Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

HALA OLDUM BEN!

 YAZARI TAKİP ET X
Sarı Şeker Sema’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Işığım
 
 

  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

3 Ocak günü yeğenim Ela'yı kucağımıza aldık. Yani şu sıralar kendisi yaklaşık 3 aylık. Ela hayatımıza yeni bir heyecan ve renk getirdi ama aynı zamanda unuttuklarımızı da hatırlattı. Bir çoğunuz deneyimlediniz ya da duydunuz bir bebeğin en zor zamanları ilk 3 ayıdır.

Dünyaya alışma evresi, emme problemleri ve beraberinde gelen gaz problemleri, sarılık, bağışıklık sistemi gibi uzayıp giden bazı konu başlıkları var. Evde değişen düzen anne babayı ve hatta aile büyüklerini de çok etkiliyor. Durumdan en çok etkilenen tahmin edebileceğiniz üzere anne. İster sezaryen olsun ister normal, doğum başlı başına önemli bir operasyon ve normal şartlarda gribal enfeksyon gibi yaygın bir hastalıktan dolayı bir serum bile taktırsak ilgi bekleyen bizler anne olunca kendimizi unutup dünyadaki en yakın tanıdığı biz olduğumuz için yardımımıza muhtaç olan o miniğe odaklanıyoruz.

Aslında evdekilerin ve ziyarete gelenlerin de ilgi odağı yeni doğan minikler oluyor. Birisi de akıl edip anneye halini hatrını sormuyor. Aslında bu dönemlerde en düşünceli davranış mümkünse bebeği oyalayabilmek, uyuyorsa göz kulak olmak ve anneye kendisine ayıracağı kısa da olsa biraz zaman hediye etmek. Evet, hediye diyorum çünkü anne olduktan sonra kendine ayırdığın kısıtlı zamanlar hediye gibi geliyor.

Mümkünse yeni annenin çevresinde bulunanlar anneye kendisine zaman ayıracak fırsatlar versin, inanın bunun bebeğe de pozitif yansımaları olacaktır. Yeni annenin sıcak bir çay ya da kahve içmeye, yemek yemeye, acele etmeden duş almaya hatta kuaföre gitmeye o kadar çok ihtiyacı olur ki... Sırf markete gitmek bile ok önemli bir aktivite olabilir onun için ama bebeği de ancak çok güvenebileceği birine emanet edebilir yoksa gidemez, içi elvermez, bu sebeple çocuğa bakabileceğinizin güveniniz de hissettirmelisiniz.

Bizim minik emme konusunda ilk başlarda biraz problemliydi, artık doğru pozisyonu bulamadığından mı nedir bir türlü tabir-i caizse "cop cop" ememiyor, bu yüzden çok sinirlenip terör estiriyordu evde. Karnı doymadığı için uyku konusunda da sorun yaşıyordu. Onları GebbePınar lakablı Emzirme ve Doğum Koçu Pınar Mallı ile tanıştırdım. Pınar kısa sürede sorunu çözdü, anneyi de bebeği de rahatlattı ve bizim minik Ela'mız çok güzel bir şekilde emmeye başladı. Şu an boyu da kilosu da gayet iyi, anne sütünden baka besin almıyor ve anne sütü de gayet yarıyor minnoşa.

Ben hiç anne sütü emmemişim, annem de çok gençmiş, kimbilir ne sorun vardı, annem tecrübesiz, sosyal medya yok, böyle uzmanlar yok. O zamanlar böyle kolay hazırlanan mamalar da yok, pirinç ununu sütle pişiriyorsun, emzirmek daha kolay, gece uykulu da olsan bebeğin besini hazır, emzir ve uyut ama mama öyle mi onu hazırla, fazla sıcak olmasın, soğuk olmasın ayarlayana kadar uykun bile kaçar. Annem çok ağlamış ben nasıl mama hazırlayacağım diye ama olmamış işte, emmemişim. Şimdi annem dedi ki "Pınar gibi birisi olsaydı belki sen de anne sütünü kabullenip uzun süre emecektin." Kimbilir belki Pınar olmasaydı Ela da benim gibi anne sütünü bırakıp mamayla beslenecekti. böyle durumlarda yardım almaktan çekinmeyin, her şeyi kendi başınıza halletmeye kalkmayın sevgili anneler. çevrenizden "ne gerek var?" yorumları da gelebilir ama siz kendiniz ve yavrunuz için en iyisini bilirsiniz.

Işık artık bebeklikten çıkıp artık tamamen kendini idare edebilen bir birey olduğu için minik Ela ile her şeyi yeniden yaşamaya başladık, maceralarımızı paylaşmaya devam edeceğim.

Sevgiyle kalın...

Yayın tarihi: 15.04.2019
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.