ağa’ya ne dersiniz? Şımarıklığın, sorumsuzluğun, sonradan görmeliğin, zorbalığın, gücün ve güce tapınmanın çeşitli detaylarla onaylanmakla kalmayıp yüceltildiği bir dönemi ne güzel özetliyor.

Yaramaz, çok bilmiş, şımarık ve uyanık 7-8 yaşlarındaki bir çocuğun etrafında dönen, ondan daha şımarık, saygısız, şehir magandası anne ve babasının hikayeleriyle çeşitlenen ve güneydoğu gerçeğinin hiçbir noktasıyla örtüşmeyen zengin Kürt bir dedeyle sözde güldüren ve bembeyaz sosyetik bir Türk bir anneanne üzerinden çatışması kurulan aile komedisi, acaba bu ülkede hangi aile tipine denk düşüyor? Var mı böyle bir aile yapısı ve varsa şirin, komik ve sempatik bulmak mümkün mü? Çocuk maşallah bir zamanların Macaulay Culkin’in Hollywood işi kahramanlıklarına, cinliklerine taş çıkartıyor. Ne ‘Evde Tek Başına’ ne ‘Richie Rich’ bizim yeni model küçük ağamızla yarışamaz çünkü çocuk içten pazarlıklı, plancı, entrikacı ve güç sahibi! Cidden çocuğun emrinde çalışan aşiret sahibi dedesi, doktor annesi, geri zekalı gibi davranan babası, herkesle yarışan anneannesi, elbette aşçısı, işçisi, servisi var. Son bölümde de eve bakıcı da alındı ama Küçük Ağa’nın hizmetçinin burnundan getirme taktik ve planları Ayşecik, Sezercik veya benzerleri gibi masumiyet, sempati barındırmıyor. En acıklısı ve acayibi de olayların çocuğun diliyle anlatılıyor olmasına karşın çocuğun çocuk gibi olmaması! Oysa herkesin çocukluğunu yaşaması gerekir ve bu yüzden de koskoca ağa zavallıdır aslında. Üstelik zavallı çocuğa birkaç sezondur oynadığı yüksek reytingli diziler sonrası yapılan pek ayrıcalıklı muamele nedeniyle çocuk gerçek yaşamda da büyük antipati toplayacak kadar masumiyeti kirletilmiş gibi duruyor. Geçen yıllarda katıldığı bir talk show sırasında bir çocuktan görülmesi itici bulunan konuşma ve davranışlarıyla sosyal medyada kendisine bir anda nefret kusulmasına sebep olmuştu. Elbette küçücük çocuklar gerçekle sanalı ayıramıyor, koskoca yetişkinlerin bile taşıyamadığı şöhretin altından başkalaşarak çıkmak zorunda kalıyorlarsa kızılması gereken büyüklerdir. Ama nerede öyle büyük? Büyükler öyle küçük ki çocuklardan medet umuyoruz işte!

Örneğin bakın doktor annenin sadece dizinin azıcık zaman diliminde yaptıklarına; Hanımefendi jeepine binip kız arkadaşlarıyla yemeğe çıkıyor ve dönüşte kendi deyimiyle Tofaş Şahin’li ‘iki apaçi’ peşlerine takılıyor. (Araba markaları üzerinden kodları çözümlemeye kalkmak için ayrıca yazı dizileri lazım, maşallah yazarken klişenin bir adım ötesine bakmamışlar ve kime ayıp oluyor diye akıllarına gelmemiş!) Küçük Ağa’nın annesi tabii kocasına telefonda şikayet ediyor hemen ve gereken yapılıyor. Polise gitmek, kurtulmaya çalışmak, konuşmak veya konuyu adamlarla kendi aranda halletmeye çalışmak gibi alternatifler aklına bile gelmiyor hanımefendinin. Kadın takipteki gençleri kocasıyla anlaştıkları yere kadar getirip bir alay eli sopalı ve vallahi aynı zamanda bir kısmı silahlı adama yem ediyor. Sonra kız arkadaşıyla dayak yemelerini izliyorlar ancak kayınpederi bu sahneyi bahçeden seyretmelerini istiyor. Kızlar içeriden seyredecekmiş! Adamlar resmen kendi özel güçleriyle insanları istedikleri gibi cezalandırmayı doğal bulmak bir yana şirin ve sempatik buluyor, bu durumdan komedi yaptıklarını sanıyorlar. Dizinin verdiği bu tarz korkunç mesajlar saymakla, yazmakla bitmeyecek kadar çok ve yoğun olmasına karşın özellikle çocuklar tarafından ailece seyredilmesi nedeniyle Küçük Ağa’nın acilen büyümesi gerekiyor sanki!

Nerede eski Küçük Ağa, nerede yeni Küçük Ağa? Demek yeni Türkiye’ye böyle görgüsüz, şımarık, utanmaz ve şiddet seveni daha çok yakışıyor. Bu arada gerçek şiddet, ateş, silah ve acıyla kavrulan ülkenin olaylarını seyircisine göstermeyip her dakika farklı ağalar yaratması ve izletmesi ise yeni Türkiye’nin çoktandır alışık olduğu bir anlayış belki de anlamayış! Ne yazık ki!  

Yayın tarihi: 09.10.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (2)

Diziden daha komik bir yazı:)

09.10.2014 09:30:01 Gulbaharmete mete

Elinize sağlık

09.10.2014 09:29:41 Gulbaharmete mete