Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KAYSERİ'DE ÜVEY, KONYA'DA ÖZ ANNE ŞİDDET ZİNCİRİ...

 YAZARI TAKİP ET X
Öznur Simav’ın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Çocuk Kalbi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Pedagog
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Hemen hemen her gün karşılaşmak istemediğimiz, görmek istemediğimiz haberlerle sarsılıyoruz. Duygularımız paramparça, içimiz sızlıyor. Kaba kuvvetle her şeyi çözebileceğimizi zannediyor da olabiliriz. Sonunun nereye dayanacağını hesaplamadan yalnızca öfkemize yeniliyor da olabiliriz.

Kayseri’den gelen haber Türkiye gündemini işgal ederken bu kez de Konya’da ki öz anne tarafından şiddete maruz bırakılıyoruz. Bizde şiddete uğrayan çocuk kadar duygusal şiddete uğruyoruz. Hele ki küçücük savunmasız bedenlerin ne acı çektiğini düşünelim. Çocuktur bu.. o acıyı neden çektiğini kavradı mı? Bir daha tekrar etmeyecek mi, o davranışını? Aradan zaman geçsin, acısı biraz bedeninden silinsin, aynısını tekrar yapacak.. Bu sefer daha bir hırsla.. Çünkü, en sona kadar dayandı, biraz daha ötesi ölüm! Onu daha bilmiyor.

çocuk

Çocuğa şiddet için öz ya da üvey çok ta fark etmiyor. Sonuç olarak annenin durumla baş edememesi, kendine hakim olamaması, hırsını çocuktan alması. Hep anne suçlanarak, linç kampanyası anne üzerinde yoğunlaşıyor.

Anne suçluda, baba nerede? Hangi durumlarla anneyi baş başa bırakıp sorumsuzca ortadan kayboldu? Sanki, çocuklar sadece annenin.. Baba, ilişki bozulduğunda kendisini bağımsız hissedip, herhangi bir çocuk bağımlılığı olmadığını düşünerek, yeni bir hayat kurma derdinde, ya da tüm sorumluluklardan uzak, tek başına ‘’nerede sabah, orada akşam’’ keyfiyetiyle yaşamaya başlıyor. Anne ise geçim derdi bir yandan, kendisi eğitimsiz ve ne yapacağını bilmez durumdayken çocuklarına bakmak ve eğitim vermek durumunda kalıyor. Tüm sorumlulukları üstlenerek, olağanüstü bir güç göstererek, anneliğin tadını çıkarmayı bilmeden, bilemeden kendini bir çarkın içinde buluyor. Zaten baştan, olumsuzluklar üzerine kurulan bir yuva ve devamı gelemiyor.

Anne, çocuğu öldüresiye dövmeden önce hiç sinyalleri olmamış mıydı? Olmuştu ama anlayanı, değerlendireni yoktu. Bunun için alınması gereken önlemlerle ilgili bir destek alamamıştı kendi ailesinden.. Zaten o da dövülerek büyütülmemiş miydi? Belki ailenin onaylamadığı bir evlilik ya da birliktelikti. Maddi imkanlar ne durumdaydı? Karınlarını ancak, günlük mü doyurabiliyorlardı? Hem o ‘’baba’’ denilen kişinin çocuklarını neden kendi imkanları ile büyütsünler di ? ( ailelerin görüşleri ) tüm bunlara karşı durmaya çalışan annenin öfke patlaması..

 çocuk 

Anne zaten küçük yaşta daha kendisinin bile farkına varmadan ‘’annelik ‘’ gibi büyük bir sorumluluğa adım atmış oluyor. ‘’ çocuk ‘’denilen varlık ise oyuncak bebek değil ki? Sesi çıkmadan uyusun, bıraktığınız yerde kalsın. Her gün farklı bir gelişimini ortaya koyan, duyguları olan, her geçen gün farklılaşan, anlaşılmaya ihtiyaç duyan bir canlı ve koskoca bir dünya.. Hem de, her birisi koskoca bir dünya..

Şu anda bile kimbilir kaç çocuğun sessiz çığlıklarını duyamıyoruz.

İşler temelden bozuk başlıyor. Dövülerek büyütülen, sindirilen, ezik, duyguları hiçe sayılmış, bireyselleşmemiş, insanca muamele görmemiş, itilmiş, ‘’kız’’ diye istenmemiş ( bu arada annesi de kız doğurdu diye suçlanmış ) evde de erkek kardeşlerinin hizmetini gören, annelerinin çok doğum yapmasından dolayı bakamadığı ve çocukluğundan başlayarak, çocuk bakarak büyüyen, küçük bir anneden bahsediyoruz. Çocukluğunu yaşayamamış, hep ondan iş beklenmiş, oyun bile gönlünce oynayamamış bir anne..

Dövdüğü çocuk, düzelecek mi? Hayır ..Daha beter olacak, yanına duygusal problemleri de ekleyerek, belki daha da çok dayak yiyecek. Alt ıslatmalar başlayacak, yalan söyleme, saldırganlık, hırçınlık, içe kapanma ( daha ileride büyük sorunlara yol açacak, şimdilik belki anneyi, aileyi rahat ettirecek ), kıskançlık, psikosomatik hastalıklar görülebilecek.

 çocuk 

İlişkilerde matematik gibidir. Önceden düşünmek, hangi davranışa karşı nasıl bir tepki ile karşılaşacağını hesaplamalıdır, insan.. Örneğin, o anda çocuk çok ilgi çeken bir şeyle meşgul ise sizi dinlemeyecek, ilgilenmeyecektir. Birkaç kez söylemeniz işe yaramayacaktır. O zaman, onun sizi dinleyebileceği bir ortamı kollamalısınız.

Televizyon, yurdun hemen hemen her köşesinden izlenebilir durumda olduğuna göre biraz eğitim ağırlıklı içeriklere özel önem verilmelidir. Toplum, bilinçlendirilmelidir. Anne- baba eğitimleri biraz daha etkinleştirilmeli, ailelere yol gösterme, pedagog, psikolog ve psikiyatrlardan gerektikçe yardım almanın normalleştirilmesi sağlanmalıdır.

Yine de umudumuzu yitirmeyelim ve yeni yılda her şeyin daha güzel olduğu günlerde yaşama dileklerimizi iletelim.

Pedagog Öznur Simav 
Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı

Yayın tarihi: 06.01.2016
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.