Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

BÜTÜN ŞEREF MESELEMİZ PARA, GÜÇ, İKTİDAR!

 YAZARI TAKİP ET X
Şenay Tanrıvermiş’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

TVkolog Yrd. Doç. Dr.
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Şeref Meselesi diziden ziyade İtalyan sineması tadında kıvamlı fragmanı ve hakkında yazılan çizilen olumlu yorumlarıyla beklentiyi yükseltiyordu çoktandır. İlk bakışta birbirinden farklı iki erkek kardeş ve gözü yükseklerde annenin Kuzey ve Güney’i hatırlattığı dizi işte yine o evlerden biri daha dedirtirken ters köşeye vurdu ve bölüm finali beklenmedik dramatik bir sahneyle şaşırttı, sarstı.

Tüm mal varlığını satıp savıp İstanbul’a gelen bir ailenin anında dolandırılıp hiçbir şeysiz kalışı, ailenin hor görülen ve başarısızlıkla suçlanan günah keçisi babası en baştan olacakları haber veriyordu aslında. Biraz Kayıp Şehir, Benim Adım Gültepe veya Yaprak Dökümü’nü anımsattı haliyle. Başarısız olunduğunda kaybedilen sadece para değil şeref, itibar, onur ya da adı artık her neyse o muallak değerler toplamıdır bilgisi dizinin adıyla ve bir bölümde tüm ana ve yan karakterlerle tekrar edildi.

şeref meselesi

Gel gör ki bu söylemin sebebi, sahibi ve asıl heveslisi olarak kadınlar adres gösterildi. Çünkü dizideki kadın karakterlerin hepsi zenginlik hırsından çatlamakla kalmıyor çatlatıyorlar. Örneğin anne, insanların kendi ailelerinin önünde diz çökmesini hayal ettiğini ve bunun için tek umudunun da özellikle serseri oğlu olduğunu oğluna söyler. Ne de olsa diğer oğlu akademisyen olmak isteyen, oturmuş kitap okuyan ve sürekli aileyi daha küçük ve makul olmaya çağıran uslu bir çocuktur. Bir diğer anne mahallenin en güzel kızının annesidir ve kızının istikbalinin zengin koca olduğunu açık açık anlatır. Sanki girilmesi hedeflenen bir üniversite ya da ülke anlatılır gibi ilerideki hizmetçileri, gezeceği tozacağı, giyeceği ve nasıl hesapsız harcayacağını ballandıra ballandıra dillendirir. İştah açar adeta! Aslında genç kızların da hayattan beklentisi anneleri gibi zengin ve yakışıklı bir erkektir. Yani adı ‘şeref meselesi’ olan bir dizinin tüm kadınları illa ki bir erkek hayali içindedir ve o erkek kendisini kesinlikle refaha, lükse ve güce ulaştırmalıdır.

Yine bütün kadınlar para avcısı, görgüsüz, saldırgan, hesapçı, üstelik Kezban, alabildiğine ezik ve kardeşi kardeşe düşürecek kadar hırs küpüdür. Kadınların kıyma makinesi gibi evlatlarını ve kocalarını lime lime ettiği ve sonucunda şereflerinin mesele edildiği bir hikaye ne kadar inandırıcıdır bilinmez. Yani Balat’ta geçen bir dizinin gençlerinin hangi sahilde karşılaştıkları, iki döşekle gelip nasıl ev döşedikleri, fakir mahalleli kızların hangi parayla bu kadar şık ve dekolte giyindikleri veya babanın tüm malı mülkü gerzeklik derecesinde bir güvenle hemen niye mafyaya kaptırdığı gibi inandırıcılık sorunsalları bir yana ‘şeref’ anlayışının anlaşılır gelmesi asıl inanılmaz gelmesi gereken değil midir?

Şeref nedir, ‘şeref meselesi’nin şerefi para ve güç müdür eğer öyleyse meselenin suçlusu yine çok fitne fesat kadın karakterler midir? Her işin doğrusu yanlış olmuşsa artık ve şeref eşittir güç, para ve iktidar sahibi olmaksa şerefsizlik meselesi diye bir diziye de acilen ihtiyaç doğmaktadır.

Kanal D yeterince reyting almadığı gerekçesiyle bitirdiği pek çok diziden sonra işi ‘şeref meselesi’ne çevirmiş ve şerefin para, güç ve itibar olduğunu ima eden bir diziyle gündeme oturmuştur. Kerem Bürsin, Şükrü Özyıldız, Yasemin Allen, Şükran Ovalı, Burcu Biricik, Alma Terziç, Taner Turan, Uğur Uzunel, Baki Çiftçi, Kağan Uluca, Sezin Bozacı, Hakan Salınmış, Şebnem Doğruer, Ahmet Dizdaroğlu, Şerif Erol ve Tilbe Saran’ın rol aldığı yüksek bütçeli yapımın ilk bölümü sosyal medyada gündem başlığı olmayı başarmıştır. Televizyondaki akıbeti ne olur bir bölümle bilinmez tabii! Gerçi ilk bölümden seyircinin alışkanlıklarını kırmasını beklemek acımasızlık olur zaten ve ne yazık ki öylesine acımasız bir sektör ki hemen devasa işlerin ipi çekilmekte, ipi çekilen anında unutulmakta, gidene üzülemeden yenisine sevinilmektedir. Yoksa yani eli kanlı reyting sistemi izin verirse dizi gayet iyi bir giriş yapmış ve şerefini kurtarmıştır.
 

Yayın tarihi: 26.11.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.