Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

LİGİN MARKA DEĞERİ

 YAZARI TAKİP ET X
Şenay Tanrıvermiş’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

TVkolog Yrd. Doç. Dr.
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Türkiye’de kol kırılsın yen içinde kalsın felsefesi her birimde kabul görmeye devam ediyor. Örneğin Fatih Terim’in ve Hasan Şaş’ın kaşı yarılıyor ancak kimse ne oldu diye sormuyor. Bütün muhabirler ülke futbolunun imajında kırılmalar, yarılmalar olmasın diye sanki kaşlarının modeli hep öyleymiş gibi üç maymunu oynuyorlar. Kafalar kırılsın, kaşlar patlasın ama ligin marka değeri düşmesin deniyor. İşte böyle yapıldığı sürece insan olma değeri ve uygarlık seviyesi bir kez daha yerlere düşüyor, parçalanıyor, kırılıyor. Toplu gömüler de olduğu gibi, topluca inkar edersek kimse ölmemiş gibi oluyor mu acaba?

Acı verici durumlardan korunmak için daha çok şizofreni hastalarında görülen inkar mekanizması toplumun bütün aygıtlarını sarmış sarmalamış galiba. Televizyon bu ideolojik aygıtların başında geliyor ve inkar mekanizmasının kusursuz çalışmasında başat bir rol üstleniyor. ‘Ey seyirci sen onlara değil, bunlara bak! Canını sıkma, her şey yolunda!’ mesajlarını haberleri veriş, hatta vermeyiş biçimleri, süreleri, sıralandırmaları ve tonları ile güçlendiriyor.

Bir süre sonra haberin kendini değil spikerin saatini, patlayan kaşı değil kaşkolu, sahaya atılan taşı değil direkte kalan topu konuşmak gerektiğine inanılıyor. Daha doğrusu böyle düşündüğünüze inandırılıyorsunuz. Patlayan kaşlar sadece güncel bir örnektir ve maalesef bu sistematik yanlış aileden başlayarak tüm kurumlarda güçlenerek devam ediyor. Aile içinde olan evde, okul içinde olanlar okulda, Pozantı içinde olanlar Pozantı’da, Sivas’ta olanlar Sivas’ta, Uludere’de olanlar Uludere’de kalır. Böylece ölen öldüğüyle, tacize uğrayan tacize uğradığıyla, sövülen sövüldüğüyle, dövülen dövüldüğüyle ve ölen öldüğüyle… Başta da belirtmeye çalıştığım gibi kol kırılır yen içinde kalır, patlayan kaşa bant yapıştırılır.

Bir derbi maçta ligin imajına leke gelmesin derken toplum realitesinin kaşı gözü patlar. Ama kimisinin gözüne batar, kimi görmemiş gibi yapar. Kamera her şeyi gösterirken kameraman gözünü kapar, muhabir ağzını bağlar, izleyici kulaklarını tıkar. Ligin fiyakasından geçilmez. Kol kırılır yen içinde kalır! Ne yazık ki, yen içinde çürüyen kangren kol kesilip atılamaz ve kokusu buram buram çıksa da kimse aldırmaz, aldıramaz.

Ayrıca bizim için her maçta böyle şeyler çok normal, alışmış kaşta bant durmaz!

Ancak bilinmelidir ki, şiddeti görmemezlikten gelmek mağdurları yok etmez ve şiddet bu şekilde onaylanmış hatta cezalandırılmadığı için teşvik edilmiş olur. Bu durumda sizce imajımız üç maymuna mı yoksa kafasını kuma gömen devekuşuna mı daha yakın? 

Yayın tarihi: 21.03.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (60)

spor haberi yapan programlar veya kanallar değil bunlar, doğrusu sadece futbol haberi yapan kanallar. bu çok önemli bir fark, tabii bizim spor anlayışımızda bu kadarcık.

haklısınız, çok teşekkürler. çok doğru bir ayırım bu.

27.03.2012 17:06:31 şenay tanrıvermiş

ligin marka değeri mi varmış ki bozuluyormuş. iyi bari bilelim de ona göre bozmayalım bizde:)) kendileriyle dalga geçiyor olabilirler mi acaba?

bence de bunca şikeyle bozulmayan ligin marka değeri nedense gerçekleri görmeyerek gayet düzgün olduğunu sanıyor belli ki... çok teşekkürler

27.03.2012 17:09:53 şenay tanrıvermiş
60 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER