Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

0-3 YAŞ DÖNEMİ- 2. BÖLÜM

 YAZARI TAKİP ET X
Sarı Şeker Sema’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Geçen hafta oğlumun ilk 36 ayında neler yaptığımızı anlatmıştım. Bu haftaki yazımda da bu 36 ay süresince istesem de yapamadıklarımı yazıyorum. Belki siz de benzer şeyler yaşıyorsunuz. Bakın ben oğlumun 0-3 yaş aralığında neleri yapamadım?

Sanal dünyadan uzak tutamadım

İlk 24 ay televizyon ve bilgisayardan uzak tutun diyor uzmanlar. O pek mümkün olmadı. Oğlumuz uyanık olduğu sürece hiç dizi, sinema filmi, haber vs izlemedik. Ama zaman zaman televizyonumuz açık oldu. İlk başlarda çizgi filmlerden pek anlamadığı için genelde müzik kanalları açık olurdu. İlk 24 ay gerçek ve sanalı ayıramazlarmış, bu sebeple tv ve bilgisayar zihinlerini karıştırırmış. Bu durumda bizimki izlediği kliplerde yola çıkarak "ben küçükken bizim evde bikinili kızlar vardı, nerede onlar acaba?" diyebilir. Şaka bir yana, o dönem ağırlıklı olarak yabancı pop video klipleri izledi. Ayrıca onun fotoğraf ve videolarını çekmek için 7x24 elimizde telefon olduğu için telefondan, tabletten, internetten uzak tutamadım. Mümkün olduğu kadar kitaplarla da haşır neşir olmasını sağlamaya, bol bol resim yapmasına imkan yaratmaya ya da oyun hamuru ile oynamasına gayret ettim ama tüm bunların yanında bilgisayar oyunları da hayatımıza girdi.

0-3 yaş dönemi

Süt içiremedim

Anne sütünü uzun süre severek içen oğlum, devam sütü ve inek sütün ağzına sürmedi. Neler neler denedim, ambalajında Şimşek McQueen olan sütler mi dersiniz, çilekli, çikolatalı, muzlu çeşitler mi dersiniz, hepsini denedim. Sütlü kahve bile yaptım. Her seferinde cevabı net oldu; "Ben süt sevmem!" Çevremde çok duyuyorum, peynir, yumurta yemeyen çocuklar da var. Benimki de peyniri, yumurtayı, yoğurdu, ayranı sevdi de sütü sevemedi. Gerçi beslenme uzmanlarına sorduğumda inek sütü yerine probiyotik açıdan zengin olan yoğurdu tercih etmesi daha sağlıklıymış. Bu ufaklık gurme mi ne?

Annemin istediği gibi obur bir çocuk yetiştiremedim

Geçen üç yıllık çocuk yetiştirme maceramda annem sık sık yanımda oldu. Ancak bir türlü Işık'ın yediği yemekten memnun olmadı, yedikleri hiç yeterli gelmedi, ona torunu hep zayıf ve çelimsiz göründü. Şişman çocuk iyi değilmiş desem de tatmin olmadı. Ne yazık ki ilk torunu onun hayalindeki gibi hapur hupur yemek yiyen bir çocuk olmadı. Ben de küçükken yemek konusunda çok çektirmişim anneme, çok mız mız yemek yemeyen bir çocukmuşum. Tarih tekerrür etti. Ama kendimden biliyorum ileride iştah açılıyor, hem de durdurması zor oluyor.

0-3 yaş dönemi

Kreş olayına erkenden giremedim

İstediğim halde 3 yaşından önce kreşe gönderemedim. Erken eğitim merkezine başladı ama benim niyetim 2.5 yaşında kreşe vermekti. Gerçi oğlumun ilk öğretmeni Havva Sarısakal 3 yaş öncesi çocukların ebeveyn olmadan yalnız kalacakları derslere girmelerini tavsiye etmiyor. Çocukların 36 ay öncesinde karşılaştıkları olaylarla yalnız baş edebilmelerinin zor olduğunu söylüyor. Ancak 24 aylıkken bile çocuğunu kreşe veren ebeveynler var. Çoğunlukla çalışan anneler, bakıcıya muhtaç olmamak adına çocuklarını tam zamanlı olarak kreşlere bırakabiliyor. Geçtiğimiz eylülde Işık 2.5 yaşında olduğu için kreşe vermeyi düşünüyordum, amacım bakıcıya muhtaç olmamak değildi çünkü benim her daim yatılı bir bakıcıya ihtiyacım var. Işık'ın sosyal bir çocuk olmasından ve evde başka çocuk olmadığı için sıkılıyor olmasından kaynaklıydı niyetim. Ancak yaz aylarında başlayan bakıcı sorunumuz yüzünden Işık'ta biraz güven sorunu oluştu. Sıkça değişen bakıcı ablalar yüzünden bize daha fazla bağlandı. Bu durumda okula verirsem kendini terk edilmiş hissetmesin ve bu durum okulu sevmesini engellemesin diye biraz daha beklemeye karar verdim. Bu esnada erken eğitim merkezinde başlayan ingilizce dersine başladı. Ders saatleri benim yayın saatlerime rastladığı için ben yanında olamadım, o dönem bakıcı ablası kimse onunla gitti ancak gönlümüze göre bir abla bulamadığımızdan o dersi de bırakmak zorunda kaldık, yine de bir kaç ayda epeyce yol katetti. Mesela renkleri öğrendi. Yanında ben de katılabilseydim daha verimli olacağından eminim.

Bizim ilk 36 ayımız böyle geçti. Çocuk büyütürken her gün yeni bir macera. Biz de her gün yeni şeyler öğreniyoruz. Yaşadıklarımı, öğrendiklerimi, doğru ya da yanlış yaptıklarımı sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Dilerim hep güzel paylaşımlar olur... Sevgiler
 

Yayın tarihi: 31.03.2015
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.