Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

BAHAR YORGUNLUĞU VE PSİKOLOJİ ÜZERİNE ETKİLERİ

 YAZARI TAKİP ET X
Sabri Yurdakul’un YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Havaların ısınmaya başlaması ve kıştan bahara geçiş dönemi, yanında bahar yorgunluğunu da birlikte getirmektedir. Bahar yorgunluğu her kişide az ya da çok görülmekle birlikte, kişinin yaşam tarzı, kişiliği, moral durumu gibi etkenler bahar yorgunluğunu hafif ya da ağır geçirmesinin belirleyicisi olmaktadır.

Kışın havaların kapalı ve soğuk olması insanın enerjisini ve moralini zaten olumsuz yönde etkileyip onu halsiz ve bitkin kıldığı gibi, bahar yorgunluğu da üzerine eklendiğinde çok daha isteksiz ve uyuşuk olabilmektedir. Bahar yorgunluğu, sadece yorgunluk olarak ortaya çıkmamakta, sabahları uykudan uyanmakta güçlük çekme, işe giderken isteksizlik, yüksek kalorili yiyeceklere yönelme, konsantre olmakta zorlanma ile de kendisini gösterebilmektedir.

İnsanın moral durumunun, psikolojik enerjisinin tabiatın değişimlerinden etkilendiği yüzyıllardır kabul edilen bir olgu olup, bu kimi zaman az kimi zaman daha yoğun olarak ortaya çıkmaktadır. Örneğin ayın değişimleri bile insanı etkilediği gibi, soğuk iklimlerde örneğin kuzey ülkelerinde Danimarka, İsveç, Norveç gibi ülkelerde yaşayan insanlarda depresyon ve bunun sonucu intiharlara sıklıkla rastlanmakta, bunun nedeninin aylarca güneşi direkt olarak görmemeleri, havaların kapalı olması ve sonuçta insanların mutsuz olmalarına neden olduğu düşünülmektedir. Aynı şekilde bu ülkelerde yaşayan insanlar olaylar karşısında daha serinkanlı davranabilmektedir. Bunun tersine sıcak iklimlerde, özellikle Akdeniz kıyılarında yaşayanlar ise sürekli güneş ışığına maruz kaldıklarından çabuk parlayabilen, ani tepkiler verebilen, panik atakların daha sık gözlenebildiği insanlar olmaktadır. 

Mevsim farklılıklarının daha az yaşandığı ülkelerin tersine yazı, baharı, kışı daha kesin olmayan çizgilerle yaşayan ülkemizde bahar geçişleri, gerek bedensel gerekse ruhsal olarak etkisini daha çok göstermekte, yeni mevsime alışma süreci daha zor olabilmektedir. Güneşi görüp enerji dolu olması beklenen insanlar yorgun, enerjisiz ve isteksiz olabilmekte, akşamları erkenden uykuları geldiği gibi sabahları uyanamamakta ve işlerine konsantre olmakta zorluk çekmektedir. Konsantrasyon güçlüğü sabah saatlerinde yorgunluk ile birlikte gözlenmekte, daha sonraki saatlerde konsantrasyon normale dönerken kişi de daha kolay toparlanmaktadır. Yüksek kalorili yiyeceklere yönelme ise kilo alma riskini birlikte getirmekte, bol kalorili beslenen kişiler doymadıkları gibi daha da çok yeme ihtiyacı duymaktadırlar. Yemeğin artması ise daha da fazla uyuşukluk getirmektedir. Duygusal dalgalanmalar da bu dönemde gözlenebilmekte, kişi kendisini zaman zaman mutsuz ve sıkıntılı hissedebilmektedir. Bu dönemde alıngan olup çabuk sinirlenebilmekte, ani tepkiler verebilmektedir.

Bahar yorgunluğu çoğunlukla bir aylık süreçte toparlanabilmekle birlikte, daha çabuk atlatabilmek için öncelikle uyku düzenine dikkat etmek gereklidir. Akşamları erken yatıp sabahları da erken saatte uyanmak, mümkün olduğu kadar yaşamı gün ışığında devam ettirmek faydalı olacaktır. Alkol alınıyorsa fazla miktarda tüketmekten kaçınmalıdır. Alkol vücut ritmini bozmakta, uyku düzenini bozarak yorgunluğu arttırmaktadır. Beslenirken ağır ve yağlı yiyecekler yerine hafif salatalar tercih edilmeli, meyveleri ve limonu tüketerek bol bol C vitamini alınmalı. Her türlü sporun özellikle açık havada yürüyüşün bu dönemi atlatmaya yardımcı olacağı unutulmamalı ve tembellikten kaçınmalıdır. Bütün bu tedbirlere rağmen uyuşukluk hali devam ediyorsa, sorunun bahar yorgunluğunun dışında bir nedene bağlı olup olmadığının anlaşılması için, bir doktora başvurmakta fayda vardır. Çünkü başta kansızlık olmak üzere birçok hastalıkta da yorgunluk yaşanabilmektedir. 

Yayın tarihi: 07.04.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.