Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

ZİL ÇALDI!

 YAZARI TAKİP ET X
Özlen Çopuroğlu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Minicikken anlatılır ya hep, "Ay büyüyecek, kendi yemek yiyecek, top oynayacak, giyinecek ve..."

O kadar uzak gelir ki o günler o an kulağa.

Çocuk dediğin okullu olmaya başlayınca,herkesin hayatı değişiyor, asıl o zaman bir birey oluyormuş aslında.

Öyle hızlı geçiyor ki zaman, ilk yuva heyecanı, ilk okul heyecanı, birinci sınıf derken, üçüncü sınıf zili çaldı bu hafta kızımın.

Üçüncü sınıf olacak kadar büyümüş olmasına kendi bile inanamazken, benim inanmam bir hayli zor oluyor tabii ki.

Hayat olanca hızıyla akıp giderken, bir diğer yandan bir sürü şey yerine oturdu derken, bir yandan da başka başka bir sürü yeni başlangıçların arifesinde olmak, ebruli yaptı içimi ve her halimi.

Çocuklar büyürken, insan da çok değişiveriyor aslında.

Mesela her şeyin bir zamanı olduğuna olan inancım hiç olmadığı kadar hızlı büyüdü, her şeye "Olur olur, o da olur" gözüyle bakan halimi ben bile tanıyamıyorum artık.

Mesela kendime karşı hiç ısrarcı olmamayı öğrendim, ya da artık kendime hiç ısrar etmemeyi seçtim diyelim.

Ohhh ne rahatmış meğer...

Bazı şeyler var ki bütün enerjisi ile gelip, bütün enerjisiyle gidiveriyor,eskiden istediğim gibi olmayan şeyler ardında burukluk ve üzüntü bırakırken şimdi "Hayırlısı gerçekten buymuş demek ki" demeyi usulen değil yürekten soylemeyi öğrendim.

Aslında bu düşünceye bayağı bir yaklaştım ve sevdim ben, nerdeyse dokundum dokunacağım, ama o kadar kolay değil ben uzandıkça o geri kaçıveriyor, muhtemelen de hayat böyle geçip gidiyor...

Ama sevdim ben bu kovalamacayı.

Tüm nezaketimi bir kenara bırakıp,her şeyi usulen değil, içten yapmayı.

Biliyor musunuz, inandığın her neyse hayal değilmiş,masal da değilmiş...

Gerçekten dönüyor...

Bir bir... Hiç ummadığın anlarda kendi kendine geliyor.

Mucize dedikleri eğer buysa, mucize ben geliyorum demiyor, zaten geliveriyor.

Şimdi bana kalan sadece o taze duyguyu içimde tutabilmek, yaşam boyu tutabilmek... Hatta en çokta yaşlandığımda lazım bence o duygu...

Eylül ayım geliyor işte yine, benim için yeni yılın arifesi Eylül’dür hep.

Sadece kızım için çalan okul zili ile değil,içimde duyduğum ayak sesleri ile geliyor...

Özlen ben, Ebruli...

Yayın tarihi: 07.09.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (10)

Sevgili ozlen hanim uzun zamandir okuyorum size eylul ve ekim ayini yani sonbahari ne kadar sevdiginizi biliyorum.eskiden bende yeni yili ocak gibi dusunurken artik size katiliyorum ve degisim duygusunu daha fazla yasiyorum.cocuklarla buyuyoruz gercekten degisiyoruz gelisiyoruz ogreniyoruz.umarim icinizden gelen ayak sesleri tum sansi ile gelir sevgiler

gecen insan yigini haline gelinmisler. Halbuki biraz disaridan bakabilseler her neyse sorun olum haric cozumsuz degil. bu sebeple yazinin halen bu umutsuzlugu yasayan ki ben buna kendimce yemegi sadEcE karin doyurmak icin gerceklestirenlere benzetiyorum.Halbuki herkes ziyafet sofrasindadir fakat zevk ve tad alarak o sofradan kalkan colk insan vardir:( diyorum ve sabah sabah cenem dustu diyorum:) canimin ici bu harika enerji be hayat hayat kokan yazina kayitsiz kalamadim.sen hep yazz.

08.09.2011 06:19:26 Meltem Macun

Meltemcigim tesekkur ederim yorumlarin icin.herkesin bakis acisi ve yorumlama bicimi farkli tabii.benim deginmek istedigim ve hissettigim tek sey cocuklarla buyudugumuz degistigimiz dusuncesiydi.cok bas it ve yalin olarak cocuklar sayesinde hayatin hep degistigine inaniyorum cunku.calismak,maddiyat vb.tum sosyal gerceklerden arinmis bir dusunce kastim.hayatin sifresi ise tek bir kelime ile cozulemez yada bahsettigin sansli her bes kisiden biri olamadim henuz:) Cok sevgiler

10 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER