Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

URFALIYAM EZELDEN VE İBO SHOW

 YAZARI TAKİP ET X
Şenay Tanrıvermiş’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

TVkolog Yrd. Doç. Dr.
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Urfalıyam Ezelden sezonun ardı ardına hayal kırıklığı yaratan işlerinden sonra son derece klişe görünen yapısına karşın yeni, sağlam ve en önemlisi aranan taze kanı pompalıyor. Üstelik Pazar akşamı yerini ve adresini bularak adeta İbo Show’un özlenen ve yeri doldurulamayan boşluğuna oturmuş görünüyor. Çünkü İbo’da pazar akşamlarının demirbaşı olarak seyircisinin karşısına çıkar, sadece şarkı, türkü söylemez konuklarıyla sohbet eder ve çok daha ilginç olarak kendi hayatını adeta bir masal, efsane, melodram gibi kendi ağzından anlatır, oynardı.

Vazgeçilmez olan sadece sesi değil ilginç, sürprizli, mücadele, entrika, başarı ve aşk dolu yaşamıydı. Aldatıyor, dövüyor, çok seviyor, itiraf ediyor, yalvarıyor, tehdit ediyor, ders veriyor ve duruma uygun şarkılar, türküler, uzun havalar, danslar ve halaylarla tek başına koskocaman bir diziyi oynuyordu adeta. Bir sonraki hafta yeni konuklarıyla kaldığı yerden devam ediyor ve showa katılanları kendi anlatısının figüranları olarak kullanmayı mükemmelen başarıyordu. Dolayısıyla İbo Show taklit ve benzerleri tutunamadılar çünkü sadece sohbet ve müzikle yapılan bir program yapmaya çalıştılar.

Urfalıyam Ezelden ise birbirinden değerli oyuncu kadrosu ve seyir keyfine doyulmaz performansları ile hemen dikkat çekti elbette. Konusu bol müzikle donatılınca ve öyküsü her ne kadar klişe gibi görünse de kan davasını intikama çevirmek istemeyen bir baba, sıra gecesi ekibinde ‘kadın olmaz’ kalıbını bozan bir itiraz, kocası öldürülünce kayınbiraderine verilen ve bir süre sonra kendisine ön görülen kadere aşık olan bir kadın aslında farklılık yaratıyor. Daha önceki konaklı ve sınıf çatışmalı dizilere benzemiyor çünkü kişilerin kendi iç savaşları hiç bunaltmadan hatta kimi sahnelerde incelikli esprilerle büyüyor. Bülent İnal’ın ağır ağabey rollerinden sonra omuz sallayan, türkü mırıldayan, gönlü hem yasaklı hem mecburi karısı Selva’yla ekiplerine katılan güzel şarkıcı Ceylan arasında kalan yeni imajı çok sıcak, samimi ve gerçekçi bir portre çiziyor.

Örneğin Selva’yla oğlanın okul alışverişindeyken gözü Ceylan’a benzettiği kıza kayıyor. Selva’nın telefonlarına cevap vermeyip büyük keyifle Ceylan’ın türkülerine eşlik etmeyi tercih ediyor. Aynen İbo Show’da Tatlıses’in bir şekilde eski eşleri ve yeni sevgilileri arasında kalışını bolca ima etmesi, kimi zaman anekdotlar halinde konuklarına anlattırması ve sonrasında türküsünü patlatması gibi! Ayrıca türkücünün bu sırada devirdiği çamların haddi hesabı olmaz, çoğunlukla kadın izleyiciyi delirtecek söylemleriyle dikkati her zaman üzerinde tutmayı başarırdı. Dizide de anlatının merkezinde sıra gecesi ekibinin hikayesi konulduğu için fazlasıyla kullanılan müzik sırıtmıyor ve Selva’nın türlü oyunlarla kocasını yatak odasına çekmeye çalışması ise trajik ancak iki kadın arasında gönlü kıvranan erkek açısından komedisi tanıdık bir alan açıyor.

Burada Dolunay Soysert’in hem masum hem de cinsel kimliğinin altını çizen tavrı ise kusursuz oyunculuğuyla iyice sivriliyor ve hiç rahatsız etmiyor. Kadın açısından çok anlamlı ve değerli var olma çabası diziyi oldukça güçlü, riskli ve renkli bir kulvara iyi ki bulaştırıyor. Sadece bu nedenle bile dizi övgüyü sonuna kadar hak ediyor.

Sonuçta hiç şüphesiz diziyi bir İbo Show uzantısı olarak değerlendirmek büyük haksızlık ve densizlik olacaktır ancak iki anlatının benzer motif ve temaları sürekli tanıdık birine benzettiğimiz ama adını hatırlamadığımız anıları, kişileri çağırıyor. Diğer yandan Settar Tanrıöğen’in yakalanması neredeyse imkansız şive başarısı, doğal, sıcak jest ve mimikleri, Meral Çetinkaya’nın bir kez daha büyülediği eşsiz babaanne performansı, Menderes Samancılar’ın Erol Taş’ı anımsatan acımasız, katı ve korkunç bir profil çizen kötü kalpli ağa canlandırması, diziye katılan Zuhal Olcay’ın her daim özlenen özel ve benzersiz enerjisi ve genç oyuncular Öykü Gürman, Cahit Gök, Güven Murat Akpınar ve Uğur Güneş’in dengeli, uyumlu ve tamamlayıcı canlandırmaları karşısında diziden kopmak ve başka kanallara geçmek cidden zorlaşıyor. Üstelik anlatı açıldıkça izleyiciyi kendine bağlayacak düğümlerin ilmekleri ilk iki bölümden atılmış görünüyor.Özetle Urfalıyam Ezelden ve seyircinin gönlü geçmez bu diziden…

Yayın tarihi: 22.10.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (2)

Merak ettim izlicem

22.10.2014 23:47:47 Gulbaharmete mete

Elinize sağlık

22.10.2014 23:47:35 Gulbaharmete mete