Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

DİKKAT EKSİKLİĞİ NELERDEN KAYNAKLANIR?

 YAZARI TAKİP ET X
Sabri Yurdakul’un YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

3 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Dikkat eksikliği çocuklarda sık rastlanan bir durumdur. Çocuklar dikkatlerini veremezler, bir konu üzerinde uzun süre odaklanamazlar ve söylenilenleri dinlemiyormuş gibi tepkiler verebilirler.

Dikkat, beynin tüm fonksiyonlarının bir bileşenidir. Dikkat eksikliğini çocukların altına idrar kaçırmasına benzetebiliriz. Bazı çocuklar 4 yaşında altını ıslatmayı bırakabilirken bazı çocuklar 13 yaşında bırakır. Ama bırakırlar. 30 yaşına gelip de altını ıslatan çocuk sayısı çok azdır. Dikkat eksikliği de beynin fonksiyonel bir gelişimi olup 13-14 yaşlarında %90 normale döner. Bu yüzden baktığımızda bunun bir süreç olduğunu görürüz.

Her ne kadar oluşumunda dopamin düzeylerinin etkili olduğu, bir takım genetik faktörlerin rol oynadığı düşünülse de (erkek çocuklarında babada, kız çocuklarında annede) dikkat eksikliği çoğunlukla kalıcı bir durum değildir. Yaş ilerledikçe toparlanmaktadır.

Dikkat eksikliği bozukluğu dışında zeka seviyesi yüksek çocuklarda, zeka seviyesi düşük çocuklarda, aile sorunları yaşayan çocuklarda da dikkat eksikliği gözlenebilmektedir. Bu yüzden tek bir dikkat eksikliği nedeninden bahsetmek mümkün değildir. Dikkat eksikliği bir sonuçtur.

Dikkat eksikliği bozukluğunda çocuklar zeka sorunu olmadığı halde dersin başında uzun süre oturamaz. 10 dakika sonra sıkılır. Okuduklarını çabuk unutabilir. Zor soruları kolayca yanıtlarken basit sorularda zorlanır ve çok hata yapabilirler. Derste dikkatleri çabuk dağılabilir. Zeka düzeyi yüksek çocuklar çok çabuk algılar, çok çabuk öğrenir ama çok çabuk sıkılır ve dersin başında uzun süre duramaz.“Ben bunu zaten biliyorum “ diyerek hızlıca geçip hatalar yaparlar. Zeka düzeyi düşük çocuklar ise algılamakta güçlük çekerler. Zor algılar, çabuk unuturlar. İstenilen performansı gösteremezler. Duygusal problemler yaşayan çocuklar ise bu problemler nedeniyle konsantre olamaz. Sürekli olarak duygusal sorunlarına ve takıntılarına yöneldikleri için derse odaklanmaları zordur. Dersin başına oturduklarında sorunlarına yoğunlaşmaları ve sürekli olarak düşünmeleri onların ders verimini düşürmektedir. Bu nedenle onların duygusal problemlerinin çözülmesi konsantrasyonlarını arttıracak, dikkat eksikliğini azaltacaktır.

Sonuçta dikkat eksikliğini ortaya çıkaran nedenlere yönelik yaklaşımlar dikkat eksikliğini azaltacak, her zaman ilaç kullanmak zorunda kalmayacaklardır.  

Yayın tarihi: 01.07.2015
3 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.