Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

BİZE HER GÜN BAYRAM

 YAZARI TAKİP ET X
Sarı Şeker Sema’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Geçen haftalarda bakıcı konusunda yaşadıklarımı, düşüncelerimi yazmıştım size. Meğer bu konuda ne çok dertli anne-baba varmış. Yazan-arayan tanıdık-tanımadık birçok ebeveyn bakıcı arayışında, kiminde tek çocuk var kiminde iki. Onları güvenilir birine bırakıp gitmek kolay değil ki…

Daha önce de yazmıştım, çocuğun bakımı tamamen sizin hayat tarzınıza, tercihlerinize göre şekilleniyor, kimi işe bir süreliğine ara verip kendisi bakmayı tercih ediyor, kimi büyükannelerden yardım alıyor kimi de kendisine hem çocuk bakımında hem ev işlerinde yardımcı olacak birini buluyor. 2 yaş civarlarından itibaren tam gün okula vererek bakıcısız idare etmeye çalışan, sabah okula bırakıp çıkışta alan ebeveynler de var. Ancak çocuğu 3 yaşına kadar kendisine refakat edecek biri olmadan okul ortamına bırakılmasını pek tavsiye etmiyor uzmanlar. Bu yüzden 0-3 yaş aralığındaki oyun grupları genellikle refakatçi eşliğinde olur, ayrıca bu dönemde kendi evinde bakılması çocuğun gelişimi açısından daha faydalıdır. Son dönemlerde çalışan annelerden gelen talepler doğrultusunda 3 yaş öncesi sınıf açan anaokulları da çoğaldı.

Dediğim gibi bu tamamen sizin tercihiniz, örneğin benim oğlum kreşe başlasa da evde mutlaka yatılı bir bakıcı abla bulunması gerekiyor, işim gereği akşamları da gitmem gereken yerler olabiliyor. Yalnız ben şimdiye kadar Işık’tan sadece 1 gece ayrı kaldım. İş seyahati dolayısıyla 1 gece kalmak üzere Alanya’ya gitmiştim 2013 Eylül’de. Bunun dışında henüz uzun süreli bir ayrılık yaşamadık. Şehir içindeyken çok gezen birisi olsam da sonuçta gece mutlaka evdeyim ve uyandığı zaman hemen yanına koşabilecek durumdayım. Oysa çok rahatlıkla şehir dışına ufak kaçamaklar yapan, sık sık çocuklarını bırakabilen kişiler görüyorum çevremde. Anne babaya çok bağımlı olmamaları güzel bir şey ama ben galiba çok uzun süre ayrı kalmaya henüz kendim de hazır değilim. Bakalım belki bu yaz yine iş bahaneli olarak bir deneme yapabilirim, acaba birkaç gün oğlumdan uzak kalabilecek miyim? Acaba bağımlı olan ben miyim yoksa oğlum mu? Zaman gösterecek ve tabi sizlerle paylaşacağım.

Bu arada yeni bir bakıcı abla bulduk ancak alışma süreci hala devam ediyor. İlk günler bizimki epeyce reddetti. Tam da 2 yaş sendromu ve her şeye itiraz etme, hayır deme döneminde yaşandığı için yeni gelen ablayı hemen bağrına basmadı tabii. Yalnız ablamız şansımıza sabırlı ve sakin. İlk günlerinde babaannemiz de yanımızda kalarak yardımcı oldu alışma sürecine. Birkaç gün önce babaanneyi memleketi Konya’ya uğurladık. Gündüz saatlerinde ufak ufak yalnız kalmaya başladılar. Bakıcı ablanın dediğine göre ben yokken hiç problemleri yok ama ben evdeyken beslenme, uyuma, bez değiştirme, giydirme ve yıkama gibi temel ihtiyaçlarında hep beni istiyor. Hazır annem de üstüme düşüyorken sonuna kadar kullanayım diyor galiba. İlk günlerde alışacak mı diye ciddi endişelerim olmuştu ama zor zamanları atlattık. Şimdi sular daha duruldu. Yine de 2 yaş sendromu dolayısıyla sağı solu belli olmuyor bu bıdığın. Tamam dediğine iki dakika sonra hayır istemem diyor. Hayır dediğine evet diyebiliyor. Bu süreçte anne babayı kullanabildiği kadar kullanıyor, bu yüzden bizde bazı günler “oynatmaya az kaldı” durumu yaşanıyor.

Anlayacağınız bize her gün bayram ama gerçek bir bayram daha geldi çattı, hep bizim çocukluğumuzdaki bayramları anlatıp duruyoruz ya, çocuklarımıza da ileride güzel anılarla hatırlayacakları bayramlar yaşatalım.

Herkesin bayramını kutluyorum ama biliyorum ki dünyalılar için gerçek bayram masum çocukların ölmediği gün yaşanacaktır…

Sevgiler…

Yayın tarihi: 28.07.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.