Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KAFAMIZA TAKMAZSAK GEÇER Mİ?

 YAZARI TAKİP ET X
Sabri Yurdakul’un YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Bugüne kadarki meslek hayatımda kimseye, "Kafana takma geçer" ya da buna benzer bir şey söylediğimi hatırlamıyorum. Bunun nedeni zaten kimsenin kafama takayım da kendime eziyet edeyim diye bir niyetinin olmaması ve "Kafaya takma" deyince de kafamıza takılmalarının durmamasıdır.

Takıntıların en önemli özelliği gelip kafamızı meşgul etmesi ve biz uzaklaşmasını isteyip, düşünmemeye çalıştıkça kafamızdan hiç çıkmamasıdır. Beynimiz sakız çiğner gibi bu takıntıyı alır, çevirir, düşünür. O yüzden bir insana kafana takma demenin ona hiçbir faydası olmamaktadır.

Takıntılar en hafifinden en ağırına kadar herkesin başına gelebildiği halde, bazen içeriği ve şiddeti yüksek olup hayatı o insana zehir edebilmektedir. "Acaba hasta olur muyum, anneme babama bir şey olur mu , annem babam boşanırlar mı, istediğim okulu kazanabilir miyim, işten atılır mıyım, hasta olur muyum, ölürüm de çocuklarıma bakamaz mıyım..."  gibi endişeler takıntılar haline gelebildiği gibi çok daha ağırlaşarak genç erkeklerde, "Acaba bana yumuşak derler mi, homoseksüel olur muyum?" hamilelerde, "Acaba çocuğum sakat doğar mı?" doğurmuş annelerde, "Kontrolümü kaybedip, istemeden çocuğuma zarar verir miyim?" erişkin bir erkekte, "Hasta olur, işimi kaybeder, çocuklarıma bakamaz hale gelir miyim?" takıntısı haline gelmektedir.

Bu takıntıların ortak özelliği, başımıza gelip çıkmadığı ya da gidip geri gelebildiği gibi mantıklı cevaplarla da ikna olmayışı ve kişinin sürekli olarak kaygıları ile ilgili teminatları sürekli etrafına da sorabilmesi ya da kimseye sormayıp içinde çözmeye çalışmasıdır. Akıldan atmaya çalışıldıkça daha çok akla gelir ve insanı rahatsız eder.

Takıntıları olan yakınlarımıza, dostlarımıza "Aklına takma" demek bir işe yaramadığı gibi "Beni anlamıyor, bu kadar sıkıntı yaşıyorum benim ne yaşamadığımı görmüyor" düşüncesi ile bize kırılmalarına ve bir süre sonra anlatmamalarına ve paylaşmamalarına yol açacaktır. Bu durumda yapılması gereken en iyi davranış, bunun bir rahatsızlık olduğunu söylemek ve devam edip eziyet ettiği hallerde mutlaka bir psikiyatrik ya da psikolojik yardım alınması gerektiği konusunda onu cesaretlendirmektir.

Yayın tarihi: 21.11.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (2)

harika

26.11.2011 11:38:57 gülten koç

çok teşekkür ederim

27.11.2011 05:08:25 sabri yurdakul