Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

OYUNCAKLAR VE OYUN

 YAZARI TAKİP ET X
Öznur Simav’ın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Çocuk Kalbi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Pedagog
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

OYUN OYNAMAK GERÇEKTEN ÇOCUK İŞİ Mİ?

Oyun oynamak ‘’çocuk işi’’ denir ya, gerçek anlamda da; yetişkin için işi ne gibi bir anlam taşıyorsa, çocuk içinde oyun aynı anlamı taşımaktadır. Yani bir hayli önemlidir. Herkes şu an düşünsün, yarın işe gideceksiniz ve her türlü hazırlığınızı yapıyorsunuz, giyimden, beslenmenize, sağlığınıza, kariyer planınıza her şeye ama her şeye çok önem veriyorsunuz değil mi Belki, şu an iştesiniz ve kafanızda kırk tilki dolaşıyor, rakiplerim, bitirmem gereken işler, yarının planlanması… Yaşamınızda ne kadar yer tutuyor değil mi

SİZİN İŞİNİZ NE KADAR ÖNEMLİYSE ONLARIN DA OYUNLARI O KADAR ÖNEMLİ

Sanırım, kendinizi çocuğunuzun yerine koydunuz, yani empati yaptınız. Oyun da çocukların ‘’işi’’ dir. Bu derece önemli…

Oyun, tek başına oyun, ebeveynle oyun, arkadaşlarla oyun, malzeme deyince tabii ki ‘’oyuncaklar’’ hemen aklımıza gelenler…

Çocuklarımız göz bebeğimiz ve bizim çocukluğumuzda olmayan tüm oyuncaklarla çocuğumuzun oynamasını ve faydalanmasını istiyoruz. Uzaktan kumandalısı, ışıklısı, seslisi, takılıp, çıkarılanı, arabaların her renkten ve modelden olması gerekli, şu setten var ama bu setten eksik kalmamalı, arkadaşından eksik kalmamalı, hepsinden olmalı. Bir bakıyorsunuz ki eviniz oyuncakçı dükkanı, oyuncak mağazası… Ama çocuğunuz, bu kadar oyuncağı olsa bile her avm ziyaretinizde yine eli boş dönmüyor, eve bilmem kaçıncı oyuncakla geliyorsunuz.

Bir de aldığınız oyuncağa biraz bakılıp, sağı solu incelenip bir köşeye koyulduğunu ve oynanmadığını görüyorsunuz. Çocuklarda aşırı bir doygunluk ve tatminsizlik duygusu ile karşılaşıyorsunuz.

OYUNCAKLA DUYGUSAL BAĞ KURULMADAN GÖZDEN DÜŞÜYOR

Oyuncakların sayı olarak çok olması ve tümünün dolaşımda olması, nasılsa her evden çıkışta bir oyuncakla dönüleceğinin bilinmesi, oyuncaklara olan değer kaybına neden oluyor. Çocuk, oyuncağı ile duygusal bir bağ kuramadan, gözden düşüyor. Odaklanamadığı için oyun kuramıyor ve dikkat dağınıklığına sebep oluyor.

HAYAL GÜCÜNÜ KULLANMALI

Önemli olan, az oyuncakla oyun kurabilme becerisini artırmak, dikkat dağınıklığına sebep olmamak, bilişsel gelişim yönünden desteklemek. Örneğin, çocuk hayal gücünü kullanarak, eksik olan bir oyuncak yerine başka bir oyuncak, ya da başka bir evden bulabileceği, başka bir materyali kullanabilmelidir. Her şey hazır olursa, çocuğumuzun bir emek harcaması gerekmez ve emek verilmeyen bir şeyin de önemi olmaz.

OYUNCAKLAR FONKSİYONEL BİR ŞEKİLDE KULLANILMALI

Ayrıca, set halindeki oyuncaklar, her zaman set olarak kullanılmaya şartlandırılmamalı ve setler değişik amaçlarla ve farklı biçimlerde de kullanıma açık sunulmalıdır. Oyun terapilerimde çocuklarda böyle yaklaşımlara sıkça rastladığımdan, yazma gereği duydum. Herhangi bir parça ya da oyuncak eksik olması durumunda oyunu devam ettirememe gibi bir yaklaşım gözlüyorum. Bu anlamda, oyuncaklardan yeteri kadar fayda alınamadığı açık oluyor. Oyuncaklar fonksiyonel kullanılabilmeli, olmayan bir oyuncak yerine hemen başka bir oyuncak kullanılarak oyuna devam sağlanabilmelidir.

Oyun ve oyuncaklardan yeteri kadar faydalanılabilmesi dileklerimle…
 

Yayın tarihi: 07.06.2017
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.