Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

YANINIZDAYKEN…

 YAZARI TAKİP ET X
Özlen Çopuroğlu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

İnsan yanı başındakiler hiç gitmeyecek sanır ya hani, erteledikçe ertelersin hani gönlünü de almayı, kırdığın gönlü bir daha bir kırmamayı da...

Hele bir de yakınındaki, yanı başındaki annense eğer ona duyduğun minnet, sevgi ya da herhangi başka bir duygu kelimelere dökülmek için hep bekler. Yapılacak önemli işler olarak sıranın taaa en sonunda…

Sanki ‘annen’ hiç gitmeyecekmiş gibi!

Sonrasında ondan kalan mektuplarla, peçete kenarına iliştirilmiş notlarla, yemek tarifi defteri, elleri ile ördüğü bir iki kazak, atkı, bir de battaniye, dantel tepsi örtüsü ve en sevdiği kahve fincanı ile öylece kalakalırsın işte. Kokusu burnunda, elleri elindeymiş gibi yaşarsın hep…

Beni yazı yazdırmaya başlatan, bir de kitap yaptıran o mektuplar olmasaydı hayatımda, yarım kalan bir şeyler olacaktı hep belki de bende.

Oysa birbirimize söyleyeceğimiz her şeyi paylaşmışız meğer söylenmemiş bir tek söz yok ki aramızda.

Başkalarını kırmamak için itinayla içine attığın onca şey, anneye gelince söze dökülüverir.

Bir kavga ardından yastığın altına bırakılan mektup, uzun süren küskünlüklerin bitmesi için defterler arasına sokulmuş notlar, aldığın peçete parçaları, 7 yaşında ilk öğrenilen sözcükler ve çekmecesine bırakılan anneler günü mektupları... Kimisi ağlayarak yazılan, kimisi sürpriz heyecanıyla… Sana borçluyum denir anneye, yazı yazmamı, gezmemi, görmemi, öğrenmemi, her şeyin en güzelini edinmemi, en sevdiğim kuru boya setini, o çok beğendiğim spor ayakkabıları, biraz daha arkadaşlarımla oynamam için verdiğin izni her şey için teşekkür etmişizdir annemize.

Hepimiz eminim ki aynı yıllarda, aynı duygularla… Teşekkür ederim anne, senin yokluğunda bile bunları düşündüğümde hala içimi ısıtacak bir anne olduğun için.

Kavgalarımın en büyüğünü yaşasam da seninle, sınırları ne kadar zorlarsam zorlayayım hiçbir şey olmamış gibi yanıma geldiğin için, bana kavga etmenin değil kavgayı bitirmenin erdem olduğunu her fırsatta gösterdiğin için, saygının ne demek olduğunu anlattığın, tüm saygısızlıklarımı derse çevirdiğin, sabrından ödün vermeden tekrar tekrar yinelediğin için,

Küçük şeyleri asla yeterli bulmamayı ama küçük şeyler yüzünden asla küçülmemeyi öğrettiğin, elimdekini hiç beğenmeyip daha fazlası için mücadele etmeyi kafama kazıdığın için,

Yeri geldiğinde hakkımı savunmak için varlığımı ortaya koymamı, yeri geldiğinde çıkınımı toplayıp yoluma devam etmeyi öğütlediğin için,

Hiç istemesen de aşağıya itip uçmamı sağladığın için,

Ben önemsemezken benden çok önemsediğini ve bunu kendi isteğini azaltarak değil sıfırlayarak gösterdiğin için,

Özverinin büyümek için ne kadar gerekli olduğunu her gün canlı olarak gösterdiğin, her hareketimde suratıma vurarak ezberlettiğin için,

Onurlu yaşamak için elimde maddi hiçbir şeye ihtiyacım olmadığını fark ettirdiğin, kafamı dik tutmayı emrettiğin için,

İçin parçalansa da yalnız olduğumu hatırlatıp yolumu seçmeye zorladığın için,

Ben ne görürsem göreyim gene gördüğünü bana bıkmadan anlattığın için,

Yastığa başını koymadan bana dua ettiğin, tüm iyi niyetlerin için,

İçinde ne kadar fırtına koparsa kopsun bir saniye bile kötülük geçirmemeyi öğütlediğin, zarar vermeyi değil yapıcı olmayı şart koştuğun için,

Aramızı bozma uğruna doğru bildiğini savunduğun, asla vazgeçmediğin için,

Eğitimimi değil davranışlarımı önemsediğin için,

Dürüst olduğum sürece kapandı gibi gözüken kapıların aslında sadece yanından geçilmesi gereken bir duvar olduğunu anlattığın için,

Ben elimi başıma koyup diz çöktüğümde sarsıp kendime getirdiğin için,

Gerektiği yerde seni de es geçip yoluma devam etmeye söz verdirdiğin, umutlarımın tükendiğini sandığımda kafamı bulutlara çevirdiğin için,

Ama hepsinden öte

Bana karşılıksızlığın kelime anlamını öğrettiğin, çıkarsız yaşanabileceğini her gün yeniden gösterdiğin için,

Eş, dost, evlat, yoldaş bildiklerimi ne pahasına olursa olsun yarı yolda bırakmamayı içime işlediğin için,

Hiçbir zaman ne hayallerimden, ne üretmekten, ne de kendimi sevmekten vazgeçmemi vasiyet ettiğin için teşekkür ederim anne.

Dünya hiç bu anlattıkların gibi olmasa da, elimden geleni yapmaya çalışıyorum karınca kararınca…

‘Güzel uyu anne’

Anneleriniz yanınızdayken kızsanız da söylenseniz de, onlara sarılmanın ve koşulsuz şartsız sevilmenin kıymetini bilin. Şöyle sıkı sıkı sarılın benim için, dolanın boynuna, tutun elini, götürün bir deniz kenarına… Gözleri ile baktığı maviye bir daha bakın, eliyle dokunduğu yeşile de öyle… Anne eli, anne nefesi bu dünyada sizi güçlü yapan en büyük şifanız.
Biliyor musunuz tekrar bir kez olsun sarılıp, nefesini duymak için neler verirdim bilseniz!

Sensiz 6.yılımı geride bırakırken umutlu, mutlu ve iki çocuklu ben, Özlen… 

Yayın tarihi: 09.04.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (1)

Sn. Özlen hanım merhaba. Böylesine yoğun, rahahatlatıcı soylu duygular sarmalında, annemle elele tutuştum. Bir şiirimden alıntıyla düet yapalım: "Sevgi çeşmesini coşturur sesi, "Buz dağlarını yıkar nefesi. Diyorsunuz ki: "Anne nefesi, bu dünyada bizleri güçlü yapan, en büyük şans." Çocuklara iyi şanslar.. *Nadir Şener Hatunoğlu: matematikçi-bilim uzmanı*

09.04.2013 13:08:53 Nadir Şener Hatunoğlu