Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

EVLİLİKTE KENDİMİZİ GELİŞTİRMEK?

 YAZARI TAKİP ET X
Sabri Yurdakul’un YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

63 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Fransızların çok sevdiğim bir sözü var. "Yaşam bisiklete binmek gibidir, pedal çevirmezseniz düşersiniz “ diyor.

Evlilik de aynı şekilde sürekli özen isteyen bir kurumdur. Evlilik, sadece evliliğin kendisine değil aynı zamanda kendimize de özen göstermemiz gereken bir kurum.  Özen göstermek ise sadece giyim, kuşam, makyaj ve bakım ile değil bize ait olan zihinsel yeteneklerimizi ve entellektüel kapasitemizi arttırmak ile olur.

Eşlerden bir tanesinin kendisini geliştirme isteği öbür tarafın tepkileri ile karşılaşıyorsa bu durum, bir süre sonra sıkıntılar doğurmaya başlar.

Spor yapmak veya kursa gitmek isteyen bir eş sürekli olarak tepki alıyorsa, "Ne yapacaksın gidip de, bak ben gidiyor muyum, sen de gitme, evinde otur, evini sevmiyor musun, yoksa beni mi sevmiyorsun da kaçıcak delik arıyorsun?" gibi sözler ile karşılaşıyorsa bir süre sonra bunları bırakabilir hatta şevki kırıldığı için ömür boyu bir daha yapmak istemeyebilir. Bu durum ilişkiyi ve evliliğin gidişatını hiç de olumlu yönde etkilememektedir.

Kendisini geliştirme ihtiyacı duymadığı gibi eşinin de ihtiyaçlarına ket vuran eşler bir süre sonra yaptıklarının hatalı olduğunu görseler bile iş işten geçmiş olmakta kırılan duygular yerlerini kızgınlık ve engellenmişlik duygularına bırakmakta ve eşler karşılıklı olarak bir şeyler yapacaklarına artık karşı tarafı bir şey yaptırmamaya başlamaktadır.

"Benim görüşmemi istemedin sen de görüşme, beni göndermedin sen de gitme, arkadaşlarına gitme, onlar gelmesin, bensiz dışarıda ne işin var, otur yerinde" dibi sözleriartık bir süre sonra eşlerin standart sözleri haline gelmekte ve bu durumun sonucunda evlilik giderek boğucu bir hal almaktadır. 

Karşılıklı birbirimizi engellemek yerine kişisel kapasitemizi arttırmak, daha çok öğrenmek, spor yapmak, bilgimizi, görgümüzü arttırmak sadece bize değil evliliğe de olumlu yansıyacak ve bir arada olmaktan mutlu olan insanlar oluşacak.

Evlenmeden önce tüm dünyalarını birbiri ile paylaşıp birbirinin yaşantısını zenginleştiren insanlar aynı davranışı evlendikten sonra da sürdürmeli ve kendisini geliştirip bunu eşine de yansıtıp birlikte gelişmeli, sohbet ettiklerinde bu kişisel zenginlikleri ile evliliklerini zenginleştiren insanlar olmalıdır. Yoksa evlenmeden önce birbirilerinde beğendikleri entelektüel kapasiteyi bir süre sonra bitirir ve başka entelektüel insanların arayışı içine girerler. Bundan kaçınmanın yegane yolu kendimizi ve eşimizi sürekli geliştirmeye çalışmak, bunu yapamıyorsak ona engel olmamaktır.

Yayın tarihi: 08.08.2011
63 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (5)

Evlilik zaten zıt kutupların çarpışması.Hayata geliş nedenimiz de bu değil mi.Gün 24 saat,iyi bir program yapabilirseniz daha az çatışma yaşayarak zamanı daha keyifli hale getirebilirsiniz.Ülkeler bile savaşıyor sonra da barış imzalıyor ama acaba uzun süre hiç savaşmadan ulusuna güvenli ve kaliteli hayat sunan dünyada kaç ülke var. Kaliteli yaşamak için önce kaliteyi iyi öğrenmek gerekiyor yoksa hepimizin içinde öfke de var sevgi de, önemli olan hangisini kullanırsak daha kaliteli yaşarız.

15.08.2011 23:55:13 Rabia Bayram

Kişinin karekterinde karşı kişiye takmak varsa ne yaparsanız yapın insanlar hep problem çıkarmak için uğraşırlar. ZATEN EĞER HAYATIN PROBLEMİ OLMASAYDI NE SİZ BU YAZILARI YAZABİLİR NE DE PSİKYATRİST VE PSİKOLOGLAR OLURDU.HER ŞEY ZATEN İNSANIN DÜNYAYA GELMESİ İLE BAŞLADI VE DE HEP DEVAM EDECEK.........

15.08.2011 23:28:15 Rabia Bayram
5 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER