Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KADINLARDA ORGAZM OLAMAMA PROBLEMİ VE TEDAVİSİ

 YAZARI TAKİP ET X
Şenay Eserdağ’ın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Orgazm, cinsel ilişkinin doruk noktasına çıktıktan sonra rahmin ve vajinanın ritmik kasılmaları ile kendisini gösteren duygusal tatmin süreci olarak tanımlanır. Bu süreçte cinsel haz en yoğun ve en keyifli şekilde yaşanır. Anorgazmi ise orgazmın olamaması durumudur. Anorgazmik kişilerde cinsel uyarılma olmasına rağmen “orgazm olamama” sorunu vardır ve bu durum kadınlarda birtakım içsel sıkıntılara neden olabilir. Kişinin kendisini kötü hissetmesi, özgüveninin azalması, konsantrasyon kayıpları, depresyon, eşe karşı gizli öfke ve evlilik sorunları en sık olarak görülen yakınmalardır.

orgazm olamama

KADINLARDA ORGAZM SORUNLARI NE ŞEKİLDE ORTAYA ÇIKAR?

Anorgazmi, yani cinsel ilişki veya mastürbasyon sırasında orgazm olamama veya oldukça zor olma sorunu birkaç farklı şekilde kendini gösterebilir.

• Rastgele (random) anorgazmi: Dönem dönem orgazmın yaşanamamasıdır.

• Koital anorgazmi : Elle klitorisin uyarılarak (mastürbasyon yoluyla) orgazma ulaşılmasına rağmen, cinsel birleşme sırasında erkek cinsel organı vajina içindeyken orgazm olamama sorunudur. Sık görülen bir orgazm patolojisidir.

• Erken orgazm: Kadınlarda çok nadir olarak görülür. Bu durum pek çok kadın için yakınılacak bir durum değildir. Çünkü kadınlar erkeklerden farklı olarak arka arkaya pek çok kez orgazm olabilirler.

• PGAD: ‘Sürekli Genital Uyarılma Bozukluğu’nun İngilizce kısaltılmışıdır. Orgazmın gün içinde kadının kendi iradesinin dışında ve çok sık olarak yaşanması durumudur. Aslında orgazmdan çok genital bölgede sürekli bir gerginlik ve kasılma durumu söz konusudur. Nadir görülen bu durum sosyal hayatı fazlasıyla olumsuz etkiler.

ORGAZM BOZUKLUKLARINDA GÖRÜLME SIKLIĞI NE KADARDIR?

Neredeyse günümüzde her üç kadından ikisi ilişki sırasında partnerleri ile orgazm yaşayamamaktadır. Pek çoğu bunu kaderi olarak kabul ederken, bir kısmı çözüm arama yollarına gitmektedir.

ANORGAZMİ NEDENLERİ NELERDİR?

En sık nedenler arasında kişinin kendisi ile ilgili psikolojik faktörler, çevresel faktörler, eş uyumu ve kültürel faktörler sayılmaktadır.
Psikolojik nedenler arasında genellikle cinselliğe bakış ve oto-kontrolü kaybetme korkusu yer alır. Diğer etkenler arasında ise yaşanmış cinsel travmalar, depresyon, problemli bir çocukluk döneminin olması, mükemmeliyetçi kişilik tipi, düzenli ve sağlıklı bir aile yaşantısının olmaması, baskıcı ebeveynler, partner ilişkisinin iyi olmaması, ergenliğe geçiş döneminde problemli veya travmatik cinsel deneyimlerin yaşanması ve cinsel kimlik çatışmaları sayılabilir. Ayrıca, erkek eşteki erken boşalma ve ereksiyon problemleri de kadınlarda anorgazmi sebebidir.

Orgazm bozukluklarının % 5'den daha azında ise altta yatan organik bir sebep vardır. En sık karşımıza çıkan sebepler; şeker hastalığı, kronik alkolizm, nörolojik bazı bozukluklar, antidepresan veya doğum kontrol hapı gibi bazı ilaç tedavilerinin kullanımı yer almaktadır.

EN ÖNEMLİ CİNSEL ORGANIMIZ ‘BEYNİMİZ’

Orgazmın asıl işlevi kadın ve erkeğin bedenlerinin birleşmesi sırasında kurulan bütünlüğün ruhsal anlamda da sağlanmasıdır. Yani hazzı, partnerle birlikte doruklarda yaşamaktır. Bu şekilde partner veya evlilik ilişkileri güçlenmektedir.

Burada unutulmaması gereken önemli bir nokta; en önemli cinsel organımızın beynimiz, en büyük cinsel organımızın ise cildimizin olduğudur. Bir kadın yalnızca kendi erotik düşünceleri ile hatta klitoral uyarı olmaksızın bile orgazmı yaşayabilir. Düşünce kadın bedeninde bu kadar etkilidir. Diğer taraftan cinsel ilişki sırasında tam bir cinsel tatmin için partnerle uzun süreli bir ön sevişme ve dokunmanın önemi de büyüktür.

GEBELİK OLUŞUMU İÇİN ORGAZM OLMAK ŞART MI?

Bilimsel olarak gebeliğin oluşumu için orgazm şart değildir. Başka bir görüşe göre ise, cinsel ilişki sırasında erkeğin boşalması ile birlikte vajina içine atılan spermlerin fallop tüplerine ulaşımında, kadının orgazmı sonucunda rahminin kasılması spermler üzerine bir “vakum etkisi” oluşmakta ve böylelikle gebelik olasılığı artmaktadır.

“KADININ BOŞALMASI” DİYE BİR ŞEY VAR MIDIR?

Orgazm sırasında vajina, rahim ve makat kısmında ritmik kasılmalar ile birlikte kadının idrar yaptığı delik (üretra) açılabilir. Üretranın açılması ve bu ritmik kasılmalar sonucunda dışarıya bir miktar idrar çıkışı olabilir. Bu durum bazı yazarlar tarafından bu durum “kadının boşalması” olarak tabir edilmektedir. Bazı bilim adamlarına göre ise kadının boşalması sırasında akan sıvı, vajina girişinde bulunan bezlerin salgılarından oluşmaktadır.

ORGAZM OLMAK ÖĞRENİLEBİLİR Mİ?

Kadınlar aslında orgazm konusunda erkeklerden daha şanslıdırlar. Bir kadın tek bir ilişkide birden çok orgazma ulaşabilir. Ancak sorun yaşayan kadınlarda bazı cinsel terapiler ve tıbbi uygulamalar mevcuttur. Uygulanan cinsel terapilerle bir kadına cinsel ilişkiden daha fazla zevk alma, cinsel tatmini arttırma, orgazm olma öğretilebilir ve hızla geliştirilebilir. Cinsel terapilerdeki bu süreç genel olarak 8-12 seansı içermektedir ki; bu da yaklaşık 1-2 aylık bir tedavi süreci demektir. Uygulanılan cinsel terapiler sonucunda kişilerin yalnızca cinsel hayatları renklenmekle kalmaz; öz güven duyusu artışına paralel olarak kişilerin hayatları üzerinde pek çok pozitif değişimler oluşmaktadır.

CİNSEL HAZ VE ORGAZMI KOLAYLAŞTIRAN TIBBİ UYGULAMALAR NELER?

Günümüzde, özellikle son yıllarda uygulanan vajinal lazer, genital radyofrekans ve genital PRP (Plateletten Zengin Plazma) uygulamaları ile genital bölgedeki kan akışı attırılabilmekte, bölgesel hassasiyetin artışına bağlı olarak orgazm fonksiyonu da kolaylaştırılabilmektedir. Ülkemizde ve tüm dünyada henüz çok yeni olan bu konular için alanında uzman hekimlerin tercih edilmesini öneririz.  

Yayın tarihi: 30.05.2019
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.