Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

ÇÖP KADINLAR

 YAZARI TAKİP ET X
Şenay Tanrıvermiş’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

TVkolog Yrd. Doç. Dr.
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Yeni başlayan dizilerden birinde hayat kadını rolündeki karaktere bir milletvekilimizin adı verilmiş. RTÜK "Yok öyle bir şey olmamış" diyormuş.

RTÜK’e göre dizideki isim sadece milletvekilinin ismine benziyormuş, andırıyormuş. Sadece bir gazeteci ismin aynı olduğunu yazarak ortalığı karıştırmış. Ben hem okumadım hem de izlemedim ve bu yüzden kim daha haklı bilmiyorum. Ama önemli olan bu değil zaten! Kopan kıyametin büyüklüğü, şiddeti, verilen tepkilerin sertliği, acımasızlığı… Elbette bilerek yapıldıysa hiç hoş görülecek yanı yok ancak hayat kadınlarını bu kadar aşağılamaya da kimsenin hakkı yok.

İhtarname çeken milletvekili şunları söylemiş: “Bugüne kadar yaptığım çalışmalardan ve çıkışlardan dolayı pek çok kez hakarete uğramıştım ancak böyle bir şey ilk kez başıma geliyor. Bu bir yönlendirme ve rahatsız etme işi. Başka bir şekilde anlamak, buna tesadüf demek mümkün değil. Böyle bir rezaletle ilk kez karşılaşıyorum. Bu bir tür sindirme girişimi. Kanal yönetimi karakterin kendini tanıttığı kısımlarda soyadını bipleyeceklerini söylemiş. Bakacağız. Bipleyeceğiz dediklerine göre o karakteri beni düşünerek isimlendirdiklerini anlıyorum.”

Milletvekili tepkisinde çok haklı ve biplemek her seferinde o ismi yinelemekten çok daha dikkat çekici, uyarıcı ve kalıcı bir etki yaratır ayrıca. Ama ben milletvekilimizin durumu sindirilmek olarak algılamasına ve bu algıyı yaygın, kalıcı ve doğru bulan genel görüşe üzülüyorum, sinirleniyorum.

Artık milletvekilimizin söyleyeceği her söz aleyhine kullanılacak bir girdap olacağı için bunu sindirme girişimi olarak hissetmesi de çok anlaşılır bir sonuç. Keşke anlayamayacak kadar nötr ve temiz bir bilinçaltımız olsaydı! Öyle değil ne yazık ki! Bilinçaltımızın ortak ve bireysel katlarının her birinde kadın cinsiyetine yapılan vurgudan kan, gözyaşı ve sessiz çığlıklar susturuluyor.

Yine de en azından başka etkililer, yetkililer, iktidar sahipleri bir iki cümle de bu işi yaparak yaşamak zorunda olan kadınlar için söyleseydi şık olmaz mıydı? Evet, bir milletvekili bile bu şekilde küçümsenmeye çalışılıyor, karalanıyor, utandırılıyorsa gerçekten hayat kadını olarak yaşayanlar nasıl, nerede ve ne kadar eziliyorlar? Keşke birileri de şöyle bir şeyler söyleseydi... "Bu isim benzerliği çok ayıp ama daha da ayıp olan hayat kadınlarının bir milletvekilini aşağılamak için kullanılmasıdır. Onlara sahip çıkıyorum, sömürülen kadın bedeninin bir kez de bir milletvekili aracılığıyla kullanılmasına çok üzüldüm" filan gibi...

Yanlış anlaşılmasın çünkü ben milletvekilinin de bir hataya, hata değilse bile acze bu yolla düşürülmesine karşı çıkılması gerektiğini düşünüyorum. Kadın olmanın her türlüsünün yük, sıkıntı ve probleme işaret ettiği ülkemizde; milletvekilinden hayat kadınlığına kadar herkesin savunmada olması çok üzücüdür gerçekten. Bazılarının tamamen yok sayılması; çöp, ya da atık, ya da artık madde muamelesi görmesi ayıp olmalı artık!

Yayın tarihi: 29.02.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (38)

Şenay hanım çok doğru bır yazı. Hayat kadınlarının da insan olduğunu hatırlayan var, cooook şükür. Yorumunuza saglık, çok iyi kotarmissiniz:) teşekkürler

03.03.2012 01:50:51 Candan onur

:)))sizin guzel yorumunuza saglık sevgili candanay:) cooook tesekkurler

05.03.2012 10:00:22 Şenay tanrivermis

Demek istenirse kıyamet kopabiliyor ve tepki verebiliyormusuz. Halbuki ben artık tepkisiz oldugumuzu da sanırdim.

02.03.2012 23:40:05 Hakan Gormanic

Bana dokunmayan yılan bin dokunsun ama bana dokunursa kıyamet kopsun istiyoruz. Çok tesekkurler

05.03.2012 10:02:08 Şenay tanrivermis
38 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER