Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KİLOLARIMIZI TAKIYOR MUYUZ?

 YAZARI TAKİP ET X
Sabri Yurdakul’un YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Kendimizde dahil etrafımızdaki birçok insana baktığımızda artık kiloların herkes için takıntı halinde olduğunu görmekteyiz. Normalde  kilolarından sıkıntısı olan insanların kilo verdikten sonra yine kilo almamak için gayret göstermesini bekleriz doğal olarak. Tabii genelde durum bu şekilde gerçekleşmez.

Genellikle kilo problemi olan insanlar istedikleri kiloyu verdiklerinde büyük bir sevinçle eski beslenme alışkanlıklarına geri dönüp verdikleri kiloları yine geri almakta ve sonrasında ise farklı diet önerilerini uygulamaya başlamaktalar.

"3 gün sonra nasıl olsa verdiği kiloları geri alacaksa bu kiloları vermenin anlamı ne?" diye sorabilirsiniz. Cevabı çok basit... Çünkü yemeyi seviyoruz. Güzel görünmeyi de istiyoruz ama bu ikisini birarada beceremiyoruz. Yani hem yiyip hem zayıf kalamıyoruz, böyle olunca da hayatımız kilo verip kilo almakla geçiyor.

Çok güzel bir söz okudum geçen gün. “Kilo vermek bu kadar kolay olsa herkes kilo verirdi “ diyor. Aslında kilo vermekte sorun yok, sorun kiloyu iki gün sonra geri alıp başa dönmekte. O yüzden de daha önemli bir konu olan alışkanlıkları değiştirmek gerekiyor.

Kiloların bir takıntı halinde olmasının bir nedeni gerçekten takıntı rahatsızlığı ile örtüşmesi. Takıntı rahatsızlığında da kişinin aklına bir konu girer ve onu yapmadan rahat edemez. Sonra pişman olur, zaten yapsa da yapmasa da pişman olacaktır.

Örneğin el yıkama takıntısı olan bir kişi elini yıkamadığı zaman çok büyük bir rahatsızlık hissedip elini yıkar, içine sinmez bir daha yıkar, tam bitirecekken bir damla daha damladı der gene yıkar. Sonuçta elini on kere yıkamadan banyodan çıkamaz ama bu sefer de elimi bu kadar çok yıkadım, ellerim yara oldu der gene üzülüp rahatsızlık çeker.

Yemek yeme alışkanlığımıza baktığımız zamanda benzer davranış modelini görmekteyiz. Sevdiğimiz bir yemeği gördüğümüzde yemeden edemiyor sonra yedik diye rahatsız oluyoruz, bir süre sonra bakıyoruz ki rejimi bir kenara bırakmış aklımıza esen yemeği yiyoruz. Sıkıntı daha yemeği yer yemez başlamakta "çok yedim" hissi ile  rahatsız olmakta, karar alıp bir daha yemeyeceğim dediğimiz de bile bu karar birkaç günü geçmemektedir.

Bütün bu nedenlerden dolayı kiloları bir takıntı olarak nitelendirmek mümkündür. Bu öyle bir çıkmaz ki yemediğimizde huzursuz olup sinirli dolaşıyoruz, yemek yediğimizde yine kilo aldım diye üzülüyoruz. Bu nedenle sürekli olarak kilo takıntısı olan insanların bunu değerlendirmeleri önemli olup sorunun yemek yemek olmadığını, asıl nedenin çok daha derinlerde bir takım psikolojik ihtiyaçların bu durumu yarattığını görebilmeleri gerekir diye düşünüyorum.

Kişinin kendisinin bu durumu göremediği durumlarda ise psikolojik yardım almaları problemi aşma konusunda yardımcı olacaktır diye düşünüyorum. 

Yayın tarihi: 15.08.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.