Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KORKULARINIZLA YÜZLEŞİN

 YAZARI TAKİP ET X
Sabri Yurdakul’un YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Korkular, çocukluk çağlarından beri yaşamımızın bir parçası olup seneler sonra değişen tek şey korkunun objesi olmaktadır. Çocukluk çağlarında anne babamızı kaybetmekten, hırsızlardan, cinlerden, hayaletlerden korkarken, ilköğretimde köpeklerden, filmlerdeki karakterlerden, katillerden korkmaya, lisede derslerden, üniversitede sevgilimizi kaybetmekten, erişkin olduğumuzda ise işimizi, çocuklarımızı, sağlığımızı kaybetmekten korkar ve büyük bir korku silsilesinin içinde yaşamaya başlarız.

Korkuya alışmak bu şekilde mümkün olmadığı gibi ondan kaçarak sadece süreyi uzatmakta ama korkuyu hayatımızdan atamamaktayız. Bunun da nedeni korktuğumuz konularla yüzleşmediğimiz için sürekli kaçmakta ve bir türlü durup onlarla mücadele edememizdir. Korkuların üzerine gitmek başlangıçta zor olsa bile daha sonra kolaylaşmakta ve bir sürü korkunun aslında korkulacak gibi olmadığını fark ettiğimizde yaşantımız zenginleşecektir.

Çocuklarımıza korktukları zaman çok rahat söyleyebildiğimiz “Bak ben korkuyormuyum, korkulacak bir şey yok, yat güzelce uyu” sözü onlarda işe yaramadığı gibi bizde de yaramamakta, korkulacak bir şey olmadığını bildiğimiz halde korkmaya devam etmekteyiz. Bu yüzden önemli olan içimizde bizi korkutan durumlarla karşı karşıya kaldığımızda aşırı tepki vermemize neden olan düşünceleri atmak ve yavaş yavaş üzerine gitmektir. Korkacak bir şey yok demek gerçekçi bir çözüm değildir.

Ölüm korkusu, hastalık korkusu gerçekçi korkulardır ve gerçek nedenlere dayanmaktadır. Ancak önemli olan bunların ortaya çıkma olasılığının korktuğumuz kadar olmaması ve gerçekleşse bile en kötülerinin başımıza gelme olasılığının düşündüğümüzden çok daha az olmasıdır.

Bütün bunları göz önünde tutmak korkuyla mücadele etmeyi kolaylaştıracaktır ama yine baş edemiyorsak bir psikiyatrist ya da psikoloğa gitmekte fayda olduğuna inanıyorum. Çünkü korkular kendi kendine gitmez.

Yayın tarihi: 15.03.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.