Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

PENGUENLERİ ÖZLEDİM!

 YAZARI TAKİP ET X
Şenay Tanrıvermiş’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

TVkolog Yrd. Doç. Dr.
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Yazarım yazmasına da içimden hiç gelmiyor. Bir sürü yeni dizi başladı ve gelecek olan yeni yapımların tanıtımı dönüp duruyor ama ne önemi var? Yani yazarım yazmasına da elim tutmuyor, elim tutsa yüzüm tutmuyor…

Televizyon haberlerinde sadece küçük bir haber olarak geçeceğini bildiğimiz Ahmet Atakan oğlumuzun kanı kurumadan nasıl dizi yazayım?

Hangi yarışmayı anlatayım? Kumandanın hangi tuşuna bassam vicdanlı bir kanal çıkar, bulamıyorum. Hepsi birinin yanında diğerinin karşısında durmak için yayın değil propaganda yapmıyorlar mı?

Ben aslında haberleri ve haber kanallarını da yazarım ama artık penguenleri koyduklarında bile daha dürüst olduklarını düşünmeye başladım. Hiç değilse açıktan biz sizi görmüyoruz, önem vermiyoruz, değersizsiniz demişlerdi. Şimdi güya haber yapar gibi yapıp çarpıtınca, evirip çevirince, azıcık gösterip kesip biçince ve yüreği paramparça insanların haberlerini araya sıkıştırıp geçiştirince benim de onları yazasım gelmiyor. Koca koca meydanları dolduran tazecik bedenler yerlere düşürülüp öldürülürken çatıdan mı damdan mı düştü gibi şüpheli durumlar yaratanlar şüphesiz vicdansızlar! Televizyonlar tam gaz eğlenceye, yalan haberle uyutmaya ve uydurmaya devam ediyorlar. Onlar hep aynı merkezlere kameralarını çevirdikçe gözlerimi kapatmak istiyorum. Kuvvetli bir bulantı kaplıyor içimi, yazmak istemiyorum.

Allah sizi inandırsın hangi dizinin hangi kanal da devam edip etmeyeceği canımı almıyor. Kim nerede oynayacak, hangi Hürrem’in çilleri makyajla kapatılıyor, hangi Leyla niye başka kanala taşındı bilmeden yaşayabiliyorum. En azından idare ediyorum. Ama Ahmet Atakan’ın babası ‘ben çocuklarımı büyütmek için 30 sene yurt dışında çalıştım’ deyince içim kanıyor ve en azından her kanalda 30 saniye kesintisiz olarak verilsin istiyorum. Hatta ben gün boyu, günler boyu ilk haber olsunlar ve suçlular cezasını mutlaka çeksinler istiyorum. Onların polisi benim de polisim olsun istiyorum. Ne imkansız değil mi? Çünkü suçlular güçlüler, hem de çok çok güçlüler ve bu yüzden de hep haklı çıkıyorlar ya da televizyon hep haklı çıkartıyor onları!

Ama işte böyle olunca ben yazarım yazmasına da, televizyonu açmak değil kapatmak istiyorum. Kumandanın hangi tuşuna bassam içime bin fenalık basıyor. Kalbimi ağlayan anaların babaların sesleri sarıyor. Doğurduğum doğurmadım bütün Ethemler, Ahmetler, Aliler, Medeniler, Abdullahlar ve onların olası sevgilileri, doğacak çocukları, yarım kalmış roman kahramanları hep beraber kadınlı erkekli üzülüyoruz. Evlatlarına değil olimpiyatlara üzülenlere kınalarını ve kanallarını iade etmek istiyorum.
 

Yayın tarihi: 11.09.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (1)

çok etkilendim bence en güzel yazınız olmuş umarım daha güzeli olmaz :.(

11.09.2013 15:09:00 nesligül erdirik