Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

DİKKAT EKSİKLİĞİ KONUSUNDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

 YAZARI TAKİP ET X
Sabri Yurdakul’un YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

 Dikkat eksikliği konusu, çok fazla konuşulmasına karşın yanlış inanışlarla gerek ailelerin gerekse öğrencilerin sıkıntılar yaşamasına neden olmakta. Tedavideki gecikmeler ileride sıkıntıların çoğalmasına sebep olabilir.

“Benim çocuğum bilgisayarın başından ayrılmıyor, saatlerce bana mısın demeden bilgisayar oyunu oynuyor, böyle bir durumu olsa bilgisayar oyunu da oynayamaz” aynı şekilde “Sevdiği dizileri pür dikkat izliyor, istediğini sor, diziyi sana baştan sona anlatsın” bu sözler çocuklarında dikkat eksikliği olan ailelerin en sık söyledikleri sözlerin başında gelmektedir. Bu çocuklar 10 dakika dersin başında oturamadıkları halde saatlerce hatta günlerce bilgisayar oyunu oynamakta, en ufak sıkıntı belirtisi göstermemekte, aileler zorla kaldırmasalar bilgisayarın başında yatıp kalkmaktadırlar. Bunun nedeni de çok çabuk sıkılmaları ve bilgisayar oyunlarının onların sıkıntısını yok etmesi ve başında sıkılmadan vakit geçirmeleridir.

Bir diğer yanılgı konusu çocukların zekasıdır. “Benim çocuğum çok zeki o yüzden dikkat eksikliği olamaz” düşüncesi de yanıltıcı bir düşüncedir çünkü eskinin tabiriyle “zeki ama tembel” çocuklar genellikle bu çocukların arasından çıkmakta. Çok akıllı oldukları halde çabuk sıkıldıkları için ders dendiği zaman karınlarına ağrılar girmektedir.

“Doktor, siz dikkat eksikliği var diyorsunuz ama çocuğumuz çok iyi satranç oynuyor hatta dereceler alıyor, dikkat eksikliği olsa bunu yapabilir mi?” Evet, aslında böyle bakıldığı zaman aileler haklı görünüyor. Madem dikkat eksikliği var o zaman son derece dikkat isteyen satrancı nasıl oynuyorlar, uzun süre dikkatlerini nasıl muhafaza edebiliyorlar? Dikkat eksikliği dendiği zaman bizim en çok gözlediklerimizden biri de sevdikleri konuya dikkatlerini verebilmeleri ama sevmedikleri konuda dikkatlerinin hemen dağılmasıdır. Örneğin matematik dersini seviyorlarsa o derse çok iyi odaklanabildikleri halde sevmedikleri sözel bir derste dikkatleri dağılıp gitmektedir. Bu durum da onların dikkat eksikliğinin görsel ya da işitsel algı ile ilgili oluşundan kaynaklanmaktadır.

Çocukların küçükken çok hareketli olmayışı da aileleri yanıltmakta. “Benim çocuğum hareketli bir çocuk değil o yüzden dikkat eksikliği olamaz. Koyun iskemlenin üstüne 2 saat orda oturur” diyerek dikkat eksikliğini ve hiperaktivite arasında bağlantı kurmakta ve hiperaktivite yoksa dikkat eksikliği de olmayacağına inanmaktadırlar ki bu da doğru bilinen önemli bir yanlıştır.

Son olarak en çok gördüklerimizden biri de öğretmenlerin farkında olmadan aileyi yanıltmaları ve “Sizin çocuğunuz çok uslu bir çocuk, derste en ufak bir sorun yaratmıyor güzel güzel dinliyor, boşu boşuna doktora götürmeyin” demeleridir. Öğretmenlerin öğrencileri yakından takip ettiklerine inanıyorum ama her uslu çocuğun o dersi iyi dinlediği teorisine katılmıyorum ve ne yazık ki birçok çocuk bu yüzden derste sıkıldığını kimseye anlatamamaktadır. Sadece efendi olduğu ve dersi dinliyor gözüktüğü için kendisinde bir problem olduğu fark edilmemektedir.

Bütün bunlar ailelerin çocuklarında bir sorun olduğunu fark ettikleri halde ona dikkat eksikliğini kondurmalarını engelleyen konular olup bunun sıkıntısını gerek çocukları gerekse kendileri çekmektedirler. Bu sıkıntıları da gelecek yazımda anlatacağım.

Yayın tarihi: 25.06.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.