Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

ANKARA'NIN BAĞLARI

 YAZARI TAKİP ET X
Sarı Şeker Sema’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Yıllardır en sevdiğim söz; "Müzik Ruhun Gıdasıdır " bunu baz alırsak bir radyo programcısı olarak ben de gıda mühendisiyim. Aman gerçek gıda mühendisleri alınmasınlar, bizimki işin esprisi.

Düşünün müzik, hayatımızda ne kadar önemli, halayıyla oyun havasıyla düğünümüzde, ağıtıyla, ilahisiyle, uzun havasıyla cenazemizde hep müzik var.

Müziğin çocuk gelişiminde büyük etkisi olduğu biliniyor. Henüz sizlere veri sunabileceğim bilimsel bir araştırma yok ama konuşmaya başlamadan önce müziğe tepki verdikleri uzmanlar tarafından kabul görüyor. Biz de farkında olmadan bebeklerle melodik bir sesle konuşuyoruz.

Radyo

Son yıllarda birçok anne bebeği henüz karnındayken ona müzik dinletmeye başladı. Ben de onlardan biriydim. Koyardım kulaklığı karnımın üstüne "Mozart for Babies" tarzında müzikler dinletirdim. Gel gör ki oğlum doğduktan sonra favori şarkıları "Gangnam Style ve Ankara'nın bağları" oldu, “ben nerede yanlış yaptım?” diye sordum kendime. Aslında çocuk da ne yapsın anne karnında her gün radyoya gide gele bakkal müzik üzerine master yaptı. Ayrıca Türk Pop’unun da uzmanı oldu. Bazen sanatçı arkadaşlarımız albüm dinlemeye çağırdığında hangi şarkıda tekmelerse o şarkı için tutar diyorduk. 

Radyo

Hamilelik döneminde sunuculuk yaptığım organizasyonlar oldu, sadece pop müzik dinlemedi, yerli yabancı caz müzisyenlerinin konserlerini de sundum. Yani bizim ufaklık değişik tarzlarda müzikler duyarak gelişti, büyüdü ama dünyaya geldiğinde seçtiği şarkılara bak!

Doğduğu dönemde yer gök Gangnam Style ile inliyordu, nereyi açsan duyardın zaten ama Ankara'nın Bağları'nı hiç dinletmedik. Işık 15 aylıktı sanırım, Alanya'da bir arkadaşımızın restoranında otururken yan tarafta doğum günü kutlaması esnasında CD'den Ankara'nın Bağları çalmaya başladı. Bizimkinin kalkıp bir oynayışı var ki görmeliydiniz. Meğer çocuğun içinde seymen yatıyormuş da haberimiz yokmuş. Yalnız bu Ankara’nın Bağları’nı sevmeyen çocuk görmedim, türkünün tuhaf bir büyüsü var, hemen çocukları sarıyor. Sonrasında Işık konuşmayı geliştirdi ve biz de ağırlıklı olarak çocuk şarkıları dinletmeye başladık, şu an 25 aylık ve birçok şarkı biliyor. 

müzik

müzik

Bunları neden mi anlattım? Geçenlerde diyetisyen arkadaşlarımızın ofis partilerine gittik. Cumartesi akşamüstü olduğu için Işık'la beraber katıldım bu organizasyona, benim gibi birkaç anne daha çocuklarıyla gelmişti. Yeme içme faslı geçtikten sonra müziğin sesini biraz yükselttiler. Bizimki, çoğunu ilk defa gördüğü insanlara aldırmadan attı kendini ortaya ve özgün figürlerle dans etmeye başladı. Akranları da vardı ama Işık’a şaşkın şakın bakmakla yetindiler. Yabancı bir ortamda utanıp sıkılıp annelerinin arkasına saklanan çocukları her yerde görmeniz mümkün, ben hep sosyal yönü kuvvetli bir çocuğum olsun istemiştim. İstediğim gibi de oluyor sanırım. Yabancı bir ortamda medeni cesaret gösterip kendini piste atmasının temelinde evde beraber bol bol dans etmemiz yatıyor. Tabii Işık’ın 7 aylıkken başladığı, haftada 2 gün devam ettiği erken eğitim merkezinin de bunda katkısı büyük. Ancak bu imkanı bulamayanlar da evde çok basit yöntemlerle kaliteli zaman geçirebilirler. 

Öncelikle doğduğu andan itibaren ona şarkı söylemekten çekinmeyin. Sesinizin ne kadar iyi olduğu önemli değil çünkü bir bebek için en güzel ses annesinin sesidir. İlk aylarında rahatlatıcı müzikler dinletmeniz tavsiye edilir. Zamanla dış uyaranlara daha açık olmaya başladıklarında ritmik ve tekrar eden sözleri olan şarkılar dinletmeniz konuşma gelişiminde de büyük katkı sağlar. Yeni yeni yürüyen çocuğunuzun ellerinden tutup dans etmenizin de yürüme sürecine yardımcı olacağını hatırlatmak isterim. Ayrıca ritm duyusu gelişmiş çocukların okul çağında matematikte başarılı olduklarını söylüyor uzmanlar. Ritm, müzik ve matematik arasındaki ilişki yüzyıllardır bilinir, o muhteşem konçertoları, sonatları, operaları besteleyen klasik müzik bestecilerinin birer matematik dehası olduğu kesin.

Günümüz çocuklarını yanlarında bir yere götürdüklerinde sustururcu olarak ellerine tablet veriyor anne-babalar, elbette bilişim çağında onları teknolojiden uzak tutmak çok zor. Gördüklerini isteyecekler ancak çocuğunuza günde 1 saat olsun vakit ayırıp, beraber müzik dinlemek, şarkı ezberlemek, dans etmek aranıza mesafe girmemesini sağlar, çocuğunuza dijital dünyadan başka paylaşımların da olduğunu öğretir. Çekinmeden çocuk şarkılarını ezberleyebilirsiniz, yeni nesil çocuk şarkıları var belki ama bizim çocukluğumuzdan beri değişmeyen şarkılar da var, “Mini mini bir kuş, Küçük kurbağa, Ali Baba’nın Çiftliği, Arkadaşım Eşek, Daha Dün Annemizin” hala çocuklar için Top 5’te yer alan şarkılar. Türk pop çalan bir radyocuyum ama son 2 yıldır bu şarkılar üzerine ihtisas yaptım bana güvenin.

Müziğin hayatımızdan eksik olmadığı günler dileğiyle…

Yayın tarihi: 18.04.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.