Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

GELİN KAYNANA İLİŞKİLERİ

 YAZARI TAKİP ET X
Sabri Yurdakul’un YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

2 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Gelin kaynana ilişkileri çoğunlukla iyi başlayan, kötü sonlanan ilişkilerdir. Evlenmeden önce oğlunun evleneceği insanı bağrına basan anne ve onu kendi annesi gibi gören gelinlerin arasına bir süre sonra kara kedi girmekte, bu süre kimi zaman 3 ayı kimi zaman ise 3 seneyi bulmakta ama başlangıçtaki canım cicim ayları mutlaka sonlanmaktadır. 

Gelin kaynana arasında yaşanan temel sıkıntının erkeği hangisinin yöneteceği konusundaki güç çatışması olduğunu, bu konuda taraflardan birinin sözünün geçmesinin öbür tarafı kışkırttığını ve terazinin bu ikili arasında sürekli olarak oynadığını, iki tarafın da kazanamadığını ama kaybedenin çoğunlukla erkek olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Erkek annesinin yanında dursa eşi ile arası kötü olmakta, eşinin tarafını savunsa annesi onu nankör olarak nitelendirip sütünü helal etmemekle tehdit etmekte, işin daha büyüdüğü durumlarda ise bir taraftan bir taraf onunla köprüleri artmaktadır. Tabii ki durum her zaman bu kadar büyük olmayabilir ama başlangıçta iyi niyetle başlayan ilişki değişen zamanlarda az veya çok yıpranmakta gelin ve kaynana birbirleri ile anlaşamaz hale gelmektedir. Belki de sorun bu ilişkinin başlangıçta çok iyi niyetlerle başlayıp, olmadığı halde iyi niyet göstergelerinin abartılmasından kaynaklanabilmektedir.

Gelinini kızı gibi gördüğünü söyleyen belki de öyle gören ya da görmeye çalışan erkek annesi, gelinin davranışlarına alındığında, elin kızının kendi kızı gibi olmadığını gördüğünde tepkiler vermekte, laf söz etmekte bu durum ise anne dese de kaynanasının kendi annesi gibi olamayacağını gören gelinlerde tepkiler yaratmakta ya da tam tersi gerçekleşebilmektedir. Sorun önce kayınvalidesinin çok karıştığından, evine müdahale ettiğinden şikayet eden gelinin kayınvalideye karşı tavır almasıyla da ortaya çıkabilmektedir. Durum ne olursa olsun farklı nedenlerle başlayan kırgınlıklarda taraflar bazen direkt olarak karşı karşıya gelmekte bazen de birbirleri ile açıktan savaşmak yerine erkek üzerinden süren ve onu ortada bırakan bir güç savaşına dönüşmektedir. Savaşın başlamasına sebep olmadığı gibi bitirmeye gücü de yetmeyen erkekler ise bir süre sonra ne yapacaklarını şaşırmakta, hiç bir şey yapmamayı deneseler de başları beladan kurtulmamakta ve ne yaparlarsa yapsınlar kimseye yaranamamaktadırlar.

Sonuç olarak gelin kaynana çatışması kazananı olmayan ama kaybedeni her zaman çok olan bir çatışma olup bu çatışmayı önlemenin en iyi yolu hiç başlatmamaktır. En başta ilişkiler bir saygı çerçevesinde başlar, samimiyetin ve sevgi adına yapılan yanlışların tuzağına düşülmezse o zaman hiçbir sorun olmaz ancak en baştan ilişkileri iyi tutma adına gereksiz samimiyet ve yakınlıklar kurulursa bu yakınlıkların arttığı oranda sıkıntıları da birlikte getireceğini ve çözümü zor bir sürecin başlayacağını unutmamak gerekir. Her şeye rağmen süreç başladıysa yine başa ve sınırlı bir samimiyete ve korunmuş mesafeye dönmek ilişkilerdeki çatışmaları ortadan kaldırmaya faydalı olacaktır. Bu konudaki çözümü erkeklerden beklemek umutsuz bir bekleyişten başka bir işe yaramayacaktır. Hiç biri işe yaramazsa bir psikiyatrist ya da psikologdan yardım almakta fayda vardır.

Yayın tarihi: 22.01.2014
2 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.