Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

DOKTORCULUK OYUNU

 YAZARI TAKİP ET X
Sedef Batı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Yok yok bu o sizin bildiğiniz doktorculuk oyunundan değil :) Benimki gerçekten neşterli falan olanlardan...

Oldum olası severim kesme biçme işlerini izlemeyi. Mesela kurban bayramında zavallı hayvanların tepinerek kesilmelerini gayet soğuk kanlılıkla izler, iyice parça pinçik olduktan sonra "amca şurasını da ben keseyim mi  "diye saatlerce beklerdim kasabı. Genelde de olmaz diye bağırıp hevesimi kursağımda bırakırdı ama ben eve gelen etlerle oynardım muhakkak gizli gizli.

Ama öyle sadece et kesmek kesmiyordu ki beni :) Şöyle göğsünü keserek iç organlarını çıkarmak sonra da dikiş atarak kapatmak istiyordum. Bu arada yanlış anlaşılmasın lütfen hoşlandığım şey hayvanlara eziyet etmek falan değil, zaten ölmüş hayvanlara doktor gibi müdehale etmeyi yani ameliyat yapmayı istiyordum sadece...

doktor

Hani plastik bebekler vardı ya 80'li yıllarda her kız çocuğunun elinde, işte onların kol ve bacaklarını kırıp alçıya alırdım, karnını yarıp dikiş falan atardım evcilik oynarken. Yani o zamanlardan beri içimde potansiyel bir cerrah vardı ama maalesef o cerrah ameliyatlara hiç giremiyordu.

Sonra  o şahane video sitesi imdadıma yetişti. İstediğim her ameliyatı en ince detayına kadar inceleme fırsatı bulduğum bu sitenin müptelası oldum. Sayısız ameliyat videosu izledim büyük bir keyifle. Şimdi biri elime nesteri verse sezaryen ameliyatını rahatlıkla yaparım gibi geliyor bana. Normal doğumu ise zaten gözüm kapalı yaptırırım :)

***

Yıl 2010. Dergide çalışıyorum. Birlikte yapacağımız bir projenin detaylarını konuşmak için Genel Yayın Yönetmenimiz sevgili Pınar Reyhan ile birlikte çok bilindik bir üniversite hastanesine doğru yola koyulduk. Kadın doğum bölümünden çok değerli hocalarımızla yemek yiyoruz ve muhabbet gittikçe koyulaşıyor. Ben küçükken ne kadar doktor olmak istediğimi ama bu uğurda yaptığım tek şeyin kafası kesilmiş tavukların iç organlarını deşip çıkarmak olduğunu anlatıyorum. Hocanın gözleri kocaman oluyor şaşkınlıktan ve dönüp bana diyor ki "Yani şimdi seni ameliyata soksam girebilir misin?" Deli misin hocam kulun kölen olurum hadi gidelim ameliyata" diyorum. 

Bir telefonla o anda hangi ameliyatların olduğunu öğreniyor hoca ve beni personel kapısından içeri salıveriyor.

"Allahım bu bir rüya olmalı" diyerek üstümdekileri jet hızıyla çıkarıp yeşil ameliyat kıyafetlerimi giyiyorum. Benim için dünyanın en seksi kıyafeti :) Çok havalıyım ayağımdaki yeşil sabolar hariç.

doktorculuk oyunu

3  ameliyathane yanyana, hepsinde de yumurtalık kisti ameliyatı yapılıyor. Üçünün de farklı aşamalarını izliyorum, kesme, deşme ve biçme...

Benden mutlusu yok,  elime neşter almasam da gerçek bir ameliyathaneye girdim sonunda. Guruluyum. Ameliyat kıyafetlerimi çıkarıp kirliye atmam lazım ama atamıyorum, kıyamıyorum bir türlü. Çünkü çok havalı ve çok seksiler. Katlayıp koltuğumun altına sıkıştırıveriyorum. 

Hoca soruyor "Nasıl buldun, dayanabildin mi? Hem o kıyafetleri niye bırakmadın ki, yukarıya bırakman gerek" diyor. Olmaz diyorum, ben onlarla evde doktorculuk oynayacağım. Bir kahkaha kopuyor sormayın gitsin :)

ameliyathane

2 kere daha bu proje için hastaneye gidiyoruz, ben öğle arasında birinin doğumu başlasa diye dualar ediyorum, bir türlü şansıma normal doğum çıkmıyor ama 31 haftalık bir erken doğum izleme şansı yakalıyorum. Bu sefer 4 sınıf intörnlerde var içeride . Çok heyecanlılar ilk defa girmişler ameliyata. Bana soruyorlar "kaçıncı yılın" diye. "Benim 4. ameliyatım bu" diyorum havalı havalı. Biraz daha geriden izleyin yeşil örtülere dokunmayın kesinlikle diye de ukalalık yapıyorum çömezlere...

En son ameliyatım ise Sevgili Pınar Reyhan'ın dünyalar güzeli oğlu Rüzgar Ege'nin doğumu oluyor. Kendimi bu doğumdan sonra Rüzgar'ın ebesi addediyorum. Ailecek "huyu suyu benzemez inşallah" dedilerse de maalesef Rüzgar'ın içine biraz benden kaçtı yapacak bir şey yok :)

***

Çocukken inek, tavuk kesilirken meraklı bakışlarım "manyak bu çocuk ya" şeklinde yorumlanmayıp elimden tutan olsaydı belki de çok başarılı bir cerrah olacaktım kimbilir.

Sözün özü çocuklarınızın ilgi alanlarını keşfedin, onların davranışlarını çok iyi gözlemleyin. Çocuklar geleceğe dair çok değerli tüyolar veriyor anne babalarına. Bunları göz ardı etmeyin ve benim gibi yeteneklerin heba olmasına izin vermeyin :)

Yayın tarihi: 09.11.2015
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.