Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ÇOCUĞUM SAĞLIKLI BESLENİYOR MU?

 YAZARI TAKİP ET X
Sarı Şeker Sema’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Annelerin en çok kaygılandığı konudur "Çocuğum sağlıklı besleniyor mu?"

Anne olmadan önce çocuğunu sürekli yedirmekle uğraşan anneleri görünce "neden ısrar ediyor ki, canı isterse, acıkırsa yer zaten, yemiyorsa bırak gitsin" diye düşünmedim desem yalan olur. Sonra o meşhur karma devreye girer "anne olunca anlarsın!" Doğru, anlıyorsun.

Anneleri en çok zorlayan, çocuğunun doğru beslenip beslenmediği, doyup doymadığı, daha fazla ve daha yararlı yiyecekleri nasıl yedirebileceğidir.

Bu konuda annesini çok zorlamış bir çocuktum. Şimdi tabii annemin neler yaşadığını daha iyi anlıyorum. Ben çok çektirmişim anneme, daha doğduğum andan itibaren isyankar kimliğimle anne sütünü reddetmişim. Hiç emmemişim, bakın öyle bir kaç ay ya da kırkım çıkana kadar değil, hiç! Bir anne için ne zor bir durum. Yaşı oldukça genç olan annem ağlarmış, "ben gece kalkıp nasıl mama hazırlayacağım?" diye. Haklı tabii, emzirmek kolay, alıyorsun yanına bebeğini, ver ağzına memeyi, yatağında uzanarak emzir. Mama öyle mi ya? Kıvamını tutturdum mu, sıcak mı soğuk mu? Çocuğun ağzını yakmayalım kaygısıyla zaten uykun açılır, Bebeği besleyip sen tekrar dalana kadar çocuk bir daha acıkır. Bir de o zamanlar böyle kolay hazırlanan mamalar da fazla yok, olan da bir memur ailesi için bütçeyi aşar. Haydi bakalım pirinç unu ve nişasta ile hazırla mamaları gecenin köründe! Bu vesileyle "Anneler Günü" yaklaşırken anneme extra extra teşekkürlerimi sunuyorum.

Sonrasında da çok nazlı yemek yiyen bir çocuk oldum. 7 yaşına kadar da tek çocuktum. Sırf heveslenip yiyeyim diye mahallenin bütün çocukları bize çağırılırdı. O zamanlardan içime işlemiş hala çok severim evim arkadaşlarımla dolsun taşsın, sürekli sofralar kurulsun. Şen şakrak hep beraber yensin, içilsin. Bir de belki iştahım açılır, yeme alışkanlığı kazanırım diye eve koli koli bisküvi, çikolata alınırdı. Al işte, şimdiki tatlı, çikolata hastalığımın da sebebi bu olmalı!

Hep çok zayıf bir çocuktum, zaten az yiyorum bir de sokaktan içeri girmezdik. Parklardaki oyuncakların tepelerinden inmez, sokaklarda seksek, lastik, hulahop, topaç, birdirbir, saklambaç, ebelemece gibi envai çeşit oyunlar oynardık hava kararana kadar. Obezite diye bir kavram henüz literatürümüze girmemişti

Yıllar geçti ben de anne oldum, hiç anne sütü almamış biri olarak oğlumun bu kadar bağımlı olacağını tahmin etmezdim, Işık 'ı 19 ay emzirdim. Ona kalsa daha devam edecekti ama kilo alımı olması gerekenin altında olduğu için biz kesmek zorunda kaldık. Emzirme meselesi başlı başına bir konu. Onu başka yazıda daha detaylı ele almayı düşünüyorum

Geçtiğimiz çarşamba günü Diyetisyen Güneş Aksüs ve Klinik Psikolog Pınar Mermer birlikte "Çocuğum Sağlıklı Besleniyor mu?" başlıklı bir seminer verdiler. Kendi alanlarında çok başarılı olan bu iki kadın aynı zamanda anne oldukları için mesleki bilgilerinin yanında deneyimlerini de paylaştılar. Neden bir diyetisyen ve bir psikolog bir araya geldi derseniz yemek yemenin sadece fiziksel etkileri olmadığı, aynı zamanda bir sosyal aktivite olduğu, ilerideki yeme alışkanlıklarımızı ve davranışlarımızı da etkilediği artık uzmanlar tarafından sıkça söz edilen bir konu.

beslenme

Yazımın başında kendi çocukluk maceralarımdan bahsederken anlatmış olduğum gibi çocukken yaşadıklarımız, ailemizin bize kazandırdığı yeme alışkanlıkları, ısrarları, zorlamaları ilerleyen yıllarımızda birçok davranışımızı etkiliyor. "Yemek yemek" hayatımızı devam ettirmemizi sağlamanın yanı sıra sosyal ve psikolojik etkileriyle de büyük önem taşıyor.

Bu seminerlerin devamı gelecek. Mutlaka katılmanızı öneririm. Hem “doğru mu yanlış mı yapıyorum?” sorusundan kurtulur hem de bilmediklerinizi öğrenirsiniz. Üstelik samimi bir ortamda sohbet kıvamında geçen seminerde rahatlıkla sorularınızı da yöneltebilirsiniz.

Bu arada Klinik Psikolog Pınar Mermer’in “Yavaş Ebeveynlik” isimli kitabı çıktı.

ebeveyn

Kitabı elinize aldığınız anda daha ismini okuyunca fark ediyoruz ki hayat çok hızlı akıyor ve biz sürekli bir yerlere yetişme telaşındayız. Pınar öyle güzel anlatmış ki neden yavaşlamamız gerektiğini. Ayrıca Diyetisyen Güneş Aksüs’ün de yakın zamanda ikinci kitabı piyasada olacak. Sağlıklı beslenme konusunda gerçek diyetisyenlerin verdiği bilgilere güvenebiliriz sadece.

Sağlıklı, mutlu, keyifli günler dileğiyle…
 

Yayın tarihi: 03.05.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.