Ana sayfa
Hürriyet Aile'yi Facebook'tan takip edinHürriyet Aile'yi Twitter'dan takip edin

4 Köşe

Pınar Eslek

Tebrikler ama...




Akdeniz Üniversitesi doktorlarından Prof. Dr. Ömer Özkan’ın başarıları taktire şayan.

Çok güzel işlere imza attı Ömer hoca ve ekibi.

Bu kadar başarılı ameliyatlar, devamında yapılacakların müjdesi gibi.

Özellikle Türkiye’de bu tarz ameliyatlar yapılıp dünyada yankı uyandırdığını görünce, daha da gururlanıyoruz.

Hem doktorlarımızın ne kadar emek harcadıklarını görüyoruz, hem de kendimizi şanslı hissediyoruz.

Bu gelişmeler yaşanırken, yayınlanan haberler dikkatimi çekmedi değil.

Olayın başarı kısmını bir tarafa koyup, benim ve belki birçok kişinin dikkatini çeken iki noktaya değinmek istiyorum.

Öncelikle bu başarılı ameliyat sonrası Prof. Dr. Ömer Özkan ve eşi Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan’ın bu kadar göz önünde olmaları beni rahatsız etti.

Şöyle ki: Bu başarılı ameliyatta Ömer hocanın vizyonu ve yeteneği tartışılmaz. Ancak unutulmamalıdır ki, bu bir ekip işidir. Yani o ameliyatta görev alan, birbirinden başarılı bir ekip var arka planda. Bu işi sadece Prof. Dr. Ömer Özkan ve eşi Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan’a mal etmemek gerekiyor.

Elbette bu başarılı çift ve aile yaşamları, haberciler için konu hazinesi. Ancak yapılan haberler ve verilen röportajlarda, geride kalan ekibin göz ardı edilmemesi gerekiyor.

Dikkatimi çeken bir diğer konu da; yüz nakli yapılan genç hasta Uğur Acar’ın fazlasıyla basınla iç içe olması.

Ameliyat sonrasında neredeyse her anı görüntülenen bu gencin yaşamı, elbette çok değişti. Ancak bu kadar fazla göz önüne konması bence pek hoş değil.

Yaşının çok genç olması ve bir anda bambaşka bir yüze sahip olmasıyla, bütün psikolojisinin allak bullak olduğu kanısındayım.

Bence bu hastanın yeni yaşamına iyice hazırlanması ve sonra, tercih ediyorsa, insanların önüne çıkması gerekiyordu.

Ben böyle düşünüyorum, peki ya siz?

Konuyla ilgili Psikolog Serap Duygulu'dan yorumlarını aldım. İşte Serap Duygulu'nun yorumu: " Yüz bilindiği gibi, insanın dış dünyayla iletişime geçebildiği en önemli, en dikkat çekici ve karakteriyle özdeşleşmiş yegane görüntüdür. Bu görüntüde oluşan en ufak sorunda bile bazen kişiler ciddi psikolojik sorunlar yaşayabiliyorlar. Çocukluğunda yüz gibi çok önemli bir ifadeden mahrum kalarak büyümek diğer bireylerin onu reddetmesine, eleştirmesine, bazen acıyarak bakmasına yol açabilirken, bu tepkiler kişide telafisi zor sorunlara yol açabilir.

Tüm dünyanın taktirle ve hayretle izlediği son derece başarılı bir operasyonla kendisine yüz nakli yapılan henüz 19 yaşındaki gencin yaşadığı olay mutluluk vericidir elbette. Bu mutluluğa hepimizin ortak olmak istemesi de çok doğal. Ancak ameliyat sonrası yaşananlar birçok farklı durumu yaşatması bakımından çok dikkatli takip edilmelidir. Öncelikle genç adam yaşının üzerinde bir insanın yüzüne sahip oldu, ardından daha önce hiç yüzü olmamış bir kişiyken şu an son derece sağlıklı bir yüze kavuştu. Bundan sonrası biraz sıkıntılı olabilir. İlk günlerin şoku ve sevinci atlatıldıktan sonra ameliyat yapılan genç, önce kendisi olmakla yeni bir yüze kavuşmak arasında denge kurmakta zorlanabilir. Bunun dışında şu ana kadar basının ilgisi iyi yönetilse de bundan sonrası ve özellikle hastane çıkışından sonra her adımı takip edilmek, belki sık sık haberlere konu olmak gibi önemli sınavlara tabi tutulacak. Bütün bunlar sıkıntılı süreçlerdir ve bireyin normal yaşama uyumunu zorlaştırabilir. Bu süreçte ciddi bir psikolojik destek gerekecektir. Fiziksel operasyonun iyi ve başarılı geçmesi ne kadar sevindiriciyse, bundan sonraki günlerin getireceklerine de iyi hazırlanması ve yeni hayatına uyum sağlayabilmesi açısından psikolojik durumunu da göz ardı etmemek gerekir."

Kendime Not: Prof. Dr. Ömer Özkan’ı başarılı çalışmalarından dolayı tebrik ediyorum. Belki Ömer hocanın tercihi değil bu şekilde göz önünde olmak. Ama olayın bu kısmında durum nedir bilemiyorum.

Okuyucuya Not: Emin olun amacım başarılı işlere imza atmış kişileri yerden yere vurmak değil. Ben başarılarını kabul ediyorum, ancak bunu kabul ediyor olmam eleştirme hakkımın elimden alındığı anlamına gelmiyor. Ne demiş atalarımız: “Yiğidi öldür ama hakkını yeme...” Ne öldürüyorum ne hakkını yiyorum...

İç Sesimden Not: Yüz nakliyle ilgili merak ettiğim çok şey var. Acaba Ömer hoca bana bir röportaj verir mi? Bu yazı sonrası gıcık olursa zor gibi... 

Pınar Eslek
21.02.2012
Burcu Ural Kopan
 

Yorumunuzu Yazın

Kalan Karakter :

www.hurriyetaile.com web sitesindeki yazarların ve yazar yazılarının, katkıda bulunanların, soru soranların, yorum yazanların, iletişim platformu ile bilgi ve düşünce paylaşanların veya herhangi bir kanaldan site veya ziyaretçileriyle iletişim kuranların görüş ve düşünceleri, site editörlerini, modaretörlerini ve site hazırlayıcılarını bağlamamaktadır. Bu görüş ve düşüncelerin sorumluluğu tamamen ilgili kişilere aittir.

9 Okuyucu Yorumu

  • figen

    28.02.2012

     
    ankaranın karlı, tipili havasında seni kaybettim sandım, ama burdasın işte kızımın güzel teyzesi:))

    Kalan Karakter :

  • orkam esas

    22.02.2012

     
    Bu tür eleştiri basına yönelik olmalıdır. Proflar bu ışle ilgilenemezler.Yada hastahanenin varsa halkla ilişkiler bölümüne yöneltilebilir. O kadar yoğun işlerle ugraşanların bu tür işlere ayıracak zamanı olmaz.

    Kalan Karakter :

  • Nnilüfer

    21.02.2012

     
    Aynı şeyi bu sabah haberleri izlerken 50.defa düşündüm:)

    Kalan Karakter :

Diğer Yorumlar
 

Yazarın son yazıları