Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KADINA ŞİDDET ÇARESİZLİKTEN Mİ KAYNAKLANIR?

 YAZARI TAKİP ET X
Sabri Yurdakul’un YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Hem bir erkek hem de bir uzman olarak kadına şiddetin çaresizlikten değil acımasızlıktan kaynaklandığını düşünüyorum. Hiçbir bahane şiddeti, özellikle kadın ve çocuklara uygulanan şiddeti mantıklı bir şekilde açıklayamaz.

"Erkek karşı koyamıyor, şiddete başvuruyor" sözü geçerli olsa kadınların da bazı durumlarda çözüm bulamadıkları ve karşı koyamadıkları zaman şiddete başvurmaları gerekir ki mesleğim nedeniyle kadınların da en az erkekler kadar hatta onlardan da çok öfkelenip şiddet göstermek isteği içinde olduklarını görüyorum. Ama kadınlar genelde bunu şiddete dökmüyor ya da döküyorsa bile sözel şiddete döküyorlar. Sözel şiddet sonuçta kan dökmüyor, can almıyor, yuvaları yıkmıyor.

Tabii ki kan dökülmese de her tür şiddet sonuçta şiddet.

Erkeğin şiddet uygulaması hatta bu şiddetin ölüme kadar gidecek sonuçlara yol açması aslında toplumda kabul gören yanlış inanışlardan kaynaklanıyor.

"O benim, onu kimseye yar etmem" düşüncesi, kadının ondan ayrılmasını ya da artık kendisini sevmeyip bir arada olmak istememesini büyük bir onur kırıklığı olarak yaşayan erkeğin, bu durumu kendi kafasında bir namus problemi haline getirmesine neden oluyor. Bu nedenle de gözü hiçbir şeyi görmemektedir.

Günümüzde kadının ekonomik özgürlüğüne sahip olması  ve boşanmanın artık yavaş yavaş kabul görmesi yanında çevresinden destek de görmesi kadınların yürümeyen evliliklerini bitirme noktasına getirmekte, bu da erkeğin sınırsız öfkesini çekmektedir.

Öfke sınırsız olabilir ama bunun şiddete dönmesi kişisel bir tercih olup, ne yazık ki çevresinin şiddet yönündeki telkinleri erkeği bu davranışa yöneltmektedir. 

Şiddet sevgiyi geri getirmez. Önemli olan bu seviyeye gelmeden sevginin yitirilmesini önlemek, bunu yapamıyorsak onun sevgisinin bittiğine saygı göstermek gerekir.

Birini mezara öbürünü hapise gönderen eylemlerin sevgiyi geri getirmek değil hepten yok ettiğini unutmamak gerekir. İnsanlara ayrılığın, birlikte olmanın bir sonucu olabildiğini, yürümeyen beraberliklerin ayrılığa gidebileceğini anlatmalıyız. 

“ Seni kimseye yar etmem” düşüncesi hastalıklı bir düşünce olup aşırı sevginin değil hastalıklı bir birlikteliğin belirtisidir ve kişi muhakkak tedavi altına alınmalıdır.

Yayın tarihi: 10.10.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (4)

Kadınlar hükümete sığınıyor, koruma vermiyorlar, iki gün sonra cenaze haberini duyuyoruz, tabii her şeyi de devletten beklememek lazım ama böyle savunmazsı kadınlara devletten başka kim sahip çıkacak kı?

tülin hanım bunların düzene gireceğine ve devletin sahip çıkacağına inanıyorum ama maalesef ülkemizde birşeyler hızlı gelişmiyor ve ölenleri kimse geri getiremiyor siz haklısınız

10.10.2011 14:59:16 sabri yurdakul

Son zamanlarda gördüğümüz kadına şiddet olaylarınan sonra iyi ki de bu konuya değindiniz Sabri Bey. İnsanlar şiddetin nasıl bir çözüm olabileceğini düşünür ki? Sizin de dediğiniz gibi hele ki cinayet olaylarında kaçınılmaz olarak bir kişi mezara diğeri de cezaevine gidiyor. Buna ek olarak geride bırakılan çocukların, aielelerin acısı ve psikolojisi de var yıllarsa üzerinden atamayacakları. Bunu düzeltmenin tek yolu eğitim ve hükümetin alacağı tedbirler olacaktır.

10.10.2011 12:18:46 şeyma gündür

kesinlikle size katılıyorum ve artık evlilikler ve sevgiler tekrar sorgunlanmalı insanlar sevmediği ve sürdürmek istemediği zaman bedeli ölüm ya da şiddet olmamalı

10.10.2011 15:00:25 sabri yurdakul
4 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER