Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ÇOCUKLARINIZIN BÜYÜDÜĞÜNÜN FARKINA VARIN!

 YAZARI TAKİP ET X
Öznur Simav’ın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Çocuk Kalbi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Pedagog
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

ÇOCUĞUMU DÜNYAYA GETİRDİYSEM HER TÜRLÜ İHTİYACINDAN BEN SORUMLUYUM

Çocuklarımız bizim en değerlilerimiz, onlar için elimizden ne gelirse çırpınır dururuz. Onlar için bizim bu durumumuz artık kanıksanır ve biz böyleyizdir. Çocuğun aklına başka türlü bir ebeveyn modeli canlanamaz. Kendimizi yapılacaklar karşısında perişan etsek de, hasta olsak da, yapamayacak durumda olsak da çaresiz hissederiz. Mutlaka çocuğun ihtiyaçları karşılanmalı, yoksa o yapamaz. Başaramaz, beceremez. Bu arada çocuğumuzun ihtiyaçlarını azami karşılama derdine düşerken de minik, bize muhtaç bebeğimizin, büyüdüğünü gözden kaçırırız. Sanki hala tüm gereksinimlerini karşılamak zorundayızdır. Yoksa biz kötü ebeveyn miyiz? Aman aman olamayız, çocuğumu dünyaya getirdiysem her türlü ihtiyacından ben sorumluyum. Bu arada ekonomik olarak onu en iyi okullarda okutmalıyım, bunun için gecemi gündüzüme katarak çalışmalıyım, nefes almadan…

Bakıma, beslenmeye, öz bakım becerilerini karşılamaya yönelik zamanla azaltılarak, artık, kendisinin yapar duruma gelmesi gereken zaman dilimini kaçırıyorsak, hep onunla ilgili ömür boyu bu ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olmalıyız. O, artık, biz olmadan hiçbir şey yapamaz. İnsiyatif sahibi olamaz, kendi kararlarını veremez. Örnek, yaşa göre değişmekle birlikte hava durumuna göre ne giyeceğine karar veremez, şemsiye alması gerekse de bunu düşünemez, çünkü, hep; onun için birileri düşünmüştür ve bu rahatlığa ve sorumsuzluğa öyle alışmıştır ki yaşam biçimi haline gelmiştir.

Bu arada her şey hazır olarak ve kendisi bir emek harcamadan sunulmuştur ki, ortamda yalnızca gözlemcidir ve eksik, aksak ne varsa onun rahatını kaçıracak ne varsa şikayetlenir de şikayetlenir. 

Yaşamdaki dengeyi kurabilme becerisine sahip olamamıştır, hep başkaları bir şeyler yapsın diye bekler. Her şey istediği ya da alıştığı düzende olmayınca şikayetler başlar. 

Yetişkinlerde de rastlamışızdır; kendisi herhangi bir katkıda bulunmadığı halde çevresini eleştiren, durumundan, yurdundan şikayetlenen kişilere… Sen nasıl bir katkıda bulunuyorsun? Şikayetlenmeyenler her durumdan memnunlar mı acaba? Olmasa da çaba içindeler ve şikayetleneceklerine üretme durumundalar.

Çocuklara geldiğimizde, hep bir şeyleri başkaları tarafından yapılmaya alışmış, hatta kendi becerisinin bile farkına varamadan ömür geçirmiş insanlar var. Yaşamda denge kurabilmesi için hep birileri bir şeylerini yapmış. Kendisinin yapmasına gerek kalmamış.

Şikayetlenen çocuklar, önlerine gelen hizmetin ne aşamalardan geçerek geldiğinin farkında bile değil. Kendisi yapsa oflaya puflaya yapacak; çünkü öyle alışmış. Karşısındaki ebeveyninin kıymetini bilmiyor ve nasıl olsa düzen böyle ve benim ihtiyaçlarımı karşılamak zorunda gibi bir duyguya sahip oluyorlar. Hatta, "dünyaya gelmeyi ben seçmedim, siz beni dünyaya getirdiniz" diyerek kolaycılığı çok güzel benimsiyorlar.

BÜYÜDÜKLERİNİN FARKINA VARIN

Çocuklarımızın büyüdüğünün gerçek olarak farkına varalım, kapasitelerini değerlendirelim. Yoksa ömür boyu ebeveyn olarak, şikayetlene şikayetlene size yaslanarak, sorumluluk almadan ve hiç bir şeyden mutlu olmayarak hayatlarını geçirecekler. Sorumluluk almamak için evlenip, yuva bile kurmayarak, ebeveyn evinde; ya da ebeveynin her türlü ihtiyacını karşıladığı kendine özel evinde yaşamını sürdürecekler.

Mutlu olmak üreterek olur. Hiç bir alışveriş, eğlence, tatil vs. sizi mutlu edemez, yani ‘’çocukları’’ diyelim. "ÇOCUK" üzerine yazsam da onlar yetişkin adayları ve yaşam bu şekilde sürüp gidiyor.

ONLARA FIRSAT TANIYIN

Şikayetlenmelerin önüne geçmek için, çocuğun sizden her beklentisine duyarlı olmamak ve bazı şeyleri duymazdan gelerek, onun yapması için fırsat tanımak gerekir. Sonuç alınan işler için güzel ve onaylayıcı bir geri bildirimde bulunmak gerekir. Burada da bir denge gerekir ki, motive edici olma durumu standardize edilmemelidir. Bizim de çocuktan taleplerimiz ve beklentilerimiz olmalı ve hep bekleyen "O" olmamalıdır.

Bu çocukların empati duygularını geliştirmeli ve zaman içinde başkalarına yardımcı olabilecekleri ortamlar hazırlanmalıdır. Bu arada ebeveyn ona hizmet sunmaya o kadar alışmıştır ki, belki kendilerinin olmadığı bir sosyal sorumluluk alanına yönlendirmelidirler. Buralarda doydukları haz duygusu onlar için itici bir güç olacaktır. 

Yayın tarihi: 19.08.2017
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.