Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ADANALI MODASI YERİNE ANGARALI MODASI

 YAZARI TAKİP ET X
Şenay Tanrıvermiş’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

TVkolog Yrd. Doç. Dr.
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Bir ara dizilerin ihtiyacı olan komedi unsuru karakterlerin hepsi Adana’dan getiriliyordu sanki. Yani Adanalı sözünü esirgemeyen teyze, sinirli amca, sevecen ama feodal baba, koydu mu oturtan komiser, falan filan. Tabii modern şehir hayatının ritüellerini bilmeyen ve zaten öğrenmeye niyetlenmeyen taşralı karakterin kaba, patavatsız, kimi zaman saldırgan ve safça davranışları anlatıların espri kaynakları ve ilaçları olarak kullanılıyorlardı ve kullanılıyor. Ama tek farkla birkaç sezondur Adana out, Ankara in oldu.

Yeni çatışma kaynağı komik karakterler Adanalı değil Ankaralı olunca farklı bir taşra kültürünün dinamikleri moda oldu kendiliğinden. Bu Ankaralılar elbette Behzat Ç. Ağabeyleri gibi değil, daha çok vur patlasın çal oynasın pavyon kültürünün uzantısı yeni bir tür. Sanki kenar semtlerin eğlence anlayışının merkezileşmesine örnek teşkil ediyorlar gibi. Son zamanda her yerde çalması moda olan ‘Angara’nın bağları da büklüm büklüm yolları’ popülaritesinin devamında türetilmişler. Eh zaten Ankaralı Turgut, Ankaralı Namık, Ankaralı Yasemin gibi şarkıcıların kendi dinleyici kitlesi dışında bu şarkıcıları dinlemek için değil ‘eğlenmek’ için takip eden ciddi bir takipçi sayısı olduğu biliniyor. Herhalde Ankaralı karaktere yaslanarak komedi yapma cesareti de buradan doğuyor. Alıcısı çok, kolay tüketilen ve malzemesi hazır bir konuyla ‘Ankara’nın Dikmen’i de böylece ekranlardaki yerini alıyor. Dolayısıyla aslında köylü-kentli veya taşralı çatışmasından çok varoş semtlerin kendi ürettiği eğlence anlayışının merkezdeki sakil duruşundan besleniliyor.

Başrolleri Bülent Emrah Parlak, Gözde Kansu ve Burak Kut paylaşıyor. Parlak gerçekten parlak bir performans sergiliyor ve çok doğru jest, mimik ve ağızla Angaralı karakterinin hakkından fazlasını veriyor. Gözde Kansu ise şehirli ve sosyetik zengin olmaktan çok karikatür gibi kalıyor. Ancak bu Kansu’nun başarısızlığından değil metnin kendisine biçtiği kalıbın inandırıcı olmamasından kaynaklanan bir havada kalma durumu. Burak Kut ise karısı ve akrabası arasında sıkışan tatlı ve sıkıntılı arabulucuya çok yakışıyor. 

Ne var ki metin ‘halayıkken hanım olan kurna kırar tasıylan’ dedirten sözde şehirli, çok sosyetik, pek ponpiş, epeyi ciciş Kansu karakterinin ‘yok o kadar da değil’ dedirten uyumsuzluğu nedeniyle çoğu kere tepetaklak düşüyor. Yüzeysel bir kişilik yaratmak istenirken basit ve kültürel analizi zayıf, ayakları yere basmayan bir karakterin çığırtkanlıkları güldüreceğine bunaltıyor. Kaldı ki Ankara Dikmen’inin saflığı zeka geriliğine denk düşecek kadar ileri olunca iyice kopuyor dizi ve aksaklık eksikliğe dönüşüyor. Hele hizmetçi karakterine biçilen kişilik iğreti etmekten öte adeta boğazlıyor klişe ve tekrardan. Dizinin senaryosunun Gani Müjde’ye ait olduğunu öğrenince taşlar yerine oturuyor. Usta televizyoncunun nabza göre şerbet ve kitleye göre espri yapma yetisi neredeyse yıllardır tam otomatik çalışıyor. Yayından hemen kalkan pek çok dizisi olsa da reyting rekorları kıran ve yıllarca süren başarılı işlere imza attığı ve ülke hafızasına bazı lakap ve kelimeler yerleştirdiği de inkar edilemez elbette.

Yine genel olarak karakterlerin kalın konturlarla çizildiği ve karakter değil tipe dönüştüğü işlerden biri daha karşımızda. Karakter derinlik seviyesi en fazla 15 yaşa hitap eden pek çok senaryosunda olduğu gibi ara tonlara rastlanmıyor. Yakın televizyon tarihinde Müjde’nin pek çok kaliteli işe imza attığı, ancak kalıp yargılardan beslenen ve besleyen metinlerinin genellikle yetersiz olduğu da bilinen bir gerçektir. Belki de Müjde belli bir yaş kategorisine özel işler yapmalı ve zaten kendi kategorisinde çok başarılı olan bu dizileri ‘ergen dizileri’ olarak sınıflandırmalıdır. Kaldı ki genele değil özel kategorilere bariz bir ihtiyaç olduğu ve nabzı çok iyi tuttuğu da ortada. Hazır ortaya çıkmışken ‘aman Adanalı’ yerine hemen ‘Angara’nın bağları da büklüm büklüm yolları’ attırıvermek ve döktürüvermekte sonsuz fayda olabilir…
 

Yayın tarihi: 26.03.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (1)

aslinda konu iyi yerden ama,senaryo aksiyor.yonetmen zayif.bulent parlak abartili oynuyor,daha hayatin akisi seklinde oynamali.gozde kansu bu dizinin yildizi.

29.03.2014 21:31:27 ömer salih milli